-İki Şehrin Hikayesi

  • 1 Yanıt
  • 1252 Gösterim
-İki Şehrin Hikayesi
« : 18 Şubat 2013, 13:38:48 »


Dünya edebiyatının en önemli klasik yapıtlarından biri olan İki Şehrin Hikâyesi, Paris ve Londra arasında gelişen olay kurgusuyla, tarihin en hareketli anlarından birinin, Fransız Devrimi’nin ekseni etrafında biçimlenir. Edebiyat dünyasının “Dickens’ın en büyük tarihî romanı” olarak, yazarın kendisinin ise “Yazdığım en iyi hikâye” diye tanımladıkları yapıt, Fransız Devrimi ile Terör Dönemi kargaşasında yaşamak zorunda kalan bir grup insanın özel yaşamlarını aktarırken, dönemin acımasız toplumsal koşullarını da irdeler.
Hapsedildiği Bastille zindanından kurtarılan Doktor Manette ile iş işten geçmeden İngiltere’ye göndermiş olduğu kızının on sekiz yıl sonra buluşmaları ve Londra’da yeni bir yaşam kurmaları; sevgi, dostluk, özveriyle örülmüş bu yaşamın Paris’te gelişen devrim dalgasının haberleriyle gölgelenişi, iki şehri yansıtıyor okuyucuya. Paris’teki karanlık günlerin karşısında Londra’daki aydınlık ve dingin günler yer alıyor. Ancak her iki şehir de karanlığın içinde umudu, aydınlığın içinde hüznü taşıyor.
 Kitabın Konusu:

1789 Fransız ihtilalinin yaşandığı dönemde bir markinin yeğeni olan Charles Darnay’ın Lucie Manette ile evlenip Londra’ya yerleşmesinden sonra bir takım nedenlerden dolayı Paris’e dönmek zorunda kalması, burada soylu bir aileye mensup olduğundan dolayı hapse atılması sonucunda bu durumu öğrenen eşi Lucie’nin ve Lucie’nin babasının Charles Darnay’ı kurtarmak için verdikleri mücadele romanın konusunu oluşturmaktadır.


 Yazarın Hayatı:
Memur bir babanın oğlu olarak 1812 yılında doğan Dickens'ın ilk yılları refah içinde geçse de babasının borçları yüzünden hapse girmesiyle sefaletle tanıştı. Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı. 15 yaşında bir avukatın yanına giren genç Dickens, öğrenmeye meraklı olduğu için boş zamanlarında stenografi öğrendi. 1835 yılında Morning Chronicle gazetesine stenograf olarak girdi ve 1835’te “Boz” takma adıyla Boz’un Karalamaları başlığında notlar yayımlamaya başladı.
1837'de ise esas onu ünlendirecek olan Bay Pikvik'in Serüvenleri adlı kitabını yayımladı. Aynı yıl içinde Catherine Hogarth ile evlendi. 1840 yılında ölen baldızı Mary’e ithaf ettiği Antikacı Dükkanı romanını yayımladı.
1840'ta Amerika’ya gitti ve burada büyük bir coşkuyla karşılandı, ama Genel Okur İçin Amerika Notları kendisini o kadar içtenlikle ağırlamış olanlarda şiddetli tepkilere yol açtı. 1843 ile 1846 arasında bol bol seyahat eden Dickens, bu seyahatlerde dönemin ünlü yazarlarıyla tanışma fırsatı buldu. Bu dönemde yine Daily News gazetesini ve Household Words dergisini çıkardı.
1858 yılında karısından ayrılan Dickens, bu dönemden itibaren yine sık sık seyahate çıktı, konferanslar verdi. Ama sonunda çok yoruldu ve Gadshill’deki evinde istirahate çekilmek zorunda kaldı. 1870’te de şöhretinin zirvesindeyken öldü. Mezarı Londra'daki Westminster Kilisesi'nde bulunmaktadır.

Sayfa Sayısı: 464
Fiyat:20 TL

YAZAR:Charles DİCKENS



*

Çevrimdışı Ophelianna

  • *
  • 933
  • Yarın, her şey bir önceki günden daha iyi olacak.
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: -İki Şehrin Hikayesi
« Yanıtla #1 : 18 Şubat 2013, 17:45:28 »
Charles Dickens'ın kitaplarını severim . :)

Spoiler: Michael Scofield'a • Göster
Sevgili dostum. Arkadaşlığımızın süresi boyunca elinden geldiğince bana yardımcı olduğun, beni dinleyip tavsiyeler verdiğin, destek çıktığın için teşekkür ederim. Belki seni fazla sıktım, belki yanlış bir davranışta bulundum ve seni incittim, bilmiyorum. Ancak eğer öyleyse, özür dilerim. Asla seni üzmek, kırmak, incitmek gibi bir niyetim olmadı, olacağını da sanmıyorum. Fark etmeden pot kırdıysam, bana sinirlendiysen, affet. Sağlıcakla kal, gelecek hakkındaki arzu ve dileklerini gerçekleştirmen dileğiyle.. Gerçekten istersen eğer her şeyi başarabilirsin.

Mutlu kal, daima her şey gönlünce olsun arkadaşım.

Spoiler: Kendini gayet iyi bilen o iki kişiye. • Göster
Kin tutan, intikam alan bir insan değilim. Allah ıslah etsin.


Bana kattığınız bütün o hatırlanmaya değer anılarınız için, hepinize sonsuz teşekkürler.
Hoşçakalın.