Orta Dünya Diyarları

  • 4 Yanıt
  • 3166 Gösterim
*

Çevrimdışı Haytham Kenway

  • *
  • 42
  • The Enemy (TWT)
    • Profili Görüntüle
Orta Dünya Diyarları
« : 27 Eylül 2014, 22:25:03 »
Özgür Halklar

Bree Halkı
Spoiler: Göster
Bree Halkı


Güneşin İkinci Çağında Bozdiyar'dan gelen insanlar tarafından kurulan Bree, Bree eli'nin başköyü idi; diğer köyler ise Koyak, Tokay ve Staddle adını taşıyordu. Shire'ın doğusunda ve bir zamanlar Arnor krallığının merkezini oluşturan topraklarda Büyük Doğu Yolu ile Kuzey Yolunun kavşak noktasında bulunan köyde sayısı yüze yaklaşan Hobbit ve İnsan yaşıyordu. Yüzük Savaşı dönemine gelindiğinde Bree oldukça küçülmüş ve Arnor krallığının güçlü döneminde sahip olduğu önemi fazlasıyla yitirmişti. Fakat, Angmarlı Cadı Kral'ın Arnor'a vermiş olduğu zararın büyüklüğü gözönüne alındığında, Bree'nin tamamen yokolmaması epey şaşırtıcıdır. Yokolmayışının nedenlerinden en önemli iki tanesi kuşkusuz, Kuzeyli Kolcuların sağladığı koruma ile iki ana ticaret yolunun kavşak noktasında bulunmasıdır. Bu yollarda seyahat edenler için Bree'nin ünlü olmasının nedeni, bölgenin en eski hanı ve hem yakın hem uzak bölgelerden gelen haber ve dedikoduların duyulabileceği tek yer olan, Sıçrayan Midilli Hanı idi.


Ferah Çayırlar Halkı
Spoiler: Göster
Ferah Çayırlar Halkı


Ferah Çayırlar, Anduin nehri ve Dumanlı dağların arasında, Lothlorien'in kuzeyindeki çayırlık bölgedir. Tarihsel olarak Ferah Çayırlar Felaketi olarak anılan bir olaya ev sahipliği yapar.

Ferah Çayırlar'ın kuzeyinde Anduin'in bir kolu olan Ferah Nehir bulunur. Kızılboru Geçişi( Moria )'den sonra çıkılan ilk düzlüktür. Ayrıca Yüksek Geçitten güneye gelen biri, ilk olarak Ferah Çayırları görür.

Tarihsel olarak bir felaket olarak tanımlanan Ferah Çayırlar Felaketi, Isildur, üç oğlu ve orduların Ferah çayırlarda bir grup ork tarafından bozguna uğramasıdır. Tüm orduların ve oğulların katledilip, Isildur'un ise önceden kaçmayı başarıp daha sonra yine de öldürülmesiyle olmuştur. Bu felaketin ardından Tek Yüzük, belirli bir zaman ortalarda gözükmemiştir. Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.

Üçüncü çağdan itibaren Ferah Çayırlar Hobbit'lerin bulunduğu bir arazi olmuştur.


Shire Halkı
Spoiler: Göster
Shire Halkı



Dinleyin.  tbr*

[spoiler]


Çoğunluğu kırlıktır, en büyük ormanı Tom Bombadil'in yaşadığı Yaşlı Orman'dır. En büyük şehri şüphesiz ki aynı adı taşıyan Shire kentidir. Shire nüfusunun en büyük kısmını Hobbitler oluşturur. En bilinen Hobbitleri Bilbo, Frodo, Sam, Merry ve Pippin'dir.

Shire, 4 altbölgeye ayrılır:

    Kuzeydirhem
    Doğudirhem
    Güneydirhem
    Batıdirhem

Hobbiton köyü, Batıdirhem'dedir.


Çıkın Çıkmazı
Çıkın Çıkmazı (Bag End) hobbitlerce Hobbiton köyü ve hatta Shire'ın en güzel Hobbit yuvalarından biri olarak kabul edilir. Ü.Ç. 28. yy'da, Çıkınsaçması Sırasının (Bagshot Row) en sonunda inşa edilen bu çukur, üç nesil boyunca Baggins ailesinin malikanesi olmuştur; burada yaşayan Bagginsler sırasıyla, Bungo, Bilbo ve Frodo'dur. Ü.Ç. 3018 yılında, üç hobbit arkadaşı Sıçrayan Midilli'ye doğru yola çıkan Frodo, bu çukuru Lobelia ve Lotho Sackville-Baggins'e sattı.[/spoiler]

*

Çevrimdışı Haytham Kenway

  • *
  • 42
  • The Enemy (TWT)
    • Profili Görüntüle
Ynt: Orta Dünya Diyarları
« Yanıtla #1 : 27 Eylül 2014, 22:27:18 »
Kötü Tarafın Diyarları

Angmar
Spoiler: Göster
Angmar


Angmar, Angmarlı Cadı Kral olarak bilinen, Nazgûl efendisi tarafından Dumanlı Dağlar'ın kuzeyinde Üçüncü çağ 1300'de kuruldu. Cadı Kral'ın Sauron'un sağ kolu olduğundan bu yana, Arnor ve halefi krallığa karşı yapılan Angmar savaşlarında Sauron'un teklif olarak Gondorun önemli bir müttefiki yok etmek için yapıldığı var sayılır. , Güç Yüzüğü'nü krallık hatırası yapmak için Arnor'a gittiği, onu kullanmaya yeltendiği ve bu yüzden Isildur'un ölüdürüldüğü de varsayılabilir.

Angmar'ın başkenti kötü adamların yarış yaşadığı Carn Dûm'dur. Carn Dûm Gundabad Dağı yakınlarında bilinmeyen bir tarihte kuruldu. Elrond ve Glorfindel'in önderliğinde, Gondor ve elf orduları buraya saldırmışlardır.Saldırıda o kadar çok mancınık kullanılmıştır ki sayısı Shire'ın Hobbitköy'ündeki Hobbitler kadardır, ancak saldırı geri püskürtülmüştür. Sonraları Angmar'ın fethinden sonra Carn Dûm yeniden işgal edilmiştir ve Carn Dûm yıkılmıştı.


Angmar' ın Cadı Kralı



Dol Guldur
Spoiler: Göster
Dol Guldur


Üçüncü Çağ'da Kuyutorman'ın güneyinde inşa edilen ve Sauron tarafından kullanılıp kötü güçlerin yayıldığı kaleye verilen addır. İkinci Çağ'da Isildur'un parmağından Tek Yüzük'ü kesmesiyle bir süre ortadan yiten Sauron tekrar Dol-Guldur'da ortaya çıkmıştır. Uzun süre bu bölgede güçlenmiş ve Mordor'un gelişi için hazırlanmasını yönetmiştir. 2063 yılında Gandalf bölgeye gelmiş ve buradaki kötü gücü araştırmıştır. Gandalf Dol-Guldur'da ki gücün Sauron olduğunu tahmin etse de yeterli kanıtları bulamamıştır. Gandalf 2850 yılında tekrar Dol-Guldur'a gitmiş ve bu kez kötü gücün Sauron olduğundan emin olarak dönmüştür. Sauron, Ak Divan'ın yönettiği saldırı sonucunda kaçarak Doğu'ya saklanmış, ardından Mordor'da kendini açığa çıkarmıştır. Ama Dol-Guldur'u tamamen boşaltmamış ve Dol Guldur'un komutasını nazgûllere bırakmıştır. Yüzük Savaşları sırasında Dol Guldur orduları Lothlorien ve Ormanlık Diyar topraklarına saldırdılar ancak yenilgiye uğratıldılar. Sauron'un yok edilişinin ardından Celeborn, Dol Guldur'u ele geçirdi ve içindeki tüm kötülükleri temizledi.


Mordor
Spoiler: Göster
Mordor


İkinci Çağ'ın 1000'li yıllarında bulundu. İkinci Çağ'ın 3441 ve Üçüncü Çağ'ın 1980 yılları arasında Gondorluların denetimine girdi. Üçüncü Çağ'ın 3119 yılında Sauron'un hükümdarlığına son verildi. Gondor'un doğusunda yer alır.

Özellik
Mordor yaklaşık olarak 175.000 milkarelik bir alanı kaplamaktadır. Kuzeyinden güneyinde 350 mil, doğusundan batısına yaklaşık 500 millik bir alana uzanmaktadır.(deniz mili:1852 metre) Mordor'un kuzey sınırında Kül Dağları (Ered Lithui), güney ve batı sınırlarında ise Gölge Dağları (Ephel Dúath) yükselmektedir. Mordor'un doğu sınırı ise herhangi bir yerşekli ile çizilmemiştir. Ancak Mordor ile ittifak halinde bulunan Rhûn - Doğu Diyarı - Mordor'un doğusunda başlamak üzere millerce kuzeye ve doğuya uzanmaktadır. Dolayısı ile bir düşmanın doğu sınırlarından Mordor'a sızma ihtimali imkansıza yakındır. Mordor'un giriş çıkışları esasen Kara Kapı'dan yapılmaktadır. Burası Mordor'un ana girişidir. Mordor'un kuzeybatısında, Kül Dağları ile Gölge Dağları'nın birbirine uzandığı Cirith Gorgor geçidine inşa edilmiş olan Kara Kapı son derece iyi korunmaktadır. Kara Kapı Mordor ordularına katılmak için gelen askerleri, sayıları ne değin fazla olursa olsun bir sorun yaşanmadan içeri alabilecek büyüktedir ve tamamı çeliktendir. Kapı'nın her iki tarafındaki yükseltilere inşa edilmiş Diş Kuleleri'nin ise millerce uzaktan Mordor'a yaklaşan bir yabancının görülebileceği değin geniş bir görüş alanı vardır. Kara Kapı'dan içeri giren bir ork, kendisini yüksek dağlarla çevrili Udûn'un derin vadisinde bulur. Udûn'da Mordor savunması için gerekli olabilecek çok sayıda derin cephanelik ve tünel bulunmaktadır. Bu cephanelik ve tüneller, içerisinde çok sayıda silahı ve savaş teçhizatını barındırmaktadır. Udûn'un çevresi boyunca inşa edilmiş birkaç kale ve çok sayıda gözetleme kulesi bulunmaktadır. Bunlardan en muazzamı kadim Durthang Kalesi'dir. Udûn'u geçen ork, kendisini Mordor'un çorak topraklarını barındıran Gorgoroth düzlüklerine ulaştıracak olan İsen Ağzı'nda bulur. İsen Ağzı oldukça sığ ve doğal koşullarla oluşmuş bir geçittir. Geçidin bir tarafından diğer tarafına geçmek, yalnızca buraya kurulmuş köprü vasıtasıyla gerçekleşmektedir.

Kronoloji
[spoiler]İKİNCİ ÇAĞ

1000 ≈: Sauron, Númenorlular'ın büyüyen gücüne karşılık olarak Mordor'da hükümranlığını ilân etti. Barad-dûr'un yapımına başlandı.
1200 ≈: Sauron Mordor'dan ayrılarak Eregion'a geldi ve iyi görünüşüyle burada yaşayan elfleri kandırarak onlara iye olduğu demircilik yeteneklerinden kimilerini öğretti.
1500 ≈: Eregionlu Demirci Elfler, Sauron'un denetiminde Güç Yüzüklerini dövmeye başladılar. Sauron Mordor'a geri döndü.
1600 ≈: Sauron Hüküm Dağı'nda Tek Yüzük'ü dövdü. Celebrimbor ve Elf Demircileri Sauron'un farkına vararak kandırıldıklarını farkettiler.
1693: Sauron Mordor'da büyük bir ordu oluşturdu ve elflere karşı savaş ilân etti.
1695: Sauron Eriador'u istila etti.
1701: Elfler ile Númenorlu insanların oluşturduğu güçlere yenilen Sauron Mordor'a geri döndü.
1800 ≈: Sauron'un gücü Doğu'ya doğru yayılmaya başladı.
2251: Nazgûl ilk kez Orta Dünya'da görüldü.
3262: Ar-Pharazón Mordor'a gelerek Sauron'a teslim ol çağrısında bulundu. Sauron Númenor'a götürülmeyi kabul etti.
3319: Númenor'un yıkılışı. Sauron yıkımda gövdesini yitirdi, ruhu kaçmayı başardı.
3320: Sauron Mordor'a geri döndü. Elendil ve oğulları Gondor ve Arnor adlı iki krallık kurdular. Mordor'a gözcülük etmek amacıyla Minas Ithil inşa edildi.
3429: Hüküm Dağı'ndan duman yükselmeye başladı. Sauron Gondor'a saldırı düzenleyerek Minas Ithil'i ele geçirdi. Anárion Sauron'un güçlerini geri püskürttü.
3430: İnsanların ve Elflerin Son İttifakı oluşturuldu.
3434: Sauron'un güçleri Dagorlad Meydan Savaşı'nda yenilgiye uğradı. Son İttifak güçleri Kara Kapı'dan Mordor'a girdi. Barad-dûr Kuşatması başladı.
3441: Sauron Barad-dûr'dan inerek Elendil ve Gil-Galad ile savaştı. Sauron yenik düştü. Isildur, Sauron'un parmağını keserek Tek Yüzük'ü aldı. Sauron'un ruhu kaçarak saklanmaya başladı.

ÜÇÜNCÜ ÇAĞ
2: Orklar Ferah Çayırlar'da Isildur'u katletti. Tek Yüzük sulara karışarak yitti.
1050 ≈: Sauron Yeşil Orman'da Dol Guldur adında bir kale inşa etti.
1636: Büyük Salgın Gondor'u tahrip etti. Gondor'un ileri karakol güçleri cılızladı.
1980: Nazgûl Beyi Mordor'a geldi. Sauron'un geri dönüşüne hazırlanmaları için diğer Nazgûlları bir araya getirdi.
2000: Minas Ithil kuşatıldı.
2002: Nazgûl Minas Ithil'i ele geçirdi. Kentin adı Minas Morgul olarak değiştirildi. Palantirlerden Ithil Taşı Nazgûl'un eline geçti.
2050: Eärnur Nazgûl Beyi'ne meydan okumak için Minas Morgul'a girdi, bir daha kimse tarafından görülmedi. Kral soyunun kuruması üzerine Gondor'avekilharçlar hükümdarlık yapmaya başladı.
2475: Gondor, Mordor'un kara Uruklarının saldırısına uğradı.
2901: Mordorlu Uruklar Ithilien'in denetimini ele geçirdiler. Ithilien yerlileri bölgeyi terkettiler.
2942: Sauron gizlice Mordor'a geri döndü.
2951: Sauron gizlenmekten vazgeçerek kendini belli etti. Mordor'un güçlerini bir araya getirdi ve Barad-dûr'u yeniden inşa etti.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.
3000 ≈: Mordor'un Gölgesi genişlemeye başladı.
3017: Gollum Sauron tarafından esir edilerek Barad-dûr'a getirildi. İşkence sırasında Shire ve Baggins adlarını veren Gollum'un kaçmasına izin verildi.
20 Haziran 3018: Sauron'un buyruğuyla Nazgûl Osgiliath'a saldırı düzenledi ve Yüzük'ü aramaya başladı.
5 Mart 3019: Hobbitler Kara Kapı'ya geldiler ancak Kapı'yı geçemeyeceklerini anladılar. Frodo, Gollum'un gizli bir yoldan Mordor'a girme önerisini kabul etti.
9 Mart 3019: Hobbitler alacakaranlıkta Morgul Yolu'na ulaştılar. Karanlık Mordor'dan yayılmaya başladı.
10 Mart 3019: Şafaksız Gün. Morannon'dan gelen ordu Cair Andros'u işgal ederek Anórien'e ilerledi. Sauron, Nazgûl Beyi'ne işaret yollayarak MinasTirith saldırısının başlama buyruğunu verdi. Hobbitler Gollum'un rehberliğinde Düz Merdiven'i ve Döner Merdiven'i tırmandılar.
12 Mart 3019: Gollum hobbitleri Shelob'un İni'ne getirdi.
13 Mart 3019: Shelob Frodo'yu yaraladı. Orklar tarafından baygın olarak bulunan Frodo, Cirith Ungol Kulesi'ne hapsedildi.
14 Mart 3019: Frodo, Samwise Gamgee tarafından kurtarıldı.
15 Mart 3019: Pelennor Çayırları Savaşı. Sauron'un güçleri bozguna uğradı.
16 Mart 3019: Frodo ve Sam Morgai'den Hüküm Dağı'na baktılar.
17 Mart 3019: Shagrat Frodo'nun pelerini ile mithril zırhını, Sam'in kılıcını Barad-dûr'a getirdi.
18 Mart 3019: Frodo ve Sam ork birliklerinin Udûn'a yürüyüşlerine katıldı. Batının Hükümdarları Kara Kapı'nın görüş alanına girdiler.
19 Mart 3019: Frodo ve Sam orklardan kurtuldu ve yola devam etti.
22 Mart 3019: Frodo ve Sam, yoldan ayrılarak doğuya yöneldi.
23 Mart 3019: Hobbitler pek çok eşyasını yoldaki çukurlardan birine attı.
24 Mart 3019: Hobbitler Hüküm Dağı'nın eteklerine ulaştı.
25 Mart 3019: Batı'nın Komutanları Morannon Savaşı'nda Sauron'un güçleriyle çarpıştılar. Frodo, Kıyamet Çatlakları'na vardı ve Yüzük üzerinde hak iddia etti. Gollum Frodo'nun parmağını ısırarak Yüzük'ü ele geçirdi ve Kıyamet Çatlağı'na düştü. Tek Yüzük yok edildi. Sauron'a karşı nihai ve kesin zafer kazanıldı. Mordor yıkıma uğradı.
1 Mayıs 3019: Aragorn, yeniden birleşen Gondor ve Arnor krallıklarının tahtına çıktı ve tacını giydi. Mordor'un kölelerini erkin bırakarak onlara Núrnen Denizi dolaylarındaki toprakları bıraktı.


Tarihi
Birinci Çağ
Birinci Çağ'ın sonlarında Orta Dünya'nın kuzeylerindeki şer yuvalarının yıkımının ardından Sauron, güneye ilerleyerek kendisine yeni topraklar aramaya başladı.

İkinci Çağ
İkinci Çağ'ın ilk milenyumunun sonlarında kendisine dağlarla çevrili, doğal koruma sağlayan bir yer seçen Sauron, buraya muazzam kalesi Barad-dûr'u inşa etti. Sauron'un bu bölgeye yerleşmesinin ardından buraya Mordor (Kara Diyar) denmeye başlandı. Bölgenin Sauron'un gelişinden öncesindeki geçmişine dair herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.

Son İttifak Savaşı'nda Sauron'un aldığı yenilginin akabinde bölge Gondor'un denetimine geçti. Gondorlular şer varlıklarının ülkeye geri dönmesini engellemek adına burada istihkâmlar inşa ettiler; bu istihkâmların en büyük ve görkemlisi, Gölge Dağları'nın çıkıntısına inşa edilen Minal Ithil (sonraları Minas Morgul) idi.


Üçüncü Çağ
Gondor'un gücünün zayıflamasıyla birlikte bölge bir kez daha Düşman'ın eline geçti; iki bin yıllık Dikkatli Huzur Dönemi'nin ardından Nazgûl bölgeye geri dönerek Sauron adına bölgeyi ele geçirdi. Sauron'un kendisi ise o dönemde Kuyutorman'daki Dol Guldur'da bulunmaktaydı ve Yüzük Savaşları'ndan yaklaşık yetmiş yıl öncesine dek kendini açığa vurmaktan kaçındı.

Bu savaşta, Yüzük'ün Kıyamet Çatlakları'na atılmasıyla birlikte Sauron'un gücü mağlup edildi ve Mordor Yurduna bir kez daha Gondor Krallığı'nın komutasına girdi.


Karanlık Efendi Sauron

[/spoiler]

Isengard
Spoiler: Göster
Isengard


Lotr müzikleri arasında en çok beğendiğimdir.  tbr*
[spoiler]


İlk başlarda sadece Korunan orthanc(kırılmaz taş)tan yapılmıştı ama sonradan entler Isengard kulesinin üstüne nehrin sularını yönlendirdi.Kule Kırılmaz taştan olduğu için yıkılmadı.Bundan dolayı saruman kulede hapis kaldı.Gandalf buraya gelerek sarumanın asasını kırdı aklığını elinden aldı.Gandalfta bilmeden onu aldı ve bunu karşıdakinin aleyhine kullanmayı öğrendi.İkinci Çağ’ın sonlarında, Gondor’un ilk zamanlarında Gondurlular kırılmaz taştan Orthanc Kulesi’ni inşa ettiler ve dağların yaşayan kayalarından oluşmuş Isengard Halkası’nı düzleştirip şekillendirdiler. Bu istihkâm Dumanlı Dağlar ile Ak Dağlar arasında bulunan ve Gondor’un batı savunmasında stratejik bir konuma sahip olan Geçit’i korumak için inşa edilmişti. Isengard, Geçit’in kuzey kısmına koruma sağlarken, Aglarond - daha sonraki ismi ile Miğfer Dibi- Geçit’in güney kısmına koruma sağlamaktaydı.

Bir müddetliğine Isengard, batı sınırlarını denetimini elinde tutan Gondorlu efendilerin yerleştiği bir bölge oldu. Isengard’da ayrıca Orthanc’ın boynuzları arasına çıkıp yıldızlar üzerinde araştırma yapan kültürlü insanlar ve arifler de konaklamaktaydı. Orthanc Taşı denilen ve krallığın diğer bölgeleriyle iletişim kurmaya yarayan palantír Kule’de tutulmaktaydı. Orthanc, Minas Anor ve Minas Ithil ile birlikte Gondor’un Üç Kulesi olarak sayılmaktaydı.

Fakat zaman geçtikçe, Gondor’un batı sınırlarındaki gözcülüğü azaldı.1636’da gelen Büyük Veba’da Calenardhon -Isengard’ın yanı, Gondor’un batı bölgesi- nüfusu oldukça azaldı. Sağ kalan yerlilerin çoğu doğuya göç etmek durumunda kaldı. Gondor üzerindeki ana tehdit Doğu’daki düşmanlar olduğundan Gondor savunma açısından dikkatini bu yöne verdi.

Aradan geçen yıllardan sonra Isengard yerel reislerin soyuna bırakıldı. Reisler Gondorluydu fakat Isengard’ın içerisinde yahut çevresinde ikâmet eden tebaaları zamanla Bozdiyarlılarla ilişkiler kurdu, kanları karıştı. Bozdiyarlılar Dumanlı Dağlar’ın batısından göç eden topluluğa denmekteydi.

2510’da Calenardhon, Doğulular ve orklar tarafından istilâ edildi. İstilâ sırasında Isengard kuşatıldı. Lakin düşman kuvvetleri Celebrant Meydan Savaşı’nda kuzeyden gelen Genç Eorl komutasındaki Éotheod'e mağlub oldu. Zamanın Gondor Vekilharcı Cirion, Éotheod'e Calenardhon topraklarını ödül olarak bıraktı ve bu bölgeye Rohan denmeye başlandı.

Isengard Gondor’un bir istihkâmı olarak kalmaya devam etti. Fakat Isengard ile Gondor arasındaki bölge Rohan tarafından ayrılmış duruma gelmişti. Reis ve halkı Isengard Halkası’nda yaşamaya devam etti fakat Orthanc Kulesi kilitlenerek anahtarı Minas Tirith’e getirildi. Minas Tirith ile Isengard arasındaki bağ gün geçtikçe zayıfladı, en sonunda tamamen koptu. Isengard bağımsız bir kale durumuna geldi.

Kral Brego ve Kral Aldor dönemlerinde, Bozdiyarlılar Rohan’dan sürüldü. Bozdiyar halkı Rohirrim’e nefret beslemeye başladı ve iki halk zamanla birbirlerine düşman oldu.

Isengard’da ikâmet eden Gondorlu reislerin soyu kuruduğunda, istihkâmın kontrolü yine o bölgede ikâmet eden karışık kanlı ve Bozdiyar halkı ile iyi anlaşan bir aileye geçti. Kral Aldor’un ölümünün ardından Bozdiyarlılar Rohan Geçidi’ne doğru göç etmeye başladılar. Isengardlı yerlilerden de yardım alan halk, dağların yamaçlarına yerleşim yeri kurdular.

2710 yılında Bozdiyarlılar Isengard’ın kontrolünü eline aldı. Isengardlı yerlilerin pek çoğu yeni gelenleri hoş karşıladı. Gondor’a sadık kalanlar ise öldürüldü. Zamanla Bozdiyarlılar, Batıağıl’daki at çiftliklerine baskınlar düzenlemeye başladı. Bunun üzerine zamanın Rohan Kralı Deor akıncıları durdurmak üzere Rohirrim’in önünde at sürdü. Deor akıncıları yenmişti fakat Isengard’da Dunlandlilerin yaşadığını görmek onu şaşırtmıştı. Rohirrim kaleyi almak istedi fakat başaramadı. Bunun üzerine Deor, Gondor Vekilharcı Egalmoth’dan yardım istedi fakat Egalmoth herhangi bir destek kuvveti gönderemedi. Isengard 2758-2759 yıllarındaki Uzun Kış’a kadar Dunlandlilerin hakimiyetinde kaldı. Bu yıllarda Bozdiyarlılar açlık sıkıntısı çekmeye başladılar ve sonunda Rohan Kralı Fréalaf’a teslim oldular.

2759 yılında Ak Saruman -Büyücüler diye bilinen topluluğun reisi ve Ak Divan’ın başı – Isengard’a yerleşmeyi talep etti. Gondor, bu bölgede askeri güç bulunduramadığından Gondor Vekilharcı Beren bu teklifi kabul etti ve Orthanc’ın anahtarlarını Saruman’a verdi. Bu değişimden memnun bir başka taraf ise Rohirrim idi. Zira Bozdiyar ile aralarındaki sınır bölgesinde artık güçlü bir Büyücü ikâmet etmekteydi. Saruman ise Isengard’ın konum ve savunma yönünden cazibesine kapılmıştı. Saruman’ın bu bölgeye yerleşme sebeplerinden biri de palantíri kullanabilme olanağıydı ve bu bölgeye yerleşerek bu imkâna da sahip olmuş oldu.

Gondor Vekilharcı, Saruman’a eski amaçları doğrultusunda Orthanc’ı ve Isengard’ı emanet etmişti, batı sınırlarının korunmasında denetleyici olması için. Fakat Büyücü’nün, gücünü artırmak için yaptığı planlar vardı. 2953 yılında Isengard’ın, surları içerisinde kendisine ait izole bir bölge olduğunu ilân etti. Kalesini güçlendirip, orklardan, Dunlandlı adamlardan ve görünüş itibariyle bu iki ırkın karışımından oluştuğu belli olan bir ordu oluşturmaya başladı.

Saruman’ın ordusu Isengard Halkası’nın duvarları içerisinde ikâmet etmekteydi. Kurtlar ise duvarların altlarındaki mağaralarda tutulmaktaydı. Isengard’da yetişmekte olan birçok meyve ağacını ve bahçeyi yok eden Saruman, ordusuna silah sağlamak üzere atölyelerden oluşan bir yer altı ağı oluşturdu. Saruman oluşan gücünü, İnsan ırkına hükmetmek üzere kullanmayı planlıyordu. Bu aşamada ilk adım ise Rohan’ın fethiydi.

10 Temmuz 3018’de Gri Gandalf Isengard’a geldi ve Saruman onu kendisine katılması için iknâ etmeye çalıştı. Gandalf Saruman’ın kuvvetlerine katılmayı reddetti akabinde Saruman onu Orthanc’ın en üstüne, boynuzlu çatıya çıkartarak esir olarak aldı. 18 Eylül’de Yel Efendisi Gwaihir gelip Gandalf’ı esaretten kurtardı.

3019 yılında Saruman Rohan’a karşı savaşını başlattı. 25 Şubat’ta yapılan Birinci Isen Geçitleri Savaşı’nda Kral Théoden’in oğlu Théodred öldürüldü. 2 Mart’ta Saruman Isengard’daki tüm askeri gücünü dışarı çıkarttı. Günün akşamında yapılan İkinci Isen Geçitleri Savaşı’nda Rohan’ın bölgedeki savunma gücü yokedildi. Gece yarısı ise ork, insan ve kurtlardan oluşan 10000 kişilik Isengard ordusu bir saat içerisinde geçitlerin kontrolünü tamamiyle ele geçirdi. Ordu Rohirrim’i kuşatmak üzere Miğfer Dibi’ne yürüdü fakat kuşatma kaldırıldı ve Isengard ordusu tamamiyle yokedildi.

Isengard ordusu yola çıkıp da kapıların tekrar kapanmasının ardından Ağaçsakal ve entler Isengard’a saldırdılar. Entler giriş kapılarını menteşelerinden sökerek Isengard’a girdiler ve Isengard Halkası’nı oluşturan duvarları parçalamaya koyuldular. Kapıları yıkılmış kemerli tünel ve muhafız odası dışında güney surlarının tamamı yokedildi. Kuzey yönündeki duvarlarda da oldukça geniş yarıklar oluşturuldu.

Bu olayların ardından Saruman kendini Orthanc’a kilitledi. Entler Orthanc’a zarar vermek istediyse de kulenin pürüzsüz ve sert yüzeyi buna engel oldu. Birkaç çentik ve çizik dışında Orthanc saldırıdan zarar görmedi.

Saldırı sırasında Saruman da boş durmadı. Isengard’ın zeminine inşa edilmiş çarklardan ve yarıklardan yükselen sıvı alevler ve dumanlar kısmen entlere zarar vermişti. Bunun üzerine entler Isen Nehri’nin sularını bölgede toplamaya karar verdi ve nehrin yönünü değiştirdi. Kuzey duvarındaki geçitten Isengard Halkası’na giren sular Saruman’ın atölyelerindeki ve fırınlarındaki ateşleri söndürdü.

Entlerle birlikte Isengard’a gelen hobbitler Peregrin Took ve Meriadoc Brandybuck Isengard’ın zeminini araştırmaya başladılar. Araştırma sırasında erzak dolu birçok kilerle karşılaştılar ki bunlardan bir tanesinde içinde Uzundip Yaprağı – Saruman’ın Shire’dan gizlice getirttiği bir çeşit pipo otu - bulunan fıçılara rastladılar.

5 Mart’ta Gandalf ile Kral Théoden, Saruman ile müzakere yapmak üzere Isengard’a geldiler. Lakin Saruman makul bir davranış göstermedi. Bunun üzerine Gandalf, Saruman’ın asasını kırarak onu Büyücüler Divanı’ndan attı. Gandalf ile diğerleri Isengard’dan ayrılmak üzereyken, Saruman’ın hizmetkârı Gríma Solucandil palantíri Orthanc’dan aşağı fırlattı.

Saruman ve Gríma Yüzük Savaşları boyunca Ağaçsakal’ın ve diğer entlerin gözetiminde Orthanc’da kilitli kaldılar. Entler, Saruman’ın gizli tünellerinden kaçışını engellemek için Orthanc’ın çevresinde bir göl oluşturdular. Isengard Halkası’nın kalan duvarlarını da yıkan entler, tüm moloz ve yıkıntıları bölgeden temizlediler, Orthanc’ın çevresine yeni bahçeler oluşturup yeni ağaçlar diktiler ve buraya Gözcüormanı dediler.

Saruman, güçlü Ses’ini kafesleri ve esareti sevmeyen Ağaçsakal üzerinde kullandı ve 15 Ağustos’ta Gríma ile bilikte Orthanc’ı terketti.

Aragorn, birleşmiş Gondor Kralı Elessar 22 Ağustos’ta Isengard’a geldi. Aragorn entlere bu vadide yaşamaları için izin verdi ve entlerden Orthanc’a gözcülük etmelerini istedi. Ağaçsakal, Orthanc’ın Anahtarı’nı Aragorn’a verdi ve Orthanc Kulesi bir kez daha Kral’ın otoritesi altına alındı. Aragorn’un Orthanc’ın restore edilmesi emrini vermesinin ardından kulede Saruman tarafından çalınmış, içlerinde Elendilmir'in de bulunduğu pekçok önemli eşya bulundu. Orthanc Taşı tekrar kuleye taşındı ve zaman zaman krallığını denetlemek üzere buraya gelen Aragorn tarafından kullanıldı.
[/spoiler]

*

Çevrimdışı Haytham Kenway

  • *
  • 42
  • The Enemy (TWT)
    • Profili Görüntüle
Ynt: Orta Dünya Diyarları
« Yanıtla #2 : 27 Eylül 2014, 22:27:39 »
Cüce Krallıkları

Erebor
Spoiler: Göster
Erebor


Erebor Grey Mountains’in (Gri dağlar) güneyinde, Iron Hills (Demir Tepeler) ile Mirkwood (Kuyutorman) arasında bulunan Cüce krallığıdır. Diğer bir ismi ile Lonely Mountain’de (Yalnız Dağ) bulunan bu krallık; Kıngdom Under The Mountain olarak da bilinir. Güneşin 3. Çağı’nın 1999. yılında Thrain I tarafından kurulan bu krallık 7 yüzyıl boyunca bölgeye hükmetti ve zenginleşti. Yakınlarda bulunan Dale insanları ile iyi ilişkiler içinde bulunan krallık 2770 yılında Smaug isimli bir ejderha tarafından yerle bir edildi. Cüceleri dağdan kovan ejderha iki yüzyıl boyunca bölgeyi elinde tuttu. 2941 yılında Gandalf’ın da yardımı ile Thorin Oakenshield ile 12 cüce ve Hobbit Bilbo Baggins, Smaug’un Bard the Bowman tarafından öldürülmesi ile sonuçlanan yolculuklarını yaptılar. Smaug’un ölümünden sonra yapılan Beş Ordu Savaşı’nda Thorin öldü, fakat bölgedeki ork birliklerinin büyük bir kısmı da yok edildi. Savaş sonucunda Dain II öncerliğinde Dağın Altındaki Krallık tekrar kuruldu. Yüzük Savaşları sırasından Sauron’un birlikleri tarafından saldırıya uğrasa da Tek Yüzük’ün yok edilmesi ile cüceler ve Dale insanları Sauron’un ordularını bir kez daha yenilgiye uğrattılar. Güneşin 4. Çağı’nda Erebor, Kral Elessar ile dostluğunu sürdürdü.


Moria
Spoiler: Göster
Moria


"Cüce Konağı" anlamını taşıyan Khazad-dûm, cüce krallıkları arasında en ünlüsü ve Cücelerin Yedi Atalarından en büyüğü olan Ölümsüz Durin'in efsanevi konağıdır. Azanulbizar vadisi üzerinde ve Dumanlı Dağlar'ın doğu yamacında doğal mağaralar bulan Durin, Khazad-dûm'u kazarak inşa etmeye başladı.

Tarihçe

Birinci Çağ
Birinci Çağ boyunca Khazad-dûm Cüceleri zenginlik içinde yaşadılar ve Dumanlı Dağlar'ın batı yamaçlarında bir mağara sistemi kazdılar. Birinci Çağ'ın sonunu getiren Öfke Savaşı'nda harap olan iki cüce şehri Nogrod ve Belegost'tan kaçan cüceler Khazad-dûm'a iltica etti; böylece önce Khazad-dûm'un nüfusu arttı, madenlerinde nadir bulunan ve sihirli nitelikler taşıyan bir metal olan mithril keşfedildikten sonra da refahı yükseldi.

İkinci Çağ
İkinci Çağı’nda, elfler ve Sauron arasında Güç Yüzükleri yüzünden çıkan savaş sırasında Durin’in soyunun ikemet etmekte olduğu Khazad-Dûm’un kapısı cüceler tarafından dış dünyaya kapatıldı ve cüceler dış dünya ile ilişkilerini kestiler. Kendilerine Sauron'a karşı yardıma gelmeyen cücelere kızan elfler Khazad-Dûm’a Moria (Karanlık Yarık) dır

Üçüncü Çağ
Moria’da kendilerini dış dünyaya kapamış bulunan cüceler Üçüncü Çağ'ın ortalarına kadar huzur içinde yaşadılar. Ü.Ç. 1980'de mithril çıkarmak için Kızılboynuz(Caradhras) dağının çok altına indiklerinde, Birinci Çağ'dan kalma Moria'ya hapsolmuş bir balrogla karşılaştılar. İki cüce kralını öldüren balrog, Moria’yı ele geçirdi ve tüm cüceleri buradan sürdü. Bu tarihten sonra Moria, Orta Dünya’nın karanlık yerlerinde saklanan orkların ve mağara trollerinin yurdu haline geldi.

Ü.Ç. 2989 yılında Balin önderliğindeki cüceler Moria’yı tekrar ele geçirmeye çalıştı, fakat Balrog ve güçleri tarafından öldürüldüler. Moria Ü.Ç. 3019 yılına kadar Balrog'un hükümdarlığında kaldı. Bu yıl Moria’dan geçmek zorunda kalan yüzük kardeşliğine saldırınca, kardeşliğin önderi olan Gandalf ile karşılaştı. Khazad-Dûm köprüsünde karşılaşan iki büyük güç, köprüden aşağıya düştüler ve dövüşe devam ettiler.


Dördüncü Çağ
Moria, Dördüncü Çağ'da tekrar cücelerin yurdu haline geldiyse de bir daha hiçbir zaman eski parlak günlerine dönemedi.

Coğrafyası
Belirli Yerler

Batı Kapısı
Durin'in Kapıları ya da Moria'nın Batı Kapısı olarak da bilinir. İkinci Çağ'da Cüce Narvi tarafından inşa edildi. Khazad-dûm'un batı girişi olarak kullanılırdı. O dönemlerde kapı hep açıktı ve nöbetçi ile korunurdu. Elfler ve cüceler bu kapıdan serbestçe girip çıkarak ticaret yaparlardı.

Doğu Kapısı
Moria'nın Doğu Kapısı'nın diğer adı Dimrill Kapısı'dır. Dimrill Kapısı'nda kapı dikmelerine monte edilmiş iki dev kapı kanadı bulunur. Kapının kanatlarında çeşitli dillerde uyarılar yazılıdır. Khuzdul lisanında, içeri girmeyi engelleyecek tılsımlı sözler işlenmiştir. Sindarin, Quenya, Ortak Lisan, Rohan, Vadi ve Dağlı lisanlarında, Khazad-dûm kralının izni olmadan giriş yapılamayacağı yazılıdır.

Mazarbul Odası
Mazarbul Odası, "kayıtlar odası", Moria'da Balin'in mezarının olduğu odadır. Yüzük Kardeşliği kafilesi Moria'dan geçerken Balin'in mezarının bulunduğu odaya uğradıklarında, parlak bir günışığı hüzmesi dağdaki bir aralıktan Balin'in mezarının üzerine vuruyordu. Odanın duvarlarında çeşitli yarıklar, bölmeler meydana gelmişti. Bu bölmelerden birinde, Balin'in Moria seferinin anlatıldığı Mazarbul Kitabı vardı.

Khazad-dûm Köprüsü
Khazad-dûm Köprüsü, Moria'nın doğu kapılarının iç tarafında dipsiz bir uçurumun üzerine inşa edilmiştir. "Yüzüklerin Efendisi"nin "İkinci Kitap - Bölüm 5"inde Gandalf, köprüyü Durin'in Köprüsü olarak anmıştır. Gandalf ve Balrog burada dövüşerek köprünün yıkılmasına yol açtılar.

Sonsuz Merdiven
Sonsuz Merdiven, Moria'nın en dipteki mahzeninden en tepedeki Celebdil doruğuna kadar uzanır. Merdiven, cüceler arasında -gerçekte hiç var olmayan- bir efsane olarak düşünülürdü. Gandalf, Cüce Gimli'ye, Balrog ile dövüşürken Merdiven'i bizzat gördüğünü söyleyerek Merdiven'in gerçek bir yapı olduğunu doğrulamıştır.

*

Çevrimdışı Haytham Kenway

  • *
  • 42
  • The Enemy (TWT)
    • Profili Görüntüle
Ynt: Orta Dünya Diyarları
« Yanıtla #3 : 27 Eylül 2014, 22:27:59 »
Elf Diyarları

Lindon
Spoiler: Göster
Lindon


Lindon, Orta Dünya kuzeybatısında, en önemli ticaret ve yolculuk limanlarının bulunduğu bölgeye ve Elfler tarafından yönetilen krallığa verilen addır. Harlond ve Forlond bunlar arasında en önemlileridir.

Lindon Shire'ın batısında bulunan ve orta dünyanın batı denizine doğru açılmasına en eleverişli liman şehridir. Harlond (Güney Liman) ve Forlond (Kuzey Liman) bölgenin en önemli limanlarıdır. Ayrıca içlere doğru açılan Gri Limanlar adı verilen bir bölge de vardır. Ölümsüz topraklara buralardan açılınır.

Yüzük Savaşı ve önceki savaşlarda, elflerin Savaş ve Taşıma gemileri bu bölgede yapımıştır. Cirdan'ın yaşadığı bölgedir. Ayrıca Elfleri tümünün Batı'ya açılmasyıla son kalan Elf Cirdan'dır. O son gemiye binip açılmıştır.


Lothlórien
Spoiler: Göster
Lothlórien


Yazıyı okurken dinlemenizi tavsiye ediyorum
[spoiler]


Ülke Yüzüklerin Efendisi’nde, elflerin Sauron’a karşı direniş merkezi olarak önemli bir yer tutar. Ayrıca ülke, burada yaşayan ve burayı ziyaret eden kişiler için ’’zamanın asılı kaldığı” bir dinlenme imkânı sunan bir çeşit savunma sihriyle büyülenmiştir.

Diğer Adları = Lórien, Laurelindórinan, Altın Orman, Saklı Diyar, Lindórinand, Lórinand.

Coğrafi Konumu = Dumanlı Dağlar'ın doğusunda, Kuyutorman'ın güneybatısında.

Süresi = Kuruluşu yaklaşık İkinci Çağ 1350, Terkedilişi Dördüncü Çağ 119.

Kurucuları = Silvan elfleri (önceleri "Nandor elfleri" olarak bilinirlerdi).

Yöneticileri = Amroth ve Nimrodel, sonraları Galadriel ve Celeborn.

Bahsedildiği Kitaplar = Yüzüklerin Efendisi ve Kayıp Öyküler Kitabı.

İsimlerinin Anlamları

İsim                        Anlamı                                    Kökeni
                         Lindórinand                Şarkıcılar Ülkesi Vadisi      Nandor elfleri tarafından eskiden bölgeye verilen isim
                         Lórinand                        Altın Vadi                            Mallorn ağaçlarını tanıdıktan sonra Nandor elfleri tarafından verilen isim
                         Laurelindórinan        Altın Şarkı Vadisi                    Mallorn ağaçlarını tanıdıktan sonra Sindar elfleri tarafından verilen isim
                         Lothlórien                Düş Çiçeği                            Üçüncü Çağ’da Sindar elfleri tarafından verilen isim
                         Lórien                        Düş Diyarı                  Aman’daki Lórien’in Bahçeleri’nin adına ithafen Lothlórien’in adından kısaltmadır


Tarihi

İlkçağ’ın başlarında Eldar’dan bazıları Büyük Yürüyüş’ten ayrıldı ve Dumanlı Dağlar’ın doğusuna yerleşti. Bu elfler önceleri Nandor, daha sonraları ise Silvan Elfleri olarak bilindi. İkinci Çağ 1200’de Galadriel, Lindórinand olarak bilinen –ve daha sonraları Lothlórien ismini alacak olan- bir Nandorin krallığı ile irtibata geçti ve bu ülkeye -Tar Aldarion’un Gil-galad’a hediye ettiği- mallorn ağaçlarından dikti.
Silvan elflerinin kültürü ve ilmi Sindarin elflerinin dağların batısından doğuya gelmesi ile belirgin bir şekilde zenginleşti ve hatta Silvan dilinin yerini aşama aşama Sindarin dili almaya başladı. Ülkeye gelenler arasında -topluluğun ilk kralı olacak olan- Amdír ve kendisi ile birlikte –Elfler ve Sauron Savaşı sonunda harap olan Eregion’dan göçerek- güneydeki Nandorine katılmak için Anduin’den karşıya geçen Celeborn ile Galadriel de vardı. Sonraları Amdír İnsanların ve Elflerin Son İttifakı’na katılmak üzere –kuzeydeki Silvan elflerinin kralı Oropher’in de katıldığı ve Sauron’un yenildiği savaşa- ordusunu bizzat sevketti. Sonrasında kuzey ve güney orman krallıklarının varlığı güçlendi

Sauron’un kötülüğünün nüfûzu Yeşil Orman’ın güneyinde aşama aşama arttıkça, kuzeydeki kral Oropher oğlu Thranduil daha da kuzeye çekilerek halkını kötülükten korumaya çalıştı. Aynı zamanda, ormanın güneyindeki kral Amdír oğlu Amroth halkı ile beraber tamamen Anduin’in batısına çekilerek kendisini doğudaki kötülükten korumaya çalıştı. Daha sonra Amroth, sevgilisi Nimrodel’i aramak üzere Ak Dağlar’a gitti ve geri dönmedi.

Daha sonraları, Galadriel’in parmağındaki güç yüzüğünün tesiri ile ülkenin bitki örtüsü bozulma ve ölmeye karşı korundu ve kullandığı güç yüzüğü ile Galadriel bütün ormanı her türlü kötü yaratıktan koruyan bir sihirle büyüledi, öyle ki Mordor’un ormanı fethetmesinin tek yolu Yüzüklerin Efendisi Sauron tarafından yönetilen bir ordunun bizzat gelerek bu büyülü korumayı yıkmasıydı.
Dördüncü Çağ başında Galadriel’in Valinor’a yelken açmak üzere ormanı terk etmesiyle beraber ormanın tek yöneticisi olarak Celeborn bir süre daha Lothlórien’in halkını idare etti. Celeborn, Amon Lanc merkezli yeni ve batıdakinden daha geniş bir ülke (Doğu Lórien’i) kurmak üzere halkını Anduin’den karşıya geçirdi. Celeborn ve Galadriel’in torunu Kraliçe Arwen’in ölümünden sonra Lothlórien ıssız hale geldi.


Coğrafyası
Lothlórien, Moria’nın doğusunda Dumanlı Dağlar ile Anduin arasında yer alır. Ülkenin merkezi Şerit halinde uzanan ormanlık bir bölgeyi güneyde bırakarak Anduin ile Gümüşdamarı ırmakları arasında kalır. Ülkenin bu kısmına elfler tarafından Naith denir (S. mızrak ucu), Ortak Lisan’daki adı ise Üçgen’dir. Caras Galdhon şehri Naith’in en dar kısmında, iki nehrin bir araya geldiği, Egladil ya da Köşe denilen yerde inşa edilmiştir.[/spoiler]

Kuyutorman
Spoiler: Göster
Kuyutorman


Kuyutorman, Tolkien'in Orta Dünyası'nda bir yerdir. (İng: Mirkwood) Elflerin ve Entlerin bazılarının yaşadığı bölgedir. Kuzeyindeki Kuyutorman Krallığının lideri olan Thranduil ve ünlü Kuyutorman okçularının anavatanıdır.

Coğrafyası

Kuyutorman'ın, batısında Anduin nehri ve Dumanlı dağlar, doğusunda Rhûn, Erebor ve Demir Dağları, kuzeyinde Gri Dağlar ve güneyinde de Kahverengi Topraklar bulunur. Bölgenin Güney yakısında Dol Goldur kalesi vardır. Ayrıca kuzeyinde Eski Orman Yolu ve Kuyutorman sıradağları bulunur. Rhovanion bölgesinin içinde bulunan Kuyutorman, doğudan gelerek Yüksek veya Kızılboru geçitlerinden geçenlerin uğrayacağı ormandır.

Tarihi

Sauron'un gölgesi bu diyarlar üzerine düşmeden önce bu orman için Yeşil Orman ismi kullanılırdı. Fakat Sauron'un gelişiyle orman giderek karardı ve kötü yaratıkların meskeni oldu. Burada yaşayan elflerin krallığı, ormanın güneyindeki Dol Guldur'dan yayılan kötülüğe karşı ayakta kalmayı başardı. Yüzük Savaşları'nda Kuyutormanlı Legolas, Yüzük Kardeşliği'nin bir üyesi olarak savaşmıştır. Sauron'un düşüşünden sonra Kuyutorman, kötülüğün gölgesinden kurtulmuştur.

Filmdeki Legolas karakteri, Kuyutorman kralı Thranduil' in oğludur. Ancak kitapta Legolas diye bir karakter yoktur.


Ayrıkvadi
Spoiler: Göster
Ayrıkvadi


Yazıyı okurken dinleyebilirsiniz.  tebessum*
[spoiler]


Ayrıkvadi, Elrond'un hükümdarlığında varlık gösteren ve Üçüncü Çağ'da Orta Dünya elflerinin hüküm sürdüğü sayılı bölgelerden biriydi. Pekçok tarihi bilginin ve ırksal bilgilerin bulunduğu Ayrıkvadi, barışın ve güzelliğin hat safhada olduğu bir bölgeydi.

Konumu

Vadi, İkinci Çağ 1697'de keşfedildi. Elf beyi Elrond tarafından bulundu. Bilinen Orta Dünya tarihi sürecinde Dördüncü Çağ'ın ilk yüzyıllarına kadar varlığını korudu. Eriador'un doğusunda kuzey-güney doğrultusunda uzanan Dumanlı Dağlar'ın kuzeyinde, dağların batı yakasında saklı bir vadi.

Tarihi

İkinci Çağ

1697'de Ayrıkvadi Elrond tarafından bulundu. 1699'da Sauron'un güçleri Ayrıkvadi'yi kuşattı fakat ele geçiremedi. 3430'da Isildur'un en küçük oğlu Valandil Ayrıkvadi'de dünyaya geldi. 3431'de Son İttifak orduları Mordor'a yürüyüş öncesinde Ayrıkvadi'de bir araya geldi.

Üçüncü Çağ

3'de Isildur'un silahtarı Ohtar Narsil'in kırık parçalarını Ayrıkvadi'de bulunan Isildur oğlu Valandil'e teslim etti. 1409'da Lothlórienli Elfler, Angmarlı Cadı Kral'na karşı verilecek savaş için Dumanlı Dağlar'ı geçerek Elrond'un kuvvetleriyle birleşti. 1975'de Glorfindel'in komutasındaki Ayrıkvadili elfler Fornost Savaşı'nda Angmarlı Cadı Kral'nı yenilgiye uğrattı. 2851'de Ak Divan Ayrıkvadi'de toplandı. Gandalf Sauron'un Dol Guldur'da bulunduğunu ve yakında saldırı yapabilecek gücü toplayacağını Divan'a beyan etti fakat Saruman bunları yalanladı. 2933'de Aragorn Ayrıkvadi'ye getirildi ve çocukluğunu burada geçirdi. 2941'de Gandalf; Thorin Meşekalkan, Bilbo Baggins ve beraberlerindeki cüce topluluğunu Ayrıkvadi'ye getirdi. 3002'de Bilbo Ayrıkvadi'ye yerleşti. 20 Ekim 3018'de Frodo Yüzüktayfları tarafından takip edilerek Ayrıkvadi'ye ulaştı. 25 Ekim 3018'de Elrond'un Divanı yüzüğün geleceğini belirlemek üzere toplandı. 25 Aralık 3018'de Yüzük Kardeşliği Ayrıkvadi'den ayrıldı. 3021'de Elrond Ayrıkvadi'den ayrıldı ve Ölümsüz Topraklar'a yelken açtı.

Dördüncü Çağ

Celeborn, Elladan ve Elrohir'in de yaşadığı Ayrıkvadi'ye gelerek buraya yerleşti ve Orta Dünya'dan ayrılmadan önce burada bir süre kaldı.
[/spoiler]

*

Çevrimdışı Haytham Kenway

  • *
  • 42
  • The Enemy (TWT)
    • Profili Görüntüle
Ynt: Orta Dünya Diyarları
« Yanıtla #4 : 27 Eylül 2014, 22:28:17 »
İnsan Krallıkları

Gondor
Spoiler: Göster
Gondor


Yazıyı okurken dinleyebileceğiniz güzel bir müzik.
Gondor Theme [spoiler]


Krallığın Arması



Diğer Adları = Taş Ülke, Güney Krallığı.

Kuruluşu = Yaklaşık, İkinci Çağ 3320.

Kurucusu = Elendil. İlk yöneticileri; oğulları İsildur ve Anarion.

Bahsedildiği Kitaplar = Yüzüklerin Efendisi ve Kayıp Öyküler Kitabı.

Gondor, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde bir ülkedir.

İkinci Çağ'ın 3320 yılında kuruldu ve Dördüncü Çağ başladığında varlığını hala sürdürmekteydi. Konumu, Mordor'un batısında, Belfalas Körfezi'ndedir. Gondor isminin anlamı "taş ülkesi"dir. Gondor ülkesi ayrıca Güney Krallığı, Taş Ülke olarak da bilinirdi.

Númenor'un Yıkılışı'nın ardından Elendil tarafından Orta Dünya'da kurulan iki görkemli insan krallığından biridir. Diğeri kuzeyde bulunan Arnor'dur. Gondor, ilk kurulduğu yıllarda Elendil'in oğulları Isildur ve Anárion tarafından yönetilmekteydi. Elendil ve Anárion'un Barad-dûr Kuşatması'nda yaşamını yitirmesinden ve, kısa süre sonra Isildur'un Ferah Çayırlar'da öldürülmesinin ardından Gondor krallığı Anárion oğlu Meneldil'e geçti. Bu bakımdan Gondor kralları, Anárion'un soyundan gelmektedir ve Eärnur dönemine kadar babadan oğula geçmiştir.

III. Çağ'ın 2050 yılında Eärnur'un yitirilişinin ardından Gondor'un hükümdarlığı Kral'ın vekilharcı Mardil Voronwë'ye geçmiştir. Eärnur'un ölümü kesin bir ölüm değildi; bu sebepten ötürü Mardil ve ardından gelen vekilharçlar "kral geri dönene kadar" hükümdarlık yapma kuralına uydular. Bu süre yaklaşık olarak bin yıl boyunca devam etti. Ta ki III. Çağ'ın 3019 yılında Anárion'un büyük kardeşi Isildur'un soyundan gelen Aragorn II.Elessar, ortaya çıkıp Gondor tahtındaki hakkını iddia edene dek.


Coğrafyası

Spoiler: Göster

Gondor, Orta Dünya'nın güneybatısında bulunan bir bölgedir. Üçüncü Çağ'ın sonlarında Gondor'a; Lefnui Nehri ve Anduin arasında kalan Ak Dağlar'ın güneyindeki bölge, Mering Çayı ile Anduin arasında Ak Dağlar'ın kuzeyindeki Anórien bölgesi ve Anduin'in doğusunda Mordor ile sınırı oluşturan Ithilien bölgesi dahil edilmiştir.

Gondor'un en geniş ve en kalabalık nüfuslu kısmı Ak Dağlar'ın güneyinde, Belfalas Körfezi'nde bulunmaktaydı. Lossarnach, Lebennin, Lamedon, Belfalas ve Anfalas beylikleri Belfalas Körfezi'ndeki yerleşim birimlerini oluşturmaktaydı. Bu bölgelerin efendileri, Gondor hükümdarının hiyerarşik olarak altındaydı.

Lossarnach, Ak Dağlar'ın güneydoğu bitiminde kalan vadilerdeki küçük fakat kalabalık nüfuslu bir bölgeydi. Dağlardan gelen Erui Nehri Lossarnach'tan geçerek Lebennin'e doğru akarak Anduin'e dökülürdü.

Lebennin, Lossarnach'ın batısında kalmaktaydı. Erui ile birlikte, Anduin'e dökülen Sirith ve Celos Nehirleri ile Belfalas Körfezi'ne akan Gilrain ve Serni Nehirleri Lebennin üzerinden geçmekteydi. Lebennin batı sınırını Gilrain, güney sınırını ise Anduin oluşturmaktaydı.

Lebennin dağların güçlü insanların bulunduğu geniş bir beylikti. Lebennin halkı Dúnedain ile bölgenin yerli halkının karışımıyla oluşmuş durumdaydı. Lebenninli balıkçılar bölgede Anduin'in ağzında yaşamaktaydı. Bir liman kenti olan Pelargir; Anduin'in Sirith Nehri'ne bağlandığı yere yakın bir noktadaydı. Linhir kenti ise Gilrain ve Serni Nehirleri'nin birleştiği yerde bulunan geçitleri kapsamaktaydı.

Belfalas, Belfalas Körfezi'nin çıkıntısında yer alan oldukça büyük bir bölgeydi. Bölgenin merkezi dağlıktı. Bir liman kenti olan Dol Amroth; Belfalas'ın batısında, bu bölgedeki burundan Cobas Limanı'na üstten bakan bir konumdaydı.

Belfalas, Dol Amroth Prensleri tarafından idare edilirdi. Prensler Númenor soyundan gelmekle birlikte damarlarında aynı zamanda elf kanı da taşımaktaydılar. Belfalas'ın yerlilerin pekçoğunun ataları da Númenorlular'a dayanmaktaydı.

Lamedon; Belfalas'ın kuzeyinde Ak Dağlar'ın eteklerinde konumlanmış bir bölgeydi. Ciril ve Ringlo Nehirleri kaynaklarını bu bölgede almaktaydılar. Ethring kenti, Ringlo Vadisi'nden kaynağını alan Ringlo Nehri üzerindeki geçitler dolaylarına inşa edilmişti. Calembel kenti ise Ciril geçitlerindeydi.

Belfalas'ın batı sınırlarında Ciril ve Ringlo Nehirleri, Belfalas'a akan Karakök Nehri ile birleşmekteydi. Bir elf limanı olan Edhellond; körfezde, Karakök Nehri'nin ağzına kurulmuştur. I. Çağ'ın sonlarından, III. Çağ'ın ortalarına dek bu bölgede elfler yaşamış ve bu bölgeden Ölümsüz Topraklar'a yelken açmışlardır.

Karakök Nehri kaynağını Ak Dağlar'dan alıp, Karakök Vadisi'ndeki Ölülerin Yolu'nun kapısından çıkmaktaydı. Erech Taşı'nın bulunduğu Erech Tepesi Karakök Vadisi'nde bulunmaktaydı. Vadi, zengin tarım alanlarına sahipti ve nüfusu yoğundu.

Anfalas, Belfalas'ın batısı boyunca uzanan bir kıyı bölgesiydi. Anfalas'ta çok sayıda küçük köy bulunmaktaydı ve bölge nüfusu genelde çobanlar, balıkçılar ve avcılardan oluşmaktaydı.

Lefnui Nehri, Anfalas'ın batı sınırını oluştururken aynı zamanda Ak Dağlar'ın güneyinde Gondor'un da batı sınırını oluşturmaktaydı. Lefnui'nin ötesinde, Andrast denen Belfalas Körfezi'nin denizdeki çıkıntısı bir yarımada bulunmaktadı. Söylentilere göre bu yarımadada Druedain denen gizemli bir insan ırkı yaşamaktaydı. Bahsi geçen bölgede Gondorlu insanlar hiç ikamet etmemiştir. Yarımadanın uzak ucunda yalnızca kıyı muhafızları ve deniz feneri görevlileri bulunmaktaydı.

Güneydeki yerleşim yerleri yollar ile birbirine bağlanmaktaydı. Güney Yolu, Minas Tirith'den çıkarak Lossarnach ve Lebennin üzerinden Pelargir'e ulaşırdı. Pelargir'den çıkan bir başka yol ise batıdaki Linhir'e ulaşıp, burada kuzeybatıya dönerek Ethring ve Calembel'e doğru ilerler. Yol, Tarlang Boğazı'ndaki sığ geçitlerden geçerek, Erech Tepesi'nde son bulur.

Anórien Ak Dağlar'ın kuzeyinde, dağların doğu ucuna dek uzanan bir bölgedir. Doğuda Anduin ile kuzeyde ise Entsuyu Ağzı ile sınırlanır. Batıda Mering Çayı, Anórien'i Rohan'dan ayırır. Kadim Batı Yolu, Minas Tirith'den çıkarak Anórien boyunca uzanarak Rohan'dan geçer ve Kuzey-Güney Yolu ile birleşerek Arnor'un Kuzey Krallığı'na uzanır.

Çamlık, Anórien ile Rohan arasındaki sınırda bulunmaktaydı. Ormanın yarısından büyük bir bölümünün Anórien'de bulunmasına rağmen Çamlık, Rohan toprakları arasında sayılmaktaydı. Halifirien tepesi Çamlık içerisindeydi.

Halifirien, Anórien boyunca uzanan Gondor'un işaret kulelerinin bulunduğu tepelerin sonuncusuydu. Bu tepelerde bulunan işaret kuleleri, ihtiyaç anında Rohan'ı yardıma çağırabilmek için tutuşturuldu. Diğer işaret kuleleri ise Calenhad, Min-Rimmon, Ak Dağlar'ın eteklerinde bulunan Erelas, Nardol, Eilenach ve Doğu Anórien'deki Drúadan Ormanı'nda bulunan Amon Dîn'deki tepelerdeydi.

Drúadan Ormanı'nın yerlileri Drúedaindi. Drúedain yabancılara pek kendisini göstermeyen, ormana yabancı biri girdiğinde kendini gizleyen yabani bir halktı. Drúadan Ormanı ile Ak Dağlar arasında Taşaraba Vadisi bulunurdu.

Minas Tirith, Mindolluin Dağı'nın köklerinde, Ak Dağlar'ın en doğu ucunda bulunan yedi katlı bir şehirdi. Şehrin etrafındaki Pelennor Çayırları zengin tarlalardan oluşmaktaydı ve şehrin etrafı Rammas Echor denen surla kapalıydı. Minas Tirith, III. Çağ'ın ikinci döneminden itibaren Gondor'un başkenti durumuna gelmişti.

Osgiliath ise Gondor'un ilk ve asıl başkentiydi. Anduin'e kurulmuş bu büyük ve güzel şehir, Minas Tirith'in 15 mil kuzeydoğusunda bulunmaktaydı. Osgiliath, nehrin her iki yakasına da inşa edilmiş, iki yaka birbirine görkemli köprüler ile bağlanmıştı. Şehrin batı yakasındaki kısmı Anórien'de, doğu yakasındaki kısmı ise Ithilien'de bulunmaktaydı.

Ithilien, Gondor'un Mordor ile sınırında, Gölge Dağları ile Anduin arasında kalan latif ve yeşil kısmıydı. Ithilien kuzeyde Emyn Muil tepeleri, Islakçene bataklığı ve Ölü Bataklıklar ile sınırlanmaktaydı. Poros Nehri Ithilien'in güneydeki sınırını çizmekteydi. Harad Yolu güneyden gelerek Poros Geçişi ve Ithilien boyunca ilerleyip, Mordor'un Kara Kapısı'na ulaşmaktaydı.

Minas Ithil, Minas Tirith'in eş şehri, Gölge Dağları'nın eteklerinde bulunmaktaydı. 2002 yılında şehir Nazgúl tarafından ele geçirildi ve ismi Minas Morgul olarak değiştirildi. Morgul Yolu, Minas Morgul'dan çıkarak Osgiliath'a varmaktaydı. Morgulduin, Morgul Vadisi'nden kaynağını alıp, yol boyunca akarak Anduin'e dökülmekteydi. Emyn Arnen tepeleri Morgul Yolu'nun güneyinde kalmaktaydı.

Cair Andros; Anduin Nehri üzerinde bulunan, Ithilien ile Anórien arasında kalan bir adaydı. Ada, düşmanın nehri geçişini engellemek amacıyla askeri yönden korunaklıydı. Tolfalas adası; Anduin'in ağzında, Belfalas Körfezi'nde bulunmaktaydı.

Gondor'un sınırları, tarihsel süreç içerisinde birkaç defa değişikliğe uğramıştır. 2510 yılından önce Rohan, Calenardhon ismiyle Gondor'un bir eyaletiydi. Poros ile Harnen Nehri arasındaki Güney Gondor bölgesi Gondor ile Harad arasındaki çekişme sebeplerinden biridir. Hyarmendacil I döneminde, Gondor gücünün doruklarındayken sınırları Umbar'a kadar uzanmaktaydı. Bu süreçte Gondor, Anduin Nehri'nin doğrusundan Rhûn Denizi'ne kadar olan toprakları ve Dumanlı Dağlar'ın batısından Grisel'e kadar uzanan toprakları da sınırları içerisinde bulundurmaktaydı. Fakat sözü edilen bu bölgelerde Gondorlular hiç yaşamamıştır.


Tarihçe


Numenor'un çöküşünden sonra Orta Dünyanın güneybatısında kurulmuş olan Dunedain krallığıdır. Elendil'in oğulları Isildur ve Anarion tarafından kurulmuştur. Başkenti ilk başlarda Osgiliath olup,Minas İthil ve Minas Anor'dan,ülkenin doğu ve batısının yönetilmesinde yararlanılıyordu. Fakat doğudaki Minas Ithil'in işgali vede Osgiliath'ın başına gelen birçok felaket sonucunda yavaş,yavaş yokolması sonucunda başkent; artık Minas Tirith adıyla anılan, Minas Anor'a taşınır. Krallık uzun süre boyunca Anarion'un soyundan gelen krallar tarafından yönetildikten sonra, 2050 yılında son kral Earnur'un kayıplara karışması sonucu,vekilharç Mardil ve onun soyundan gelen diğer vekilharçlar yönetimi ele geçirirler. Bu durum,Minas Tirith'in kuşatıldığı Pelennor savaşına dek sürecektir.Pelennor'da kazanılan zaferden sonra; zaferin kazanılmasında büyük bir pay sahibi olan ve uzun süre önce yıkılmış olan Arnor kraliyet hanedanının son üyesi olan Dunedain Şefi Aragorn, Isildur'un varisi olmasının verdiği yetkiye dayanarak Gondor tahtı üzerinde hak iddia eder. Bir savaş kahramanı oluşu ve halkın gözünde büyük bir komutan olması sayesinde başarılı olarak, son Gondor vekilharcı Faramir'in yerine tahta geçer ve uzun süredir Gondor'da tahta çıkan ilk Kral olur. Kral Elessar adıyla taç giydikten sonra kuzeye giderek eski Arnor krallığını yeniden kurarak Gondor ve Arnor devletlerini, Birleşik Krallık adı altında yeniden birleştirir.

Birinci Çağ
Sonradan Gondor adıyla anılacak bu bölge, seyrek bir nüfusa sahip olmaktaydı. Bölgede, Ak Dağlar civarında yaşayan ve batıdaki Elfler tarafından Drúedain adıyla anılan, Drughu adlı insan toplulukları yaşardı. Drughular genellikle diğer insanlardan uzak durmaları ve Ak Dağlar'da yabani bir yaşam tarzı sürdüklerinden dolayı Vahşiler olarak bilinirlerdi ve diğer ırklarla pek etkileşim içinde olmazlardı.

Drughular Numenoreanlarla etkileşim içerisine girerek onlardan birçok şey öğrendiler; fakat buna rağmen aralarındaki ilişkiler fazlaca ileri gidememiştir.Geçen zaman içerisine Sauronun Mordor'daki yükşelişi ve doğudan yayılan orkların saldırıları sonucunda Drughuların birçoğu öldürüldü. Geri kalanlarsa bölgeden kaçarak kuzeydeki Bozdiyar ve Bree çevresine göç ettiler. Bazılarıysa Dumanlı dağlardaki derin vadilere ve Gri orman gibi yabani bölgelere saklandılar. Sauronun 1701'de Numenorean ve Elfler karşısında yenilgiye uğraması ve ardından, Numenoreanların gücünden korkarak, gücünü zayıf ve güçsüz durumdaki doğuya kaydırması sonucu bölge Numenoreanlara kalmış oldu. Numenoreanların Orta Dünya kıyılarında koloniler, sömürgeler kurması ve Numenoreanlar arasındaki siyasi çatışmaların başlamasıda bu zamana rastlar.[/spoiler]

Arnor
Spoiler: Göster
Arnor

Krallığın Ömrü = İkinci Çağ 3320 ile Üçüncü Çağ 861 arası (982 yıl).

Konum = Orta Dünya'nın uzak kuzeybatısı.


"Arnor' un" Anlamı = Kralın Ülkesi.

İkinci Çağ'ın son yıllarında Elendil tarafından kuruldu. Arnor Orta Dünya'nın kuzeyindeki en görkemli insan krallığı idi. Arnor diyarı, doğuda Dumanlı Dağlar'dan batıda Mavi Dağlar'ın ucunda bulunan Lindon'a kadar uzanmaktaydı. Yıllar sonra keşfedilecek olan Shire bölgesi, Arnor sınırları içerisinde bulunmaktaydı. Başkenti, krallarının tahtının bulunduğu Nenuial gölündeki Annúminas'tı.

Elendil, İkinci Çağ'ın 3441 yılında Barad-dûr kuşatmasında düştü ve en büyük oğlu Isildur, Arnor Hükümdarı oldu. Aradan iki yıl geçmeden, Isildur güney diyarından dönerken üç oğlu ile birlikte öldürüldü. Bu olaya Ferah Çayırlar Felaketi denir. Fakat Isildur'un en küçük oğlu Valandil, savaşa gitmemiş Ayrıkvadi'de güvende tutulmuştu. Valandil yaşını aldığında, Isildur'un hiç taç giyememiş olmasına rağmen üçüncü Arnor Kralı olmuştu.

Arnor'un onuncu ve son kralı Eärendur'dur. Eärendur'un, Üçüncü Çağ'ın 861 yılında ölüşünün ardından üç oğlu aralarında taht mücadelesi yaptı. Bu durum Arnor'un üç ayrı fakat bağlantılı krallık olmasına neden oldu. Bu krallıklar Arthedain, Cardolan ve Rhudaur'dur. Eärendur'un en büyük oğlu Fornostlu Amlaith, Arthedain Kralı oldu. Amlaith, Isildur'un soyunun asıl varisi olarak kabul edildi.


Dale
Spoiler: Göster
Dale


Dale, Celduin Nehri ile Yalnız Dağ arasındaki insan şehri/krallığıdır. Üçüncü Çağ 2770'de Ejderha Smaug'un saldırısıyla harebeye dönmüş, ancak Erebor cücelerinin yardımıyla tekrar kurulmuştur. Bu sayede insanlar Dale'ye geri dönmüştür.

Yüzük Savaşı sırasında, Mordor ve Doğuluların güçlerini birleştirerek Dale saldırmasıyla Erebor cüceleri-Dale İnsanları ve Mordor-Doğulular (Rhûn) arasında Dale Savaşı çıkmıştır (Battle Of Dale). Savaşta cüce Kral Dáin II. Demirayak ve insan Kral Brand, katledilmiştir. Saldırılar devam ederken Sauron'un düşüşüyle, savaş bitmiştir. Tekrar harabeye dönen Dale, Dördüncü Çağ'da Yeni Birleşik Krallık tarafından tekrar kurulmuştur ama hiçbir zaman eskisi kadar parlak bir şehir olamamıştır.


Harad
Spoiler: Göster
Harad


Harad, Mordor'un güneyinde, Gondor'un güneydoğusundaki yarı-çölleşmiş, büyük bir bölge. Uzak, orta ve yakın Harad olarak üçe ayrılır. Krallık ilk olarak Üçüncü Çağ'da kendini belli etmiştir.

Harad, kendisine Haradrim adını veren Mordor'un hizmetkarlarından oluşa bir insan krallığına ev sahipliği yapar. Buradaki insanlar koyu tenli, başınabuyruk ve vahşidirler. Birçoğu ok ve mızrak kullanma konusunda ustadır. Ancak bazıları da kılıç kullanırlar. Bölgelerinde yaşayan Mûmak denen fil benzeri hayvanları savaşlarda kullanmaktadırlar. (Çoğulu Mûmakil)

Haradrim'ler en çok Pelennor Çayırları Savaşında etki göstermiş ancak yine de kazanamamışlardır.
Harad, yarı-çölleşmiş olduğundan çayırlaşmış denebilir. Seyrek ağaçları, sıcak iklimi ve bozkır topraklarıyla Harad, orta dünyanın gizemli topraklarındandır. Harad bölgesinden sonra Umbar krallığının bulunduğu bölge olduğu için, Harad Umbar korsanlarının bölgesini koruyan bir geçittir.

Dördüncü çağa kadar ayakta kalmıştır. Ardından Yeni Birleşik Krallık'la olan düşmanlıkları son bulmuştur. Bazı Haradrim'ler krallığa katılmıştır.


Rhûn
Spoiler: Göster
Rhûn


Rhûn, Orta Dünya'nın doğusunda, Mordor'un kuzeyindeki büyük bir çöl bölgesidir. Rhovanion'un doğusundaki Rhûn denizinin çevresini kapsar. Gondor'a Üçüncü Çağ boyunca saldırılarda bulunarak yıpratan Mordor ittifakı Rhûn krallığı bu bölgede bulunur.
Rhûn Krallığı, ilk başlarda Mordor'la ittifak kuran fakat dördüncü çağ ile birlikte batılı halklarla (Gondor ve Rohan) barış imzalayan bir krallıktır. Krallık, üçüncü çağda Mordor, Harad ve Khand krallıklarıyla ittifak kurarak Gondor'a saldırmıştır.

İlk Doğuluların çoğu Elflerin müttefikiydi. Nirnaeth Arnoediad'da Bór, elflerin tarafında sonuna kadar savaşıp can vermişken, Ulfang ve kabilesinin taraf değiştirip Morgoth'a katılması elflere çok büyük bir darbe indirmişti.

Krallık genel olarak doğulu insanların kontrolündedir. Ancak bölgede doğuluların dışında birçok elf ve cücenin de bulunduğu bilinmektedir. Çünkü Dorwinion adlı bir bölge, Rhûn'un kurak çölünden farklı olarak, verimli bir şarap merkezidir ve bölgede çok sayıda elf yaşamaktadır.


Sauron'un Rhûn ziyareti
İkinci çağ'da, daha Mordor'a gitmemişken Sauron kendini Ak Konsey'den saklamak için Orta Dünya'nın doğusuna doğru harekete geçti. Burada kendine bir kale inşa etti ve bu bölgede yaşayan insanları kendi tarafına çekti. Bu sayede Sauron bir müttefik daha kazandı. Sauron'un tarafına geçen Doğulular, pek çok savaşta ona yardım ettiler.

Sauron'un Son İttifak'tan sonra yenilmesinin ardından, Doğulular Gondor'a akın etmeye devam ettiler. Ancak Doğulular bir zaman sonra Gondor'un kontrolüne geçtiler. Asırlar sonra Gondor'un hakimiyetinden çıkan Rhûn, Anduin'in doğusunu Gondor'dan geri aldı. Üçüncü çağda Gondor'u istila eden Rhûn ileride Rohan adıyla anılacak olan Éothéod kavmi tarafından Gondor topraklarından defedildi.

Yüzük Savaşı sırasında özellikle Minas Tirith kuşatmasında Doğulular Mordor'a büyük yardımlarda bulundu. Ancak savaş Ölüler ordusunun ve Rohirrim'in yardımıyla insanlar adına kazanıldı. Devamında Doğulular adına pek bir şey söylenmemiştir. Ancak İnsanların hakimiyet çağında Doğulular ne olursa olsun eski güçlerini kazanamadılar. Yeni Birleşik Krallık'la barış imzaladılar ve artık Sauron'un kölesi olmaktan çıktılar.


Rohan
Spoiler: Göster
Rohan
Yazıyı okurken dinlemenizi tavsiye ediyorum.  tbr*
[spoiler]

Orta Dünya kıtasındadır. Başlarda Gondor'un sınırları içerisinde kalan Ak Dağlar'ın kuzeyinde bulunan Calenardhon bölgesi Üçüncü Çağ'ın 2510 yılında Vekilharç Cirion tarafından Kuzeyli Eorl ve halkına armağan edildi. Kuzeyin engin diyarından adamlarına önderlik ederek Gondor'un yardımına gelen Eorl, halkı ile birlikte kendilerine hediye edilmiş topraklara yerleşti. Eski Gondor ile yeni Rohan arasındaki yıllar sürecek müttefikliğin yemini bu olayla birlikte edildi.
Rohan tarihi karmaşa ve savaş ile doludur. Ak Dağlar'dan gelen orklar, batıda bulunan Bozdiyarlılar ve son olarak kuzeydeki Orthanc'da bulunan Saruman ile mücadele, Rohan tarihinin önemli bölümlerini oluşturur.
Yine de Rohan Kralları'nın soyu Eorl'ün zamanından Yüzük Savaşları'na ve ötesine uzanır. Rohan Kralları Eorl oğlu Brego'nun inşa ettirdiği Edoras'taki Altın Konak (Tekev)'ta ikamet ederlerdi. Rohan halkı Gondor'un en büyük zaruret anında Eorl'ün Yemini'ni yerine getirerek kadim müttefiklerine yardım etmek üzere atlarını Pelennor Çayırları Savaşı'na sürmüşlerdir.


Coğrafyası
Spoiler: Göster


Rohan toprakları at yetiştirmeye son derece uygun geniş meralardan oluşmaktadır. Diyar, kuzeyden güneye ve doğudan batıya 300'er millik* bir alanı kapsamaktadır. Kireçışığı Nehri, Rohan'ın kuzey sınırını oluşturken Ak Dağlar, bölgenin güney sınırında uzanmaktadır. Anduin, doğuda Rohan'ın Doğu Duvarı denilen Emyn Muil'in uzantısı ile Rohan arasında sınır oluşturmaktadır. Sınırın güneybatı yönünde meyil verdiği bu kesimde Entsuyu Ağzı ve Mering Çayı, Gondor ile Rohan arasındaki sınırı oluşturur.
Rohan'ın batı sınırında ise Fangorn Ormanı ve Dumanlı Dağlar'ın en ucunda bulunan Rohan Geçidi bulunur. Geçidin kuzeyinde Isengard yer alırken, geçidin güney korumalığını Miğfer Dibi üstlenir.
Rohan'ın bir bölümü Rohan Geçidi'nin batısına uzanmaktadır. Bu bölüme Batısınırları denir ve Isen ile Adorn nehirleri tarafından sınırlandırılır. Rohan tarihinin oldukça büyük bir kısmında bu bölgede, Dumanlı Dağlar'ın batısında bulunan Bozdiyarlılara ve Rohirrime benzerlik gösteren karışık kanlı insanlar ikâmet etmekteydi.
Fangorn'dan Anduin'e akan Entsuyu Nehri Rohan'ı iki bölgeye ayırır. Bu iki bölge Batıemnet ve Doğuemnet olarak adlandırılır. Rohan'ın bu bölgelerinde çobanlar her yıl kamp kurarak at sürülerini otlatır. Entsuyu'nun batı tarafı Batıemnet'te bataklıklar ve su havuzları yer alır. Yer yer ise atlı bir adamın dizine ulaşacak boylarda otlar yetişir. Doğuemnet'te ise zemin daha serttir. Kuzeye uzanan ana yol bu bölgenin içinden geçer. Doğuemnet'in en kuzey bölgesinde ise yer yer tepecikler uzanır. Bu tepeciklerin kuzeyi ise Ortak Lisan'da Bozkır olarak adlandırılır.
Rohan nüfusunun büyük bölümü Rohan'ın güneyindeki ağaçlık sayvanlarda ve derin vadilerde yaşar. Rohan Kralı'nın yaşadığı Tekev - Altın Konak'ın da bulunduğu başkent Edoras, Tapanvadi'nin hemen girişindeki bir tepe üzerinde yer alır. Tapanvadi'de Tapanaltı ve Yukarıçay adı verilen iki köy bulunur. Dunharrow istihkâmı, vadinin doğu yönündeki yükseltilerde yer alır. Karçayı Dunharrow'dan kaynağını alarak Entsuyu Nehri'ne akar.
Karçayı'nın batı tarafı Batıağıl olarak adlandırılır ve bu bölgede çok sayıda yerleşke bulunmaktadır. Miğfer Dibi istihkâmı, Rohan Geçidi'nin yanıbaşında bulunan Dip Vadisi'ne konuşlandırılmıştır. Isengard ve Fangorn'a yakın olan, Batıağıl'ın kuzey kısmına ise nadiren ayak basılır.
Doğuağıl ise Ortak Lisan'da Toprak ve Çayır denilen iki bölge arasında yer alır. Çayır, Gondor sınırında uzanan Mering Çayı boyunca, yer yer bataklıklara sahiptir. Yine ortak lisanda Çamlık denilen bölge de Mering Çayı'ndan Rohan'dan içeri uzanır. Bu bölge teorik olarak Gondor'un bir toprak parçası olarak görünmekle birlikte, zaman geçtikçe Rohan'ın bir bölgesi olarak kabul edilmiştir.
Doğu-Batı Yolu Ak Dağlar boyunca Gondor'dan Rohan Geçidi'ne kadar uzanır. Yol burada, kuzeydeki Eriador'a uzanan Kuzey-Güney yolu ile birleşir. Bu yol aynı zamanda Karçayı ve Edoras'a da ulaşır.
Askeri amaçlar için, Rohan Doğu-Yurt ve Batı-Yurt olmak üzere ikiye bölünmüştür. Karçayı ve Entsuyu Nehirleri'nin bu iki bölge arasında bir sınır olduğu kabul edilir. Aynı zamanda Rohan'ın askeri güçlerine komuta eden üç başkumandan bulunmaktadır. Birinci başkumandan - Yurt'un Başkumandanı diye de adlandırılır -, Edoras ve Tapanvadi'nin de dahil olduğu çevresinden sorumludur. İkinci başkumandan, tehditin geldiği yöne göre değişkenlik göstermek ile birlikte Batı-Yurt ya da Doğu-Yurt denen bölgenin sorumlusudur. Geri kalan bölgeler ise üçüncü başkumandanın sorumluluğundadır. Yüzük Savaşları'nın ardından Kral Éomer bu rütbeleri kaldırarak iki eşit rütbe ile değiştirmiştir. Bunlar Doğu-Yurt başkumandanlığı ile Batı-Yurt başkumandanlığıdır.


Tarihçe
Kuzeyliler
Spoiler: Göster
Rohan insanlarının soyu Kuzeyliler'e dayanmaktadır. Kuzeyliler'in, insanların atalarının kadim soyları olan Edain ile akrabalıkları vardır. Fakat Edain'in ataları, Beleriand'a ve daha sonraları Númenor topraklarına göç ettiler. Kuzeyliler ise, Yabaneller'e yerleşim yerleri inşa ettiler. Kuzeyliler, ilk olarak Kuyutorman'ın doğu sınırına yakın yerlerde yaşadılar ve orman ile Akan Su arasında kalan bölgede at sürüleri yetiştirdiler.
Gondor'un, İkinci Çağ'ın 3320 yılında Númenor'un yıkımından kurtulanlar tarafından kuruluşunun ardından aradaki uzak da olsa kan bağı sebebiyle Gondorlular ve Kuzey Halkı müttefiki oldu. Üçüncü Çağ'ın 1250 yıllarında Gondor Kralı II. Rómendacil'nin oğlu Valacar, Kuzey Halkı'nın kudretli lideri Vidugavia'nın kızı Vidumavi ile evlendi. Bu evliliğin ardından doğan Eldacar, bir sonraki nesilde Gondor Kralı oldu. Gondorlular'ın pekçoğu kral kanının karışmasına tepkiliydi ve akabinde sivil bir savaş olan Akraba Çekişmesi patlak verdi. Kral Eldacar, on sene sonra, 1447 yılında yeniden tacını giyene ve Kuzeyliler ile bağları oluşturana dek tahttan indirildi.
1635 kışında Doğu'dan gelen Büyük Veba pekçok Kuzeyli'nin ve atlarının ölümüne neden oldu. 1636 yılında salgın, Gondor'a sıçradı ve nüfusunu önemli oranda azalttı. Gondor'un -daha sonraları Rohan olarak adlandırılacak olan- Calenardhon bölgesinde ise pekçok insan yaşamını yitirirken, geri kalanların pekçoğu da yöreyi terketti.
1851 yılında ise Doğu'da yaşayan ve Arabasürücüleri diye adlandırılan vahşi insan ırkı Gondor'a ve Kuzeyliler'e saldırdı. Vidugavia'nın soyundan gelen Marhari, 1856 yılında Arabasürücüleri'ne karşı yapılan savaşta Gondor kuvvetlerine katılmak için halkına öncülük etti. Bu yılda yapılan Ovalar Savaşı'nda Gondor güçleri geri çekilmeye zorlandı, açıkta kalan Kuzeyliler kılıçtan geçirildi ya da esir alındı.


Éothéod
Spoiler: Göster
Arabasürücüleri'nin katliamından sağ kalan Kuzeyliler, Marhari oğlu Marhwini öncülüğünde Ferah Nehir ile Carrock arasındaki Anduin'in batı kıyılarına yerleştiler ve kendilerine Éothéod (At Halkı) dediler.
Éothéod, Gondor ile olan dostluklarını bu dönemde yeniledi. 1899 yılında Marhwini ve Éothéod Gondor Kralı Calimehtar'a yardım ederek, Arabasürücüleri'nin istilasını engelledi. Marhwini aynı zamanda Arabasürücüleri'nin esaretinde bulunan Kuzeyliler'e yardım etmek için girişimlerde bulundu fakat girişimleri başarısız oldu.

Sonraki yüzyılda Éothéod yeniden Arabasürücüleri'nin kıskacı altına alınmıştı. Arabasürücüleri varlığını Kuyutorman'ın doğusuna ve Anduin'in güneyine kadar olan bölgelerde göstermekteydi. Marthwini oğlu Forthwini, Gondor Kralı Ondoher'i Arabasürücüleri'nin yeniden toparlandığı ve saldırıya hazırlandığı yönünde uyardı. İstila başladığında Éothéod Süvarileri, Gondor kuvvetlerine katılmıştı. Yapılan savaşta Kral Ondoher öldürüldü fakat Eärnil savaşın devamında üstünlük sağlayarak Arabasürücüleri'ni bozguna uğrattı ve bir sonraki Gondor Kralı oldu.
1977 yılında Éothéod bölgeden taşınma kararı aldı zira kendileri ve atları için daha fazla alana ihtiyaç duymaktaydılar. Taşınma etkenlerinden biri de Kuyutorman'daki Dol Guldur'dan yayılan huzursuzluktu. Kendileri bunu bilmese de Sauron, Dol Guldur'daydı. Frumgar'ın öncülüğünde Éothéod kuzeye, yeni yurtlarına göç etti.
Éothéod'un yeni yurdu, Anduin'in kaynağının etrafıydı. Anduin'i besleyen Uzunkaynak ve Greylin, Éothéod'un yeni yurdunun güney sınırını oluşturmaktaydı. Batıda Dumanlı Dağlar, Doğu'da Orman Nehri, kuzeyde de Gri Dağlar bölgenin diğer yönlerdeki sınırlarıydı. Greylin ve Uzunkaynak'ın kesiştiği yere korunaklı Framsburg hisarı inşa edilmişti.

Angmarlı Cadı Kral 1975 yılında yenilgiye uğratılsa da dağılan kuvvetleri Dumanlı Dağlar'ın doğusunda yaşamaya devam ediyordu. Éothéod yaptığı baskınlar ile bölgeyi tamamen temizledi. Frumgar oğlu Fram Gri Dağlar'da yaşayan Solucan Scatha'yı öldürdü ve bölge uzun yıllar boyunca ejderha tehdidi olmaksızın varlığını sürdürdü. Fakat Scatha'nın hazinesini alan Fram, bu davranışıyla cücelerin tepkisini çekti ve iki halk arasında düşmanlık başladı.
2501 yılında Éothéod lideri Leod ihtişamlı ve son derece vahşi bir at yakaladı fakat bu atı sürmeye çalışırken öldürüldü. Leod oğlu Eorl bu atı ehlileştirdi ve ata Felarof ismini verdi. Felarof gibi, soyundan gelen atlar da aynı görkeme ve ihtişama sahipti. Bu atlara yılkı dendi ve yalnızca Eorl soyundan gelenlerin küheylanlarıydılar.
Eorl babasının yerini aldığında yalnızca 16 yaşındaydı. Onun zamanında gerek at sayıları gerekse insan nüfusu ikiye katlanmıştı. Éothéod'un daha fazla alana ihtiyacı olmaya başladı fakat keşfedip taşınabilecekleri bir alan yoktu.

25 Mart 2510'da Borondir isimli ulak Gondor Vekilharcı Cirion'dan Eorl'a bir mesaj getirdi. Cirion, Rhûn'dan gelen Balchoth adı verilen insanlara karşı mücadelede Eorl'ün yardımını istemekteydi. Eorl bu talebi geri çevirmedi, çünkü Gondor düşerse Orta Dünya'daki tüm diyarların teker teker fethedileceğini düşünmekteydi.
Eorl, halkının yaşlılar heyetini topladı ve ordusunu savaşa hazırladı. Éothéod yurdunu korumak için geride kalan birkaç yüz asker ile yaşlılar, kadınlar ve çocuklar dışında bütün Éothéod Eorl ile birlikte savaşa gidiyordu. Eorl'ün toparladığı muazzam Éohere (süvari ordusu) 7000 kadar ağır zırhlı süvarilerden ve birkaç yüz atlı okçulardan oluşmaktaydı. Ordu, 6 Nisan'da, güneye doğru yapacağı 500 millik yolculuğuna başladı.
Éohere, Sauron'un bulunduğu Dol Guldur'dan geçerken Anduin'in karşı kıyısındaki Lothlórien Ormanı'ndan beyaz bir sis bulundukları bölgeyi bastırdı. Sis, Dol Guldur'dan yayılan gölgeye üstün çıktı ve süvarileri düşman gözlerden gizledi. Borondir, Lothlórien Hanımı Galadriel'in kendilerine yardım ettiğini düşünmekteydi.

Éothéod Süvarileri, 15 Nisan'da Lothlórien ile Kireçışığı Nehri arasında bulunan Celebrant Ovası'na ulaştılar ve burada Gondor'un kuzey ordusunu müşkül durumda buldular. Balchoth Kireçışığı'nın güneyindeki Calenardhon'u işgal etmiş ve Gondor ordusu Bozkır'da yenik düşmüştü. Gondorlular, Kireçışığı'ndan Celebrant Ovası'na doğru geri çekilirken, Dumanlı Dağlar'dan çıkagelen bir ork ordusu, işi daha da zorlaştırmıştı.
Eorl ve süvarileri tam vaktinde buraya ulaşarak daha sonraları Celebrant Ovası Savaşı olarak anılacak mücadeleye katılarak savaşın kaderini değiştirdi. Arka saflarında muazzam bir ordu ile karşılaşan düşman güçleri Kireçışığı'na sürüldüler. Éothéod Süvarileri, düşmanın tamamı kılıçtan geçirilene dek Calenardhon Ovası boyunca düşmanı kovaladılar.
Savaş sonrasında Eorl ile Cirion, Gondor ile Calenardhon sınırında bulunan Çamlık'ta, Halifirien'de karşılaştılar. Bu büyük yardımın bedeli olarak Cirion, uzun zamandır Salgın'dan, dışa göçten ve savaştan ötürü terkedilmiş halde duran Calenardhon topraklarını Éothéod'a bıraktı. Eorl, bunun üzerine Gondor'un müttefiki olacağına ve ihtiyaç durumunda Gondor'un yardımına geleceğine dair Cirion'a yemin etti. Anlaşmaya göre, Eorl'un Yemini ve Cirion'un Armağanı Gondor Kralı geri dönene kadar geçerli olacaktı.


Rohirrim
Spoiler: Göster
Éothéod'ün yeni toprakları zamanla "At toprakları" anlamına gelen Rohan olarak anılmaya başladı. Burada yaşayan halka da "At beyleri" anlamına gelen Rohirrim dendi. Halk ise kendine, Eorloğulları ismini vermişti, Eorl'ün onuruna. Topraklarına ise Atçanyurt ya da kısaca Yurt diyordu.
Eorl, Yurt'un ilk kralı oldu. 2510'dan 2545'e kadar Yurt Kralı sıfatını taşıdı. Eorl, ülkesinin başkentini Ak Dağlar'daki Tapanvadi'nin girişinde bulunan bir tepe olarak seçti ve buraya Edoras dendi. Fakat Tekev, Altın Konak onun zamanında yapılmadı. Eorl, Toprak'taki Aldburg'da ikamet etti.
Doğulular, Anduin boyunca ve Rohan'ın doğu sınırındaki Emyn Muil'e dizi halinde saldırılar yapmaya başladı. 2454 yılında Eorl, Bozkır'da Doğulular ile yapılan mücadelede öldürüldü. Eorl'ün naaşı, Edoras'ın bulunduğu tepenin eteklerinde, bir höyüğe gömüldü.

Sorumluluk artık Eorl oğlu Brego'daydı ve o da elinden geleni yaptı. Doğuluları Bozkır'dan dışarı sürerken, Dumanlı Dağlar'ın batısında Isen Nehri ile Rohan'dan ayrılan bölgede bulunan Bozdiyarlıları da geri püskürtmeyi başardı.
Tekev, Brego zamanında inşa edildi. Görkemli konak 2569 yılında tamamlanmıştı. Kutlamaların yapıldığı festivalde Brego oğlu Baldor, Ölülerin Yolu'na gireceğini duyurdu. Brego ve Baldor Tapanvadi'yi araştırırken Kara Kapı'yı buldular. Girişte yaşlıca bir adamla karşılaştılar, adam onlara tünelin gerisinde Ölüler'in yaşadığını söyledi. Baldor 2570 yılında Ölülerin Yolu'na girdi ve geri dönmedi. Kısa süre sonra da babası Brego, oğlunun acısına duyduğu kederden dolayı öldü.
Brego'nun ikinci çocuğu Aldor Yurt Kralı olmuştu. Yaşlı Aldor olarak da bilinen kral, 2570'den 2645'e kadar tam 75 yıl boyunca krallık yapmıştır. Aldor, tahtta oturduğu süre boyunca Rohirrim'den iyice nefret etmeye başlamış olan son Bozdiyarlılar püskürtmüştür ve Aldor'un zamanında Rohirrim nüfusu artarak, Ak Dağlar'daki Tapanvadi dolaylarındaki bölgeye yayılmaya başlamışlardır.
Aldor oğlu Fréa tahtı babasından devraldığında ömrünün büyük kısmını tamamlamıştı ve 2659 yılına kadar yalnızca 14 seneliğine krallık yapabildi. Fréa oğlu Fréawine ve Fréawine oğlu Goldwine dönemlerinde Rohan istikrarlı ve barışçıl bir dönem geçiriyordu.
Goldwine oğlu Déor 2699 yılında tahta çıkarak kral oldu. Onun döneminde Bozdiyarlılar, Batıağıl'a akınlar düzenleyerek at çalmaya başladılar. Pekçok Bozdiyarlı, Isen Nehri boyunca üzerlerine gelmişti ki durum daha sonradan anlaşılacaktı. Bozdiyarlılar, Isengard ve Fangorn yakınlarında, Batıağıl'ın kuzeyinde yerleşim yerleri kurmuşlardı. 2710 yılında Déor kuzey Batıağıl'a yapılan sefere öncülük etti ve Bozdiyar ordusunu yenilgiye uğrattı.

Déor, Isengard'ın Bozdiyarlıların elinde olduğunu farketti. Kale Gondor'a aitti fakat Gondorlu reisler ölmüştü ve Isengard'ın yeni reisi Bozdiyarlılara dost, karışık kanlı bir kişi olmuştu. Hala Isengard'ın, Gondor'a sadık kalması gerektiğini düşünen birkaç yerli de öldürülmüş ve Isengard Halkası, Bozdiyarlılarca ele geçirilmişti. Déor, sorunun çözümü için Gondor'dan yardım istedi fakat Gondor'un, Doğu ile mücadele etmekten Batı yönünde ayıracak askeri yoktu. Rohirrim'in Isengard'ı ele geçirecek kaynakları ve gücü yoktu ve Déor bunun üzerine süvarilerden oluşturduğu bir muhafız bölüğünü, Batıağıl'ın kuzeyini gözlemesi için görevlendirdi. Déor, tahtını 2718 yılında oğlu Gram'a bıraktı.
2741 yılında Gram oğlu Miğfer Yurt Kralı oldu. Onun döneminde Rohan, Bozdiyarlılar tarafından kuşatıldı. Damarlarında Bozdiyarlı kanı taşıyan Freca isimli bir Rohanlı, Yurt Kralı'nın otoritesine meydan okuyarak Rohan ile Bozdiyar sınırlarındaki topraklarını genişletti. 2754 yılında yapılan bir divan buluşmasında Freca, oğlu Wulf için Kral Miğfer'in kızına talip oldu. Freca, Miğfer'in bu öneriyi geri çevirişine sinirlendi ve divanda Miğfer'e hakaretler yağdırdı. Bunun üzerine Miğfer, Freca'ya attığı tek yumrukla onu öldürdü. Bu olayın ardından kral, Miğfer Balyozel olarak anılmaya başlandı.
Dört yıl sonra 2758 yılında Freca oğlu Wulf, Rohan'ı istila etmek için halkına öncülük etti. Bozdiyarlılar, Gondor'a çok ciddi saldırılar yapan Korsanlar'ın da yardımını almaktaydı. Rohan, Doğu'dan gelen düşmanlarca kuşatıldı.
Bozdiyarlılar Rohan'ı istilada başarılı oldular ve Edoras'ı ele geçirdiler. Miğfer'in oğlu Haleth, Tekev'in kapılarında savunma yaparken öldürüldü ve Wulf Altın Konak'ın tahtına oturdu. Miğfer, Isen Geçitleri'nden Dip Vadisi'ndeki kaleye çekilmek zorunda kaldı ve kaleye bu zamandan sonra Miğfer Dibi dendi. Rohirrim'in pekçoğu buraya sığınırken, bir bölümü de Miğfer'in kızkardeşinin oğlu Fréalaf'ın savunduğu Dunharrow istihkamına sığındı.

2758 Kasımı'nda Uzun Kış başladı ve Mart 2759'a kadar beş ay sürdü. Rohirrim, kuşatma altındaki kalelerinde yiyecek sıkıntısı geçiyordu ve çaresizdi. Miğfer oğlu Hàma, Miğfer Dibi'ndeki kuşatmayı kaldırmak için yaptığı karşı saldırıda öldürüldü. Miğfer ise Miğfer Hendeği'nde donarak yaşamını yitirdi.
Baharın gelişi ile Fréalaf, Dunharrow'dan çıkardığı kuvvetler ile birlikte Edoras'ı tekrar ele geçirdi. Wulf'un, Fréalaf tarafından öldürülmesiyle birlikte Rohirrim, Bozdiyarlıları Rohan'dan sürdü. Eriyen kar suları, Entsuyu Ağzı dolaylarında sel meydana getirdi ve Doğulular geri çekilmek durumunda kaldılar. Gondor da geç de olsa Rohan'a destek gönderebildi. Aynı yıl içerisinde Gondor Vekilharcı Beren Isengard istihkâmını Rohan'ın korunmasında yardımcı olması düşüncesiyle Saruman'a bıraktı.
Miğfer'in kızkardeşi Hild'in oğlu olan Fréalaf, Rohan Kralları'nın ikinci soyunun başlangıcı kabul edilir. Saruman da Fréalaf'in taç giyme törenine katılarak, Fréalaf'e hediyeler sundu. Rohan zamanla Uzun Kış'ın ve savaşların yaralarını sardı.
2798 yılında Fréalaf tahtını oğlu Brytta'ya bıraktı. Brytta cömertliğinden ve yardıma ihtiyacı olana yardım etmeyi sevdiğinden ötürü oldukça sevilen bir kraldı ve Léofe (sevgili) olarak anılırdı. Onun döneminde, cüceler ile yaptıkları Azanulbizar Savaşı'nda Dumanlı Dağlar'dan Ak Dağlar'a kaçan orklar, Rohan için tehlike oluşturmaktaydı. Byrtta 2842'de öldüğünde Ak Dağlar'dan gelen orkların gittiği düşünülüyordu fakat 9 sene sonra 2851 yılında Brytta oğlu Walda orklar tarafından Dunharrow yakınlarında öldürüldü.

Walda oğlu Folca Yurt Kralı oldu. Folca 2864 yılına kadar yürüttüğü mücadelede bölgeyi orklardan tamamiyle temizledi. Bu görevi tamamladıktan sonra Folca, Çamlık'ta çıktığı av sırasında Everholt'un Yabandomuzu ile karşılaştı. Folca domuzu öldürdü fakat aldığı yaraları uzun süre taşıyamadan hayatını kaybetti.
Folca oğlu Folcwine döneminde Rohan eski görkemine ve istikrarına tekrar kavuştu. Folcwine Adorn ile Isen Nehirleri arasındaki Batı-sınırlarını Bozdiyarlılardan tekrar ele geçirdi.
Kral Folcwine komutasında, Rohan ordusu yeniden düzenlendi. Rohirrim ordusunun tamamı -Éohere-, 100 bölükten oluşuyordu ve her bölük -Éored- en az 120 süvariden meydana geliyordu. Dolayısıyla Éohere'nin toplam gücü en az 12000 süvariydi.
2885'te Folcwine, Eorl'ün Yemini'ni tutarak Haradrim'in yaptığı Gondor kuşatmasını durdurmak üzere birlikler gönderdi. Birleşmiş Gondor ve Rohan kuvvetleri galebe çaldı fakat Folcwine'in ikiz oğulları Folcred ve Fastred savaşta öldürüldü. İkiz kardeşler, Ithilien'deki Poros Nehri kıyısındaki bir höyüğe gömüldüler. Dönemin Gondor Vekilharcı II. Turin, Folcwine'in fedakârlığını bir nebze telafi etmek ve teşekkürlerini sunmak için kendisine altın yolladı.
2903 yılında Folcwine, yerini üçüncü oğlu Fengel'e bıraktı. Fengel, Rohan tarihinde en az sevilen kraldı. Başkomutanları ve kendi çocukları ile sıklıkla kavga ederdi, aynı zamanda açgözlüydü. Oğlu Thengel, onun zamanında Rohan'ı terkederek Gondor'a geldi ve Vekilharç Turgon'a hizmet etti. Thengel burada Lossarnachlı Morwen ile evlendi ve dört çocuğu oldu. Çocuklarından biri, Théoden'di.

Thengel babasının ölümünün ardından 2953 yılında Rohan'a geri döndü. Gondor'dan ayrılmaya oldukça gönülsüz olan Thengel, Altın Konak'ta Gondorluların kullandığı şiveyi kullanmaya devam etti. Yine de Rohan'ı akıllıca ve başarıyla yönetti.
Thengel döneminde Saruman, kendisini Isengard'ın Efendisi olarak ilan etti. Saruman, Bozdiyarlılar ile gizlice ittifak kurup, bir ork ordusu oluşturmaya başladı. Ordunun içerisinde -ilginç bir şekilde günışığında da yaşayabilen- Uruk-Hai denilen ork türü de bulunmaktaydı. Kısa süre içerisinde Uruk-Hailer Rohan üzerine saldırılar düzenlemeye başladılar fakat Rohirrim, bu ork türünün Isengard'dan geldiğini henüz bilmiyordu.
Mordorlu orklar da aynı dönemde Anduin'i geçerek Rohan'dan at çalmaya başladılar. Özellikle Nazgûl'a küheylan olarak kullanılabilecek siyah atları seçmekteydiler. Doğuağıllı Éomund -Thengel kızı Théodwyn'in kocası-, Emyn Muil'de orklar tarafından öldürüldü. Çok geçmeden Théodwyn de yaşamını yitirdi. Éomund'ın çocukları Éomer ve Éowyn amcaları Théoden'in 2980 yılında kral oluşunun ardından Tekev'e gelerek burada yaşamaya başladılar.
Théoden, döneminin başlarında halkının sevgilisiydi, güçlü ve cesurdu. Fakat 3014 yılında danışmanı Gríma'nın marifetleriyle fiziken zayıf düştü. Rohirrim Gríma'nın, Saruman'ın hizmetkârı olduğunu uzun süre boyunca anlayamadı. Gríma, ikna ediciliği ve muhtemelen kullandığı zehirler ile Théoden'i zayıf düşürdü ve bu da Rohan savunmasını doğrudan etkiliyordu.

3018 yılının Eylül ayında Gri Gandalf Rohan'a gelerek, Théoden'i Saruman'ın ihaneti konusunda uyardı. Fakat Théoden -Gríma'nın tesiriyle- büyücüyü kovdu. Kısa süre sonra, Saruman Rohan'ı fetih planlarını açıkça belli etmeye başladı. Rohan toprakları üzerinde hükümdarlık ilân eden Saruman, Rohan Geçidi'ni Rohirrim'e kapatarak Uruk-Hai birliklerini Rohan sınırlarına gönderdi.
Théoden oğlu Théodred ve yeğeni Éomer, durumun vahimliğini farkedip Rohan savunmasının komutasını aldılar. Saruman, bu iki ismin kendisi adına tehdit oluşturabileceğini anladı. 25 Şubat 3019'da, Birinci Isen Geçitleri Savaşı'nda Théodred, Saruman'ın güçlerince öldürüldü. Gríma da Théoden'i, Éomer'in güç tutkusu ve itaatsizliği yönünde kandırmaya çalıştı.
Éomer, Emyn Muil üzerinden gelen bir Uruk-Hai birliğinin varlığını öğrenince, Gríma Théoden'i saldırıyı engellemek için yapılacak girişimlere izin vermemesi yolunda ikna etti. Fakat Sauron ile Saruman arasındaki olası ittifaktan şüphelenen Éomer, emirlere karşı çıkarak kendi Éored'i ile birlikte mücadeleye katıldı. Éomer ve emrindeki süvarileri 29 Şubat'ta Fangorn Ormanı'nın kıyısında Uruk-Hailer'e saldırdılar ve hepsini kılıçtan geçirdiler. Süvariler bilmese de, öldürülen Uruk-Hailer tarafından kaçırılan Meriadoc Brandybuck ve Peregrin Took isimli iki hobbit saldırı esnasında firar ederek Fangorn ormanına kaçmayı başarmışlardı.
Bir sonraki gün Éomer, hobbitleri kaçıran Uruk-Hailerin Rohan boyunca izini süren ve onları kurtarmaya çalışan Aragorn, Legolas ve Gimli ile karşılaştı. Bu karşılaşmada Éomer, Aragorn'un Gondor tahtının yasal varisi olduğunu öğrendi ve bu üçlüyü yolculuklarına devam etmelerine müsaade etti fakat bu kralın emirlerine itaatsizlikti. Éomer Edoras'a döndüğünde hapis tutuldu.

2 Mart'ta Gandalf; Aragorn, Legolas ve Gimli ile birlikte Edoras'a geldi ve Kral Théoden'in zihnini, Gríma'nın tesirlerinden kurtardı. Uzun zamandan beri ilk defa özgür biçimde düşünebilen Théoden, Saruman'ın güçlerine karşı savaşma kararı aldı. Edoras'taki Rohirrim'e savaş kararını açıkladı.
Aynı gün içerisinde Saruman, 10000 ork ve Bozdiyarlıların bulunduğu muazzam ordusunu Isengard'dan yola çıkardı. Ordunun öncü kolu, Isen Sığlıkları'nda Grimbold ve Elf Miğferi'nin başını çektiği direnişle karşılaştılar. Rohirrim, burada yapılan İkinci Isen Geçitleri Savaşı'nda yenilgiye uğradı ve kurtulanlar etrafa dağıldı.
Saruman'ın ordusunun Isengard'dan ayrılmasının ardından istihkâm, Fangorn Ormanı'ndan çıkagelen, Ağaçsakal'ın önderliğindeki entlerin saldırısına uğradı. Entler, Isengard'ı yıkıma uğrattılar ve Saruman'ı Orthanc Kulesi'nde esir aldılar.
Kral Théoden, Isen Sığlıkları'ndaki yenilgiyi ve Saruman'ın güçlü ordusunun yaklaştığını öğrenince bulabildiği tüm gücü toplayıp Miğfer Dibi'ne gitti. Saruman'ın ordusu ise Batıağıl boyunca yaptığı ilerleme sırasında karşılaştıkları herkesi kılıçtan geçirdi ve heryeri yaktı. Miğfer Dibi Savaşı'nda 3 Mart ve 4 Mart tarihlerinde Rohirrim'i kuşattılar.
4 Mart şafağında Kral Théoden, Miğfer Dibi'ndeki karşı hücuma öncülük etti. Bu esnada Gandalf, başlarında Batıağıl Beyi Erkenbrand ile birlikte 1000 kadar Batıağıllı'yı Miğfer Dibi'ne getirdi. Saruman'ın ordusu Ağaçsakal'ın yolladığı Huornlardan oluşan ormana kaçtılar ve bir daha görülmediler.

Isengard'da Saruman ile yüzleşmesinin ardından Kral Théoden, Tapanvadi'ye giderek burada Rohirrim'i toparlamaya başladı. Hirgon isimli Gondorlu ulak, Sauron'un saldırı hazırlığı içerisinde olduğu haberini getirdi. Hirgon, Kral Théoden'e Kızıl Ok getirmişti. Bu alamet, Gondor Vekilharcı Denethor tarafından, Rohirrim'in Eorl'ün Yemini'ni yerine getirmesi için yollanmıştı. 10 Mart'ta Théoden, ardından 6000 kadar Rohirrim ile birlikte Tapanvadi'den Gondor'a doğru yola çıktı. Rohan'ı korumaları için de geride 4000 asker bırakmıştı.
12 Mart'ta Lothlórien'i istila etmekte başarısız olan Dol Guldurlu bir ork ordusu Rohan Bozkırı'na girdi. Entler tarafından engellenen orkların birçoğu öldürüldü, kurtulanlar da Anduin tarafına kaçtı.
Kral Théoden ve Rohirrim, 15 Mart'ın şafağında Minas Tirith etrafındaki Pelennor Çayırları'na ulaştılar. Şehir, Sauron'un ordusu tarafından bütünüyle kuşatılmış durumdaydı. Rohirrim, atlarını savaş alanına sürdüler ve düşmanla çarpıştılar.
Nazgûl Efendisi, Minas Tirith kapılarından şehre girmek üzereyken dikkatini Rohirrim'in gelişine verdi. Kanatlı bineğini çağırarak şehre girmekten vazgeçen Nazgûl Efendisi, Rohirrim saflarına saldırdı. Kral Théoden bu esnada öldürüldü. Yeğeni Éowyn ve silahtar Merry Brandybuck, Nazgûl Efendisi'ni öldürdü.
Pelennor Çayırları Savaşı, birleşmiş Rohan ve Gondor güçlerinin zaferiyle sonuçlandı. Théoden'in ölümü ile birlikte Éomer Yurt Kralı oldu ve Rohan Kralları'nın üçüncü soyunun babası oldu. Kral Éomer 16 Mart'ta Batılı Komutanlar'ın toplantısına katılarak Yüzük Taşıyıcısı Frodo Baggins'e görevini tamamlamasına zaman tanımak için ordusunu Mordor'un Kara Kapısı'na götürmeyi kabul etti.

3000 Rohirrim, Elf Miğferi'nin komutasında Gondor'un geri kalan bölgelerinde kalan düşmanlarla mücadele etmek üzere Batı Yolu'na gönderildi. Kral Éomer ise 500 piyade ve 500 atlı Rohirrim'e öncülük ederek Kara Kapı'ya doğru yola çıktı. 25 Mart'ta Rohan ve Gondor orduları, Tek Yüzük yokedilinceye dek Morannon Savaşı'nda Sauron orduları ile çarpıştılar. Yüzük sonunda yok edildi ve Sauron kalıcı olarak mağlub edildi.
Frodo Baggins ve yol arkadaşı Sam Gamgee onuruna düzenlenen, Cormallen Kırları'nda yapılan kutlamaya Kral Éomer de katıldı. Aynı şekilde 1 Mayıs'ta Aragorn'un Birleşmiş Krallık Gondor ve Arnor'un Kralı sıfatını aldığı taç giyme töreninde de yer aldı. Éomer ve Aragorn dost, Gondor ile Rohan müttefik kaldılar. Éomer Aragorn'a, Eorl'ün Yemini'ni ve Cirion'un Armağanı'nı yeniledikleri Halifirien'e kadar eşlik etti.
Éomer ve Rohirrim, Aragorn'un doğuya ve güneye yaptığı kontrol amaçlı seyahatlerde sıklıkla kendisine eşlik ettiler. Bu bölgede halen Sauron'un hizmetkarları yaşamaktaydı. Éomer, pozisyon olarak Kral'ın otoritesi altında Rohan'ı yönetmekteydi.
Éomer, Dol Amroth Prensi Imrahil'in kızı Lothíriel ile evlendi. Çocukları Adil Elfwine idi. Éomer'in kızkardeşi Éowyn ise Gondor Vekilharcı ve Ithilien Prensi Faramir ile evlendi.
Éomer, Dördüncü Çağ'ın 63 yılında ölene dek Rohan Kralı idi. 65 yıllık hükümdarlığı boyunca Rohan nüfusu artış gösterdi. Rohirrim ova ve yaylalara yayılmaya başladı ve at sürüleri yetiştirmeye devam etti. Dördüncü Çağ'ın başlangıcında Rohan barışın ve refahın hüküm sürdüğü bir bölgeydi.

[/spoiler]