Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı

  • 11 Yanıt
  • 14028 Gösterim
*

Çevrimdışı -Ezio Auditore-

  • Insieme per la vittoria!
  • *
  • 1676
  • Vittoria agli Assassini!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« : 20 Ağustos 2013, 18:17:14 »




Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu ev


Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Atatürk'ün 5 kardeşi vardı. Ancak 4 kardeşi küçük yaşlarda çeşitli nedenlerden dolayı öldüler. Geriye sadece kız kardeşi Makbule kaldı. O da 1956 yılına kadar yaşadı.
Atatürk öğrenim çağına geldiğinde nerede eğitim göreceği aile arasında tartışılmaya başlandı. Annesi Zübeyde Hanım, oğlunun dine yatkın eğitim veren Mahalle Mektebi'ne gitmesini istemekteydi. Ancak babası Ali Rıza Efendi, Atatürk'ün modern eğitim veren Şemsi Efendi Mektebi'ne gitmesini istiyordu. Sonradan babası bir ortak yol buldu. Atatürk, annesi istediği için bir süre Mahalle Mektebi'nde eğitim gördü. Kısa bir süre sonra Şemsi Efendi ilkokuluna gitti. Ancak babası hastalığı yüzünden 1888 yılında vefat edince bir süreliğine annesi ve kız kardeşiyle dayısının yanına yerleşti. Sonra tekrardan Selanik'e dönüp eğitimine devam etti. Selanik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Ancak yaşadığı yerdeki askerler ve öğrencilerden etkilenerek asker olmaya karar verdi. Annesi buna karşı çıktı, ancak Atatürk'ün kalbindeki askerlik sevdası çok büyüktü. Ailesinden gizlice sınavlara girip 1893 yılında Selanik Askeri Rüştiyesi'ni kazandı. Bu okuldaki Matematik Öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey ona Kemal adını taktı. Artık arkadaşları arasında Mustafa Kemal olarak anılmaya başlamıştı.



Harp Okulu'nda arkadaşlarıyla. (Önde soldan ikinci)

1896 yılında Manastır Askeri İdâdisi'nde eğitim görmeye başladı. 1899 yılında buradaki eğitimini tamamladı ve İstanbul'da bulunan Harp Okulu'na gidip eğitimine burada devam etti. 1902 yılında da teğmen rütbesiyle bu okuldan mezun oldu. Sonrasında gene İstanbul'da bulunan Harp Akademisi'nde eğitimine devam etti. 1905 yılında buradan kurmay yüzbaşı olarak mezun oldu ve eğitim hayatını tamamladı. İlk görevi Şam'da bulunan 5. Kolordu'daydı. 1905-1907 yılları arasında burada görev yaptı. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 1909'da İstanbul'daki (31 Mart Vak'ası) ayaklanmayı bastıran Hareket Ordusu'nda görev aldı ve ayaklanma başarıyla kısa sürede bastırıldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı. 1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.


Mustafa Kemal, Trablusgarp Savaşı'nda

Ekim 1912'de Balkan Savaşları'nın patlak vermesi üzerine binbaşı rütbesiyle Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi.


Çanakkale Savaşları Sırası'nda

İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir. Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.
 

Mustafa Kemal Paşa, Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığı sırasında

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. Erzurum Kongresi'nde ordudaki görevinden istifa etti. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.


Mustafa Kemal Paşa, 17 Nisan 1919

İtilaf Devletleri'nin yardımıyla İzmir'i işgal eden Yunan Kuvvetlerinin ilerlemesi 1921'de Birinci ve İkinci İnönü savaşlarıyla durduruldu. 23 Ağustos 1921'de yeniden saldıran Yunan Ordusu bozguna uğratılarak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Türk Ordusu Sakarya Meydan Savaşı'nı zaferle sonuçlandırdı. 22 gün geceli gündüzlü süren bu savaşta Yunan Ordusu ağır kayıplara uğratıldı. Bu zafer nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal'e "Mareşal" rütbesi ve ''Gazi'' unvanı verildi. Türk Ordusu, vatanı düşman işgalinden kurtarmak için 26 Ağustos 1922'de karşı saldırıya başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın yönettiği Başkomutan Meydan Savaşı'nda (30 Ağustos 1922) Türk Ordusu Yunan Ordusu'nun büyük kısmını yok etti. Bozguna uğrayarak kaçan düşman kuvvetlerini izleyen Türk Ordusu 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve İtilaf Devletleri işgal ettikleri Türk topraklarından çekildiler.


Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa Kocatepe'de. (26 Ağustos 1922)

1925 yılında patlak veren Şeyh Said İsyanı yüzünden, anavatanın bir parçası olan Musul İngilizler'in elinde kaldı. Türkiye'nin Musul'dan tek çıkarı yapılan anlaşma sonucu kısa bir dönem alacağı az miktarda petrol oldu.
Mustafa Kemal'e, 24.11.1934 günlü, 2587 sayılı kanunla Atatürk soyadı verildi ve bu soyadının başkaları tarafından kullanılması yasaklandı.
Mustafa Kemal Atatürk, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkilerini hafifletmek ve ülkenin kalkınmasını hızlandırmak amacı ile 1933'te Beş Yıllık Sanayi Planı'nı başlattı. Aynı dönemde dış politikada da önemli adımlar atıldı; Milletler Cemiyeti'ne girilmesi (1932), Balkan Antantı'nın imzalanması (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ve Sadabat Paktı (1937) gibi girişimler Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada etkili bir aktör olarak öne çıkmasına katkıda bulundu. Atatürk, Hatay'ın anavatana katılması için yoğun bir diplomatik çaba sarf etti ve onun bu amacı, vefatının ardından 1939 yılında gerçekleşti.



Tokat'ta bir yurttaşın derdini dinleyen Atatürk

Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu. Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. 4 Temmuz 1938'de Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi ile Hatay bağımsızlığını ilan etti. Bu haber Atatürk'ü çok sevindirip moralini düzeltti. Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu. 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı.


Atatürk'ün ölümünden sonra çekilen fotoğrafı

Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti. Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyi İzmit'e getirdi. Sonrasında Atatürk'ün kabri, geçici olarak Etnografya Müzesi'ne koyuldu. Bundan 15 yıl sonra da 10 Kasım 1953'te kendisi için yaptırılan Anıtkabir'deki ebedi istirahatgahında toprağa verildi. Vasiyetinde varlığını Cumhuriyet Halk Fırkası'na, Türk Tarih Kurumu'na ve Türk Dil Kurumu'na bıraktı.


 Atatürk'ün Anıtkabir'deki ebedi istirahatgahı

Gerçekleştirdiği Devrimler

1. Siyasal Devrimler:
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

2. Toplumsal Devrimler
Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

3. Hukuk Devrimi :
Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
Güzel sanatlarda yenilikler

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
Aşârın kaldırılması
Çiftçinin özendirilmesi
Örnek çiftliklerin kurulması
Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

Eserleri

Tâbiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
Takımın Muharebe Talimi (Almancadan çeviri - 1908)
Cumalı Ordugâhı - Süvari: Bölük, Alay, Liva Talim ve Manevraları (1910)
Tâbiye ve Tatbikat Seyahati (1911)
Bölüğün Muharebe Talimi (Almancadan çeviri - 1912)
Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (1918)
Nutuk (1927)
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler (Manevi kızı Afet İnan ile hazırladı) (1930)
Geometri (isimsiz yayımlandı) (1937)
Atatürk'ün Türk Gençliğine Hitabesi
Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku
Atatürk'ün Bursa Nutku
Balıkesir Hutbesi

KAYNAKLAR
http://www.istanbul.gov.tr/?pid=397
http://www.turkcebilgi.com/ataturk/kisaca-ataturk.asp
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk

« Son Düzenleme: 20 Ağustos 2013, 19:32:46 Gönderen: -Ezio Auditore- »

I have lived my life as best I could, not knowing its purpose, but drawn forward like a moth to a distant moon; and here at last, I discover a strange truth. That I am only a conduit, for a message that eludes my understanding.

*

Çevrimdışı Ezio 1092

  • İnsanın öğrenmesi gereken ilk dil, tatlı dildir
  • *
  • 2248
    • Profili Görüntüle
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2013, 18:44:26 »
Sen yazdıysan bravo.

*

Çevrimdışı -Ezio Auditore-

  • Insieme per la vittoria!
  • *
  • 1676
  • Vittoria agli Assassini!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #2 : 20 Ağustos 2013, 18:54:53 »
Sen yazdıysan bravo.
2-3 yıl önce bir slayt hazırlamıştım okul ödevime. Oradaki slaytta yazanları aldım. Kaynak belirttiğime göre eklemeler vardır sanırım. Çünkü pek birşey hatırlamıyorum slaytı nasıl yaptığıma dair :)

I have lived my life as best I could, not knowing its purpose, but drawn forward like a moth to a distant moon; and here at last, I discover a strange truth. That I am only a conduit, for a message that eludes my understanding.

*

Çevrimdışı Melikşahsagun

  • *
  • 804
  • Work in the Dark to Serve to Light
    • Profili Görüntüle
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #3 : 20 Ağustos 2013, 19:10:27 »
Eline sağlık güzel olmuş :D

Bir işi bilen yapar, az bilen akıl verir, bilmeyen eleştirir, yapamayan çamur atar.

*

Çevrimdışı deckergordon

  • *
  • 643
  • T4KSIM
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #4 : 20 Ağustos 2013, 19:15:15 »
Harika olmuş.En azından neden saygı duyulması gereken biri olduğunu anlarlar.Bununda "Osmanlı Devleti" adlı konu gibi sabitlenmesi lazım.

*

Çevrimdışı assassin368

  • *
  • 263
  • En büyük erdem, cesaret ve ''furkan''dır.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #5 : 20 Ağustos 2013, 19:26:55 »
İnkılap tarihi diye bir ders vardı, onu hatırladım yazıyı görünce. tüm sene anlata anlata bitirememişlerdi atatürk' ün hayatını.
İnsanlara anlatılamayacak tek şeyler kusurlarıdır; Çünkü onu öğrendikleri vakit yapacakları şey; dünyaları hakkındaki hakikate vakıf olup, daha da batmaktır...

*

Çevrimdışı -Ezio Auditore-

  • Insieme per la vittoria!
  • *
  • 1676
  • Vittoria agli Assassini!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #6 : 20 Ağustos 2013, 19:31:11 »
İnkılap tarihi diye bir ders vardı, onu hatırladım yazıyı görünce. tüm sene anlata anlata bitirememişlerdi atatürk' ün hayatını.
Bir ömür anlatsalar bitmez. 57 yıllık hayatına çok şey sığdırmış biri o.

I have lived my life as best I could, not knowing its purpose, but drawn forward like a moth to a distant moon; and here at last, I discover a strange truth. That I am only a conduit, for a message that eludes my understanding.

*

Çevrimdışı deckergordon

  • *
  • 643
  • T4KSIM
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #7 : 20 Ağustos 2013, 19:31:45 »
Allah keşke daha çok ömür verseydi  :'( :'(

*

Çevrimdışı -Ezio Auditore-

  • Insieme per la vittoria!
  • *
  • 1676
  • Vittoria agli Assassini!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #8 : 20 Ağustos 2013, 19:39:48 »
Herkes gidecek bir gün. Ne zaman, kaç yaşında gittiğinden çok ne kadar şey yapıp gittiği önemli. Atatürk çok şey yapıp gitti bu dünyadan. 57 yılda yapabileceği herşeyi yaptı. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun Ata'mızın  :'(

I have lived my life as best I could, not knowing its purpose, but drawn forward like a moth to a distant moon; and here at last, I discover a strange truth. That I am only a conduit, for a message that eludes my understanding.

*

Çevrimdışı Kratos

  • YÖNETİCİ
  • *
  • 1597
  • BOY!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Mustafa Kemal Atatürk'ün Hayatı
« Yanıtla #9 : 20 Ağustos 2013, 21:18:45 »
Elleririne sağlık baya emek vermişsin. Gerçekten çok güzel gözüküyor. Bir ara mutlaka okuyacağım. Şu aralar pek fazla zamanım yok. Ancak senin emeğinide karşılıksız bırakacak değilim.

Konu sabit.
Artreus: What are we hunting?

Kratos: You are hunting deer.

Artreus: What direction?

Kratos: In the direction of deer.