Sürgün Sultan Vahdettin Han

  • 14 Yanıt
  • 6357 Gösterim
*

Çevrimdışı SüleymanEnes

  • *
  • 986
  • Devlet-i Ebed Müddet
    • Profili Görüntüle
Sürgün Sultan Vahdettin Han
« : 30 Haziran 2014, 00:13:55 »
Arkadaşlar tarih bölümü çok aktif değil.Tarih bölümünün canlanması için bende katkıda bulunmak istiyorum.Bu bölümdeki ele alacağım ilk konu olacak,umarım beğenirsiniz. :)

SULTAN VI.MEHMED

Doğum tarihi:02.02.1861,İstanbul
Ölüm tarihi:16.05.1926,San Remo
Babası:Sultan Abdülmecid Han
Annesi:Gülistu Kadın Efendi
Türbesi:Şam

  Sultan Mehmed Vahdeddin 36. ve son Osmanlı padişahıdır.Babası Abdülmecid Han,Sultan Mehmed Vahdettin doğduğu yıl,annesi Gülistü Kadın Efendi de,o henüz çok küçükken vefat etmişlerdir.Çocuk denecek yaşlarda hem öksüz,hem yetim kalan Sultan Mehmed Vahdettin,babası Sultan Abdülmecid'in kadınlarından Şayeste Kadın tarafından büyütüldü.Sultan Abdülaziz'in saltanatı sırasında henüz bir çocuk olduğu için serbest yetişti.Eğitim ve öğrenimi ile abisi Sultan II.Abdülhamid padişah değilken bile yakından ilgilendi.Sultan II.Abdülhamid,padişah olduktan sonra da aynı titizlikle Mehmed Vahdettin'in eğitimi ile ilgilendi.II.Abdülhamid ona çok değer verdi,sürekli korudu.Bu yüzden bu dönemde çok rahat bir yaşam sürdü.Sultan Mehmed Vahdettin çok okurdu,okuduğunu iyi anlardı.Özellikle fıkha ait eserlere ayrı bir ilgisi vardı.Zeki biriydi.Fikirlerini aktarmakta hiçbir zaman tereddüt göstermezdi.Çok nazik bir yapısı vardı.Viyana seyahati sırasında hem yanındakileri,hem de yabancıları nezaketine hayran bırakmıştı.Az konuşur,çok dinlemeyi severdi.Birisi konuşurken pür dikkat kesilir onu dinlerdi.Sultan Mehmed Reşad,padişah olduğu zaman,yaş bakımından kendisinden büyük olan Sultan Abdülaziz'in oğlu Yusuf İzettin veliaht idi.Yusuf İzettin'in ölümü üzerine veliahtlığa Sultan Mehmed Vahdettin getirildi.Veliaht olarak bulunduğu yıllarda,I. Dünya Savaşı çıktı.Savaş sırasında Osmanlı Devleti'nin veliahtı olarak Almanya'ya resmi bir gezi yaptı.Bu seyahatinde yanında Mustafa Kemal de bulunuyordu.Sultan Mehmed Reşad'ın ölümü üzerine,Sultan VI.Mehmed Vahdettin sanı ile padişah oldu.

  Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra 1922'de TBMM saltanat ve hilafetin ayrıldığını bildirdi.Sultan Vahdettin'in adı hutbelerden kaldırıldı.Bunun sonucunda Sultan Vahdettin 17 Kasım 1922 Cuma günü Dolmabahçe Sarayı'ndan Malaya harp gemisi tarafından alınıp Malta Adası’na götürüldü. Oradan Melik Hüseyin’in daveti üzerine Mekke'ye oradan da İtalya'daki San Remo şehrine giderek bu şehirde ikamet etti. Vahdettin 16 Mayıs 1926’da San Remo'da vefat etti. Cenazesi Şam'a getirilerek Sultan Selim Camiî kabristanına defnedildi.

Sultan Vahdettin Hain Miydi?
Sultan Vahdettin hain değildi...
Çünkü;
  • Mustafa Kemal'e para ve gemi vererek Anadolu'ya çıkmasını o sağladı.
  • Sürgünde yoklukla cebelleşirken bile Atatürk ve Cumhuriyet aleyhine tek bir kelime etmedi,edenleri huzurundan kovdu.
  • Sürgüne giderken hazineden istediğini alabilecek durumda olmasına rağmen, hakkı olmayan tek kuruşa el uzatmadı, hatta okumak için aldığı kıymetli kitapları bile makbuz ile iade ettikten sonra vatandan ayrıldı.
  • Vefat edinceye kadar vatanla irtibatını sürdürdü.Seveni çoktu,isteseydi bir isyan başlatabilir,genç cumhuriyeti en azından zor durumda bırakabilirdi.İngilizlerin bu konuda el altından teşvikleri bile olmuştu.Ama kışkırtmalara kapılmadı.Cumhuriyetin muvaffakiyetine dua etmekle yetindi.
  • Vatandan ayrıldığı zaman padişahlığını kaybetse bile halife ünvanını taşıyordu.İslam dünyasından her türlü yardımı alabilirdi,tenezzül bile etmedi.
  • Karar, siyasetçiler tarafından değil, mahkemeler tarafından verilirse geçerlidir.Sultan Vahdettin için 'hain' kararı vermiş tek mahkeme yoktur.

Kaynak
  • Cihan Sultanları-Yavuz Bahadıroğlu
  • Vikipedi

Tarafımdan düzenlenmiştir.Okuduğunuz için teşekkürler...

33 sene milletim ve devletim için, memleketimin selameti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hakimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resulullah'tır. Bu memleketi nasıl buldumsa öylece teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenab-ı Hakkın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki, düşmanlarım bütün hizmetime kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak da oldular.

Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han

Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #1 : 30 Haziran 2014, 04:54:21 »
Adam hain değildi. Ona bir şey diyemem. Fakat birisi bana şunu açıklasın, daha hiç bir tarihçi açıklamadı. Çok merak ediyorum ;

''İngiliz generallerin bu adam hakkındaki düşünceleri niye öyle ? ''

Harrington ın işi siyaset değildi fakat o bile bu duruma şaşırdı. Olayı bilmeyenler araştırsınlar. Pek zamanım yok yoksa uzun uzun yazarım. ''HAN'' kelimesi... Ben buna çok takarım. Çünkü sıradan bir padişahtı. Üstün bir özelliğini görmüyorum. Zaten son Han Abdülhamit'ti. Han kelimesinden çıkardığım anlamlar biraz farklıdır.

Son olarak. Bu konuda tartışmaya girmek istemiyorum. Ama tam tersi olduğuna dair makalelerim vardı. Ama bir dipnot ; Atatürk'e en çok yardım eden Çakmak'tır...

*

Çevrimdışı SüleymanEnes

  • *
  • 986
  • Devlet-i Ebed Müddet
    • Profili Görüntüle
Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #2 : 30 Haziran 2014, 12:10:16 »
Adam hain değildi. Ona bir şey diyemem. Fakat birisi bana şunu açıklasın, daha hiç bir tarihçi açıklamadı. Çok merak ediyorum ;

''İngiliz generallerin bu adam hakkındaki düşünceleri niye öyle ? ''

Harrington ın işi siyaset değildi fakat o bile bu duruma şaşırdı. Olayı bilmeyenler araştırsınlar. Pek zamanım yok yoksa uzun uzun yazarım. ''HAN'' kelimesi... Ben buna çok takarım. Çünkü sıradan bir padişahtı. Üstün bir özelliğini görmüyorum. Zaten son Han Abdülhamit'ti. Han kelimesinden çıkardığım anlamlar biraz farklıdır.

Son olarak. Bu konuda tartışmaya girmek istemiyorum. Ama tam tersi olduğuna dair makalelerim vardı. Ama bir dipnot ; Atatürk'e en çok yardım eden Çakmak'tır...
Öncelikle en çok yardım edenin Çakmak olması Sultan Vahdettin HAN'ın yardım etmiş olduğu gerçeğini değiştirmez.Ben zaten farkındaysan en fazla yardım edendir demedim??

Han Meselesine gelirsek,Bence Sultan Vahdettin de Han, bu ünvanı fazlasıyla haketmiştir.Bu benim düşüncem ben onu Han olarak görüyorum, senin düşüncene bişey diyemem.

Harrington meselesine gelince, Sultan Vahdettin'in yurtdışına kaçtığını değil, "kaçırıldığını" düşünüyorum. Çünkü baskılar, tehditler, sarayın çevresinde tabanca atmalar vs. ile zaten İstanbul'da yaşaması fiilen imkânsız hale getirilmişti. Amaç, kendiliğinden kaçmasını sağlamaktı.

Nitekim 17 Kasım 1922 sabah saat 6'da HMS Malaya adlı savaş gemisiyle yola çıktıktan sonra haber alıp Yıldız Sarayı'na gelen Ankara hükümeti temsilcisi Refet  Paşa'nın, o sırada ağlamakta olan Vahdettin'in yaverlerinden Sadrazam Tevfik Paşa'nın oğlu Ali Nuri Bey'e, "Ağlama Ali Bey, kaçtığı iyi oldu, ya kalsa idi biz onu ne yapardık?" sözü, gerçeği aydınlatmaya yeter. Bir başka deyişle, eğer Sultan Vahdettin gitmeyip sarayda kalmış olsaydı,kesin idam edilcekti.

Bunu da böyle cevaplamış olayım, ama lütfen tartışma çıkmasın.
« Son Düzenleme: 30 Haziran 2014, 14:01:50 Gönderen: SüleymanEnes »

33 sene milletim ve devletim için, memleketimin selameti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hakimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resulullah'tır. Bu memleketi nasıl buldumsa öylece teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenab-ı Hakkın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki, düşmanlarım bütün hizmetime kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak da oldular.

Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han

*

Çevrimdışı Şahkulu

  • değil, Allah'ın Kulu
  • *
  • 2406
  • #R24AS
    • MSN Messenger - yunusemre696@hotmail.com
    • AOL Instant Messenger - Yok
    • Yahoo Instant Messenger  - Yok
    • Profili Görüntüle
    • Facebook'um ekleyebilirsiniz.
    • E-Posta
Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #3 : 30 Haziran 2014, 14:31:53 »
Güzel bir paylaşım olmuş öncelikle üslubumuzu tartışmadan bilgi paylaşımına dönüştürelim. :)

Evet Vahdettin bir Abdülhamid Han kadar başarılı bir padişah değildi ancak bunun sebebi padişah olduğu dönemin sıkıntılarından kaynaklanıyor. Çünkü döneme bakarsak ciddi bir İttihatçı baskısı ve arkasından gelen büyük bir savaş dönemi var. Öncelikle kendisi yakından tanıyanların padişah olmaya pek hevesli olmadığın belirttiğini belirteyim ayrıca Enver Paşa'dan pek de haz etmiyordu. Ancak Babı Ali Baskınından sonra ipleri iyice eline alan ittihatçılara karşı yapabileceği pek bir şey yoktu. 1. Dünya Savaşından sonra Suriye'den İstanbula gelen Mustafa Kemale Bahriye Nazırlığı  aracılığıyla ciddi manada yardımda bulundu ve onu çok ciddi yetkilerle ( 9. Ordu Müfettişi olarak valileri atayıp görevinden azletme yada görevli olduğu yerlerde seferberlik ilan etme yetkisi bile bulunuyordu) donatılmasında yardımcı oldu.

Kısacası Vahdettin kesinlikle bir hain değildi ve bazı fedakarlıkları dikkate değerdi ancak çok muhteşem bir padişah da değildi şartlar gerektiği kadar elinden geleni yaptı ve kendinden önceki padişahların yaptığı hataları yapmamaya çalıştı. Önündeki kargaşa sisinden geleceğini pek iyi görememesi ve liderlik vasıflarının pek olmaması onun yanlış anlaşılmasına neden oldu.



Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #4 : 01 Temmuz 2014, 03:57:02 »
Vahdettin'in yerinde olsam napardım biliyor musunuz ?

Kuleli'ye giderdim, Harp Okulu ve Harp Akademisini bitirirdim ve askeri kariyer yapardım. Eğer böyle bir şehzade olsaydı muhteşem bir şey olurdu. Ömer Faruk tu galiba onun gibi. Postdam Askeri Akademisini bitirdi o. Şimdi Vahdettin'de liderlik vasfı yok eli kolu zaten bağlı. Eee abi bu adam nasıl yapsın bir şeyler ? Ama 6 patları alıp kafasına sıksaydı şu an ona kahraman derdik. Der miydik ? En başta ben derdim.

Ha bu arada Amerika Başkanına yazdığı mektup ne o zaman ? Onu sorayım konu açılmışken.

*

Çevrimdışı SüleymanEnes

  • *
  • 986
  • Devlet-i Ebed Müddet
    • Profili Görüntüle
Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #5 : 01 Temmuz 2014, 04:03:42 »
Vahdettin'in yerinde olsam napardım biliyor musunuz ?

Kuleli'ye giderdim, Harp Okulu ve Harp Akademisini bitirirdim ve askeri kariyer yapardım. Eğer böyle bir şehzade olsaydı muhteşem bir şey olurdu. Ömer Faruk tu galiba onun gibi. Postdam Askeri Akademisini bitirdi o. Şimdi Vahdettin'de liderlik vasfı yok eli kolu zaten bağlı. Eee abi bu adam nasıl yapsın bir şeyler ? Ama 6 patları alıp kafasına sıksaydı şu an ona kahraman derdik. Der miydik ? En başta ben derdim.

Ha bu arada Amerika Başkanına yazdığı mektup ne o zaman ? Onu sorayım konu açılmışken.
Güzel kardeşim bu adam zaten şehzade heralde eğitim alırken askeri eğitim vermeyi ihmal edecek kadar bir enderun yoktur sarayda? ;) Darılma ama bu dediğin biraz saçma.Bu padişahlar gereken her türlü konuda yetiştiriliyor.Abdülhamid özel olarak ilgilenmiş eğitimiyle.Yarın da mektup olayını sana açıklarım inşallah vakit şu an geç oldu ;)

33 sene milletim ve devletim için, memleketimin selameti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hakimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resulullah'tır. Bu memleketi nasıl buldumsa öylece teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenab-ı Hakkın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki, düşmanlarım bütün hizmetime kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak da oldular.

Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han

Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #6 : 01 Temmuz 2014, 04:50:58 »
Güzel kardeşim bu adam zaten şehzade heralde eğitim alırken askeri eğitim vermeyi ihmal edecek kadar bir enderun yoktur sarayda? ;) Darılma ama bu dediğin biraz saçma.Bu padişahlar gereken her türlü konuda yetiştiriliyor.Abdülhamid özel olarak ilgilenmiş eğitimiyle.Yarın da mektup olayını sana açıklarım inşallah vakit şu an geç oldu ;)
Kardeşim askeri okulda verilen eğitimle sarayda verilen eğitim bir olmaz. Bak Ömer Faruk'a adam harbi bir askeri eğitim almış. Asker olsaydı sonuç değişir miydi elbet değişmezdi. Fakat sonu böyle olmazdı.

Spoiler: Göster

*

Çevrimdışı SüleymanEnes

  • *
  • 986
  • Devlet-i Ebed Müddet
    • Profili Görüntüle
Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #7 : 01 Temmuz 2014, 16:25:02 »
Güzel kardeşim bu adam zaten şehzade heralde eğitim alırken askeri eğitim vermeyi ihmal edecek kadar bir enderun yoktur sarayda? ;) Darılma ama bu dediğin biraz saçma.Bu padişahlar gereken her türlü konuda yetiştiriliyor.Abdülhamid özel olarak ilgilenmiş eğitimiyle.Yarın da mektup olayını sana açıklarım inşallah vakit şu an geç oldu ;)
Kardeşim askeri okulda verilen eğitimle sarayda verilen eğitim bir olmaz. Bak Ömer Faruk'a adam harbi bir askeri eğitim almış. Asker olsaydı sonuç değişir miydi elbet değişmezdi. Fakat sonu böyle olmazdı.

Spoiler: Göster

Bak Ömer Faruk tahta geçecek pozisyonda değildi.Sultan Vahdettin tahta geçme ihtimali olan bir şehzadeydi.Bu şartlar altında nasıl askeri kariyer yapmasını bekliyorsun??

33 sene milletim ve devletim için, memleketimin selameti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hakimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resulullah'tır. Bu memleketi nasıl buldumsa öylece teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenab-ı Hakkın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki, düşmanlarım bütün hizmetime kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak da oldular.

Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han

Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #8 : 02 Temmuz 2014, 04:34:03 »
Güzel kardeşim bu adam zaten şehzade heralde eğitim alırken askeri eğitim vermeyi ihmal edecek kadar bir enderun yoktur sarayda? ;) Darılma ama bu dediğin biraz saçma.Bu padişahlar gereken her türlü konuda yetiştiriliyor.Abdülhamid özel olarak ilgilenmiş eğitimiyle.Yarın da mektup olayını sana açıklarım inşallah vakit şu an geç oldu ;)
Kardeşim askeri okulda verilen eğitimle sarayda verilen eğitim bir olmaz. Bak Ömer Faruk'a adam harbi bir askeri eğitim almış. Asker olsaydı sonuç değişir miydi elbet değişmezdi. Fakat sonu böyle olmazdı.

Spoiler: Göster

Bak Ömer Faruk tahta geçecek pozisyonda değildi.Sultan Vahdettin tahta geçme ihtimali olan bir şehzadeydi.Bu şartlar altında nasıl askeri kariyer yapmasını bekliyorsun??
Niye Padişah asker olamaz mı ? İlla Ordu komutanı mı olacak. Asker kökenli olsun yeter.

*

Çevrimdışı SüleymanEnes

  • *
  • 986
  • Devlet-i Ebed Müddet
    • Profili Görüntüle
Ynt: Sürgün Sultan Vahdettin Han
« Yanıtla #9 : 02 Temmuz 2014, 21:59:39 »
Güzel kardeşim bu adam zaten şehzade heralde eğitim alırken askeri eğitim vermeyi ihmal edecek kadar bir enderun yoktur sarayda? ;) Darılma ama bu dediğin biraz saçma.Bu padişahlar gereken her türlü konuda yetiştiriliyor.Abdülhamid özel olarak ilgilenmiş eğitimiyle.Yarın da mektup olayını sana açıklarım inşallah vakit şu an geç oldu ;)
Kardeşim askeri okulda verilen eğitimle sarayda verilen eğitim bir olmaz. Bak Ömer Faruk'a adam harbi bir askeri eğitim almış. Asker olsaydı sonuç değişir miydi elbet değişmezdi. Fakat sonu böyle olmazdı.

Spoiler: Göster

Bak Ömer Faruk tahta geçecek pozisyonda değildi.Sultan Vahdettin tahta geçme ihtimali olan bir şehzadeydi.Bu şartlar altında nasıl askeri kariyer yapmasını bekliyorsun??
Niye Padişah asker olamaz mı ? İlla Ordu komutanı mı olacak. Asker kökenli olsun yeter.
Farkındaysan ben zaten askeri kariyer yapması için imkansız dedim.Askeri okulda okuyabilir miydi yada neden okumadı orasını gerçekten bilmiyorum :)

33 sene milletim ve devletim için, memleketimin selameti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hakimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resulullah'tır. Bu memleketi nasıl buldumsa öylece teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenab-ı Hakkın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki, düşmanlarım bütün hizmetime kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak da oldular.

Cennetmekan Sultan II. Abdülhamid Han