Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler

  • 11 Yanıt
  • 11430 Gösterim
*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1177
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle

Daha önce Assassin's Creed Black Flag ve Unity için böyle bir konu açmıştım. Bu kez biraz daha değişik olacak çünkü AC Wiki bilgilerini de kullanarak yazıyorum. Hepinize sabrınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Umarım okurken benim AC serisine verdiğim değeri farkeder ve çıkacak oyunlar için daha çıkmadan ön yargınızı bir kenara bırakabilirsiniz. Çünkü büyük ihtimalle bu kez gelmiş geçmiş en iyi AC oyunu bizleri bekliyor olacak. Ama ben sizi bekletmemek için şimdiden çalışmaya başladım. Biliyorum çoğunuz Victoria döneminde nasıl bir oyun yapabilirler ki, doğru dürüst bir suikast olayı bile yok cinayetler dışında diye düşünüyorsunuz. Bakalım gerçekten de işlenecek hiçbir şey yok muymuş? Hepinize iyi hayallerde yaşamalı günler diliyorum..

Öncelikle bilmeyenler için kısaca bir dönemi anlatmak istiyorum.


İngiltere'nin o zamanki adı Büyük Britanya'nın bu dönemine neden Victoria dönemi denmektedir? Cevabı çok basit. Kraliçesi ve içinde payı bulunduğu teknolojiye dayalı gelişim süreciyle yönetim biçimi sayesinde bu adı almıştır dönem. Oyunun geçtiği dönem Sanayi Devrimi dönemi ama bize Unity'de olduğu gibi öncesi ya da sonrası var mı hiçbir şey söylenmedi. Ben söyleyeyim öncesi de sonrası da var.

Sanayi Devrimi deyip geçmemek lazım. Bu devrime yapılan en büyük katkı Black Flag ve Rogue oyunlarındaki Doğu Hindistan Ticaret Şirketini elinde tutan İngilizler'in devamlı altın yüklü İspanyol gemilerini yağmalamasıdır. Bu yıllarca böyle devam etti. Esas büyük vurgun Hindistan'da Plessey savaşı sırasında Fransızlara karşı kazanılan zafer olmuştur. Babür İmparatorluğu'nun tüm hazinesi İngilizlerin eline geçmiştir ve ülkenin ekonomisine büyük katkı sağlamıştır. Daha sonra Amerika ve çeşitli Avrupa ülkelerinde kurulan İngiliz kolonilerinden gelen mallar sanayide kullanılmıştır ve devrimin ilk evresi burada atılmıştır. Küçük burjuvalar gelişmiş ve orta sınıf da zenginleşmeye başlamıştır. Bu nedenle de trailerda da geçtiği gibi zengin daha da zengin, fakir daha da fakirleşmiştir. Ve aslında Büyük Britanya en buhran dolu dönemine doğru sürüklenmiştir.


Victoria dönemine aslında tıpkı Fransız İhtilali'nde olduğu gibi İngiliz Çağı'nın Terör Dönemi de diyebiliriz. Nedeni de büyük patronların, fakirlere ettiği eziyet ve sonucunda doğan ufak ayaklanmalar olabilir. Çünkü ufak ayaklanmaların sonu büyük devrimleri doğurur. Sendika adı altında orta sınıfa ya da büyük patronlara nasıl isterseniz öyle söyleyin; karşı çeteler kurulmuştur. E tabi patronlar da boş durmamış ve hemen bu ufak çeteleri yok etmek için dini ve ırki (bu kelimeyi ilk kez kullanıyorum belki böyle bir kelime yoktur. Kafası böyle şeylere takılanlar ırksal olarak düşünebilirler. Kırsal gibi oldu bu da hehe.) olarak insanları dolduruşa getirmiş ve onlara düşman çeteler kazandırmıştır. Zaten dönemdeki Fransız İhtilali sonrası gerginliği de sürmektedir ve Fransızlar ile İngilizler pek anlaşamamaktadır kaldı ki bunun içine İrlandalı ve Katolik olan gruplar da girmektedir. Hatta Yahudi, Katolik, Protestan ve Paganizme inanan insanlar birbirleri ile hep bir atışma içerisindedir.Özellikle de Protestan reformundan sonra. 1760'larda da Lazarus Stewart diye bir liderin Paxton Boys adındaki İskoç ve İrlandalılardan oluşan çetesi Kızılderili göçmenleri katletmiştir. Aslında yapılan şey aynı dönem farklı sadece. Çete kavramı başından beri vardı. İrlandalı Amerikanlar/İskoç Amerikanlar, Amerika'ya gitmeyen İngilizler/Amerika'ya gitmeyen diğer insanlar. İnsanlar sebepsiz yere birbirlerini öldürmeye başladı ve gerçek bir Terör Çağı doğdu ve en kötüsü de polislerin, devlet aracılığı ile polislerin hiçbir şey yapmamasıydı.(Yapamaması desek daha iyi olur. Korkulan çetelerin bölgesine girmek yemiyormuş anlaşılan. Ben böyle parantez açınca kendimi Shaun Hastings gibi hissediyorum haha.)


İlk başlarda işçiler kendi evlerinde madde üretiyorlardı. Baca temizleyicilerinin de fazla olmasının sebebi buydu sanırsam. Sanayide geliştirilen makineler bir müddet sonra yetmemeye başladı ve insanlar evlerinde iş yapamaz duruma gelmişti. Bu nedenle evler yerine işçiler, büyük makinelerin bulunduğu binalarda çalışmaya başladı ve bu binalara da fabrika deniyordu.(Bu isim, Fardier adlı ilk buharlı otomobilden gelmiş olabilir.) Fabrika çalışanları genelde alt sınıftan, işçi sınıfından seçilmekteydi ve maaşları çok azdı. Bu da yetmezmiş gibi bir süre sonra patronlar maaşları kısmayı uygun gördü ve daha da az maaşla çalıştırılan kız ve erkek çocukları işe aldı. Yoğun nüfus yüzünden işten çıkarmalar meydana geliyordu ve fabrikaların havasız ve konforsuz oluşu yüzünden pek çok insan hastalanmış ve ölmüştü. İşçilerin haklarını aramaları artık kesinleşmişti. Sendika adı verilen hak sorgulayıcı ufak gruplar kuruldu daha sonraları bu gruplar büyüdü ve devlet tarafından çete olarak görülmeye başlandı. Londra'da Parlamentoya bağlı bölgelerde hakimiyet kuran bu çeteler de kendi aralarında bölge savaşlarına girdiler. Oyunun bir kısmı da bunu ele alıyor.


Parlamento demişken, bu sürece gelmeden önce Kral James'e karşı Guido Fawkes adında, dinine İspanya adına katolikler için savaşacak kadar bağlı bir adamın Robert Catesby adlı başka bir komplocu ve onlarca kişiyle Parlamento'yu havaya uçurmaya çalışması da gözler önüne gelmiyor değil. (Ben bu filmi görmüştüm. Başrolde oynayan kız ve yüzü yanan adam'ın oyunculuğu enfesti. Kusura bakmayın Shaun gibi hissediyorum yazarken.) Belki de Jacques de Molay'in sonu gibi birkaç İngiliz Tapınakçı oyun girişi bu oyundan beklenebilir. Londra sonuçta. Avam kamarası, Lordlar kamarası ve hatta İngiliz İç Savaşı bile olabilir..

Şimdi döneme giriş ve dönemle ilgili bilgi edindiğimize göre karakterlere geçebiliriz.

Kraliçe Victoria


Victoria, İngiltere ve İrlanda kraliçesidir. Dedesi 3. George öldükten sonra amcası IV. George kral olmaya adaydır. Ama talihsiz bir şekilde ölür (Hah, talihsizmiş.) ve tahta on sekiz yaşındaki Victoria çıkar. 1840'ta kuzeni Albert ile evlenir. Kraliçenin ilk hamilelik süresinde, on sekiz yaşındaki Edward Oxford Kraliçeye suikast girişiminde bulunur. Kraliçe Londra'da eşi Albert'le birlikte araba ile gezinti yaparken. Oxford iki defa ateş eder. Fakat iki mermi de isabet etmez. Oxford vatana ihanetten yargılanır fakat akıl hastalığı sebebiyle beraat eder. Kraliçenin toplam dokuz tane çocuğu olmuştur. Yirmi yıl sonra kocası ölmüştür. Bu olaydan sonra hep siyah giymiş ve yas tutmuştur. Kırım savaşı'na da tanıklık etmiştir.

Prince Albert


Tam adı Francis Albert Augustus Charles Emmanuel'dir. Kraliçe Victoria'nın eşidir. Kraliyet ailesindeki unvanı "Konsort Prens"tir. Gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Kralı diyebiliriz. Köleliği yasaklamış, işçilerin yaşam koşullarının düzeltmiş, bilim ve sanata verilen desteğin artmasını sağlamış ama ne yazık ki tifodan ölmüş. (Abstergo neden hep tifodan ölenlerle ilgileniyor, anlamıyorum.)

Nicolas Joseph Cugnot


Bu adam tarihteki ilk buharlı otomobil olan Fardieri icat etmiştir. Oyunda pek geçebileceğini zannetmiyorum o tarihlerde çoktan ölmüştü ama kağıtlara ve çizimlerine bir görevde ihtiyacımız olabilir.

Charles John Huffam Dickens


Daha önceki yazımda da bulabilirsiniz. Charles John Huffam Dickens: 1812-1870 yılları arasında yaşamıştır. 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kalmıştır. 15 yaşında bir avukatın yanında işe girmiştir. Burada gazetecilik öğrenmeye başlamıştır. Babası bir memurdur ve babasının borçları yüzünden Dickens hapse atılır ve burada köleleştirilmeyi öğrenir. Hatta "We forge the chains we wear in life" sözü de  buradaki yaşadıkları sayesinde aklına gelmiştir diye tahmin ediyorum. Hapisten çıktıktan sonra borcu tamamlamaya çalışır vs.. Bu sıralarda oyunumuzun ana karakteri Jacob Frye ile tanışacağını düşünüyorum ve gene ayak işlerini yapmak bize düşecek. Sonrasında da Charles Dickens ile arkadaş olup yazdığı romanlarda yardımcı olacağız. Mesela Oliver Twist karakterini yaratması için yetimhanedeki bir çocuğun başına gelen bölümler olacak. Unity Dead Kings'teki Leon buna bir hazırlık olabilir, oyuncuyu aile etkisine sokmak açısından. Aynı roman içerisindeki çocukları kaçırıp dilenci, hırsız olarak çalıştıran Fagin karakterini de ünlü suçlu Ikey Solomon'dan esinlenerek yaratmıştır ki Solomon'un Tapınakçı ya da Tapınakçı ayakçısı, dostu olacağını düşünebiliriz. "A Christmas Carol" - "Bir Noel Şarkısı" isimli romanında da gene aile etkisi ve Ebenezer Scrooge isimli kötü karakterin insanlığı ve sevgisini dini yönden eleştirmiştir. Gene romanın sonundaki trajik olayı Arno'nun ve Leon gibi çocuk karakterleri yaratmalarına bağlayabiliriz. Kiliseler ve tarihte yaşamış önemli insanları Unity'deki gibi serpiştireceklerdir oyuna. Örneğin Leigh Hunt, Mis Mowcher, Walter Savage Landor, Kilise görevlisi Looney gene bir romanındaki Mooney karakteridir. Avukatın yanında çalıştığı sıralarda stenografi denen şifreli bir yazım tekniği öğrenmiştir.

Charles Robert Darwin


İngiliz biyolog ve doğa tarihçisidir. Beagle adlı bir İngiliz Donanma gemisinde yaptığı yolculuk sırasında evrim üzerine yoğunlaşmıştır. (Adını bir köpek cinsinden alan bu gemi, 10 toplu bir savaş gemisidir. 11 Mayıs 1820 tarihinde Thames Nehri'ndeki Woolwich tersanesinde yapımı tamamlanarak İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri'nde hizmete girmiştir. Daha sonraları bir araştırma gemisi olarak tahsis edilen gemi, ikincisinde Charles Darwin'in de bulunduğu üç araştırma gezisinde kullanılmıştır.

Gemi, Charles Darwin'in katılmış olduğu ikinci gezi sayesinde dünya denizcilik tarihinin en ünlü deniz araçlarından biri haline gelmiştir. Charles Darwin'in katıldığı 24 Ekim 1831 tarihinde başlayan ikinci bilimsel araştırma gezisi, Plymouth limanından başlamış, Güney Amerika'daki araştırmaların ardından Yeni Zelanda üzerinden İngiltere'ye dönülmesi sureti ile 2 Ekim 1836 tarihinde tamamlanmıştır.

Ateş Toprakları'nın güneyindeki Beagle Kanalı ismini bu gemiden almıştır.) Evrim ve Doğal Seçilim Teorilerini sunan ve savunan kişidir. (Hani İnternette gezinirken bazen maymundan insana giden resimler görüyorsun ya onu bulan adam işte yaaa.) Canlıların coğrafi dağılımı ve fosiller üzerine çok araştırma yapmıştır. (Umarım işin suyunu çıkarmamışlardır. Dinozorlara karşılaşmak istemiyorum.)

Alfred Russel Wallace


Bu adam Darwin'in baş düşmanlarındandır. O da Evrim teorisi ile ilgilenmektedir ve Darwin'e bir mektup yollar.(İçeriğini henüz bilmiyorum, öğrenirsem seni bilgilendiririm.) Darwin, bu mektubu aldıktan hemen sonra teorisini büyük bilim adamlarını içinde barındıran meclisine sunar. (Abstergo bu adamla çok ilgileniyor. Düşünsene gerçekten maymundan geldiysek 10.000 yıl önceye gidip maymunların anılarını yaşayabiliriz. -Baba İkea muzumu çaldı!) Darwin, evrim teorisinin gözlemlerini yaptığı sırada bir maymun kullandı. (Yani o da senin gibi bir kobaydı.) Darwin hakkında bu kadar bilgi oyun için yeterli. Dilerseniz devamı için Wiki okuyabilirsiniz.

Joseph Locke                                                 Isambard Kingdom Brunel                                             Sir Henry Bessemer


Bu üç mühendis Sanayi Devrimi'ne büyük katkı sağlamıştır. Tersaneleri, Büyük Batı Demiryolu'nu, atlantik okyanusu'nu aşan ilk pervane ile çalışan buharlı gemi de dahil olmak üzere bir dizi buharlı gemiyi ve sayısız önemli köprü ve tüneli inşa etmişlerdir. Tasarımları modern mühendislik ve toplu taşıma konusunda devrim yaratmıştır. Thames Tüneli inşası sırasında tünel çökmüş ve binlerce madenci hayatını kaybetmiştir ama Brunel ve birkaç arkadaşı hayatta kalmayı başarmıştır. (Kimin sayesinde acaba..)

Florence Nightingale


İngiliz hemşire. Günümüz hemşireliğinin kurucusudur. Floransa'da doğmuştur. Florence, küçüklüğünden beri hep bir hasta bakıcı olmak istemiştir. Ama ailesi ve çevresindeki insanlar hep hasta bakıcıların hastalara kötü davrandıklarını söyler ve istediği mesleği seçmesine izin vermezler. Evden kaçıp hasta bakıcı olur. O dönemde hasta bakıcılar fahişe ve pis kızlar olarak görülmekteydi. Hasta bakıcılığın kötü adını silmek ve bunu meslek haline getirmek istiyordur. Bunu ülkenin bakanlarına iletir fakat önerisi pek hoş karşılanmaz. Kırım Savaşı sırasında yaralanan İngiliz askerlerini tedavi etmiş ve bakımlarını üstlenmiştir. Geceleri de hiç durmadan çalıştığı için askerler ona Lambalı Kadın adını verirler. Savaştan sonra İngiltere'ye dönüp Londra'da hemşirelik okulu açar. Ve tarihteki en iyi yöneticilerden biri olur.

Joseph Lister


İngiliz doktor.

Robert Louis Stevenson


İskoç romancı, şair. Ünlü korsan romanı Define Adası'nın yazarıdır. Çocukken vereme yakalanmış ve okula gidememiştir. Evde özel ders almaya başlamıştır. (Boş kaldığı ya da okula yürümek için harcayacağı zamanda da ufak taslaklar yazmış belli.) Oyunda öneminin büyük olduğunu düşünüyorum. Eğer Ubisoft'un aklına Black Flag sonrası seriye adapte etmek açısından korsanların hikayelerini bir kağıda yazmak gelmemişse bu şanslarını kaybederler. Jacob ve Evie ile ünlü korsanların maceralarını okumak ve bunları Stevenson ile paylaşmak güzel olabilir.

Charles Lutwidge Dodgson


Takma adı Lewis Carroll'dur. Ünlü İngiliz yazar, matematikçi, mantıkçı, Anglikan papazı ve fotoğrafçıdır. Alice Harikalar Diyarında'nın yazarıdır. (Eminim çok işe yarayacaktır. Düşünsene belki de Çılgın Şapkacı'nın sofrasındaki tavşanın fincanından bir cennet parçası çıkar!) İstersen Wiki'de araştırabilirsin.

William Morris


İngiliz şairi, desinatör, roman yazarı ve ressamdır. O sırada Marx ve Engels gibi adamlar sosyalizmi yaymış ve ilk İngiliz sosyalistlerden biri de William Morris olmuştur. Sanatlar ve Zanaatkarlar akımına öncülük etmiştir.

Arthur Ignatius Conan Doyle


İskoç doğumlu bir yazardır. Suç hikayelerinde bir çığır açmış olduğu söylenen karakter Dedektif Sherlock Holmes ve Profesör Challenger'ın fikir babasıdır. Yazmış olduğu diğer eserler arasında bilim kurgu, tarihi kitaplar, oyunlar, şiirler ve kurgu dışı düz yazılar vardır. (Oyunumuzun cinayet çözme bölümleri ile yakından ilgili olduğunu düşündüğüm karakter... En azından gençlik döneminde.)

David Livingstone


İskoç misyoner ve kaşif. Kraliçe Victoria'nın favorilerinden. Yoksul ve dindar bir ailenin oğluydu. On yaşında aile gelirine katkıda bulunmak amacıyla bir pamuklu bez fabrikasında çalışmaya başladı. 1838'de Londra Misyoner Derneği'ne kabul edildi. Güney Afrika'da görev yapan tanınmış İskoç misyoner Robert Moffat'tan etkilenerek bu ülkeye gitmeye karar verdi. Kasım 1840'ta misyoner olarak Güney Afrika'ya atandı ve yıl sonunda yola çıkarak 14 Mart 1841'de Cape Town'a ulaştı. Zambezi'deki çağlayanlara İngiltere kraliçesi Victoria'nın adını vermiştir. (Vay çapkın vay.) Nil Nehrinin doğal kaynaklarını keşfetmek için de gönderilmiş. (İşte burada Dead Kings'in sonunu hatırlayabilirsin. A ve M baş harfleri hatta.) Keşif ekibine yalnızca Afrikalı ve Asyalıları alarak doğu kıyısındaki Mikindani'den yola çıktı. Ama Portekiz topraklarından ve Nyasa Gölünün kuzeyinden geçmeden Tanganika Gölü'nün çevresindeki bölgeye ulaşma planını Angoniler'in saldırıları yüzünden gerçekleştiremedi. Eylülde kendisini terk eden bazı kişiler Zengibar'a döndüklerinde cezalandırılmaktan kurtulabilmek için Livingstone'un Angoniler tarafından öldürüldüğünü söylediler. Ama Livingstone, Nyasa Gölünün güney ucundan kuzeye doğru yolculuğunu sürdürdü. Ama 14 Mart 1872'de Afrika'dan ayrılan Stanley ile birlikte İngiltere'ye dönmeyi kabul etmedi. Nil'in kaynaklarını aramayı sürdürmek ve köle ticaretini ortadan kaldırmak amacıyla yeniden güneye hareket etti. Ama Mayıs 1873'te Afrikalı hizmetçileri, bugünkü Zambiya'nın Ilala bölgesinde Chitambo'da yatağının kenarında ölüsünü buldular. (Üzüldüm.) Mumyanalacak olan ölüsünden çıkardıkları kalp ve iç organları Afrika toprağına gömdüler. İngiltere'ye götürülen ölüsü Victoria dönemine özgü Westminster Katedraline gömüldü. (Eğer Abstergo bu gömülü organlara ulaşırsa neler yaparlar tahmin bile etmek istemiyorum.)

Alexander Graham Bell


(Aaa bunu tanıyorum telefonu icat eden adam değil mi bu? İyi yapmış iyi, iletişim hızlanırsa her şey daha çabuk halledilir. Rebecca'nın numarasını istesem bana verir mi acaba? Ahahaha bu kendimi Shaun olarak hissetmemin son noktasıydı.)

David Brewster


İskoç bilimadamı, mucit ve yazar. 12 yaşında Edinburgh Üniversitesi'ne rahiplik için öğrenim görmek üzere gitti. Bununla beraber bilime karşı çok güçlü bir ilgi ve eğilimi vardı, bu eğilim yakın dostu Sir Walter Scott tarafından teşvik edildi. Okul eğitimini tamamladıktan sonra, 1799 yılında Henry Brougham, onu Işığın Kırınımı çalışmasında kendisine asistanlık yapması için ikna etti. Bu çalışmalarının sonuçları Londra Kraliyet Felsefe Kulübü dergisi ve çeşitli bilimsel dergilerde yayınlandı. En önemli çalışması optik bir fenomen olarak kabul edilen Brewster açısı'dır (Polarizasyon açısı olarak da bilinir). Ayrıca kaleidoskop'un mucididir

Charles Babbage


İngiliz matematikçi, analitik filozof, makine mühendisi ve programlanabilir bilgisayar fikrini ortaya atan (proto)-bilgisayar bilimcisi mucit. (Bu adam olmasaydı bu oyunu oynayamazdık.) Hesap makinesi ve yazıcının ilk taslaklarını çizmiştir.

Mary Anning


Britanyalı fosil biriktiricisi ve paleontolojist. 1809 ve 1811 yılları arasında henüz 10-12 yaşlarındayken dinozor kalıntıları keşfetmiş ve bu kalıntıları bir bütün olarak gün yüzüne çıkarmıştır. Bu keşfi sayesinde dünyanın ilk paleontolojisti unvanını kazanmıştır. Mary Anning ayrıca toprağı kazan ilk bayandır. Bu fosil bir T-Rex fosilidir. Bunun için Mary'e para vermek isterler. Fakat Mary bunu kabul etmez."Ben kiralık değilim." der. Ayrıca Mary yaşlıyken 24 yaşındaki kızına kazandığı madalyonunu verir. Öldüğü zaman yatağında gülümsemesi ise onun insanlara sevgisinin kanıtıdır. (Umarım biriktirdiği fosilleri kaybetmez. Sokak sokak dolaşıp bunları aramak istemezsin değil mi?)

Alfred Tennyson


İngiliz şair. Kraliçe Victoria'nın hükümdarlığı sırasında Birleşik Krallık'ın devlet şairiydi. (Gene çalıntı eserler peşinde koşturacağız anlaşıldı.)

Michael Faraday


İngiliz kimya ve fizik bilgini. 19. yüzyılın en büyük bilim adamlarından biridir. Elektromanyetik indüklemeyi, manyetik alanın ışığın kutuplanma düzlemini döndürdüğünü buldu. Elektrolizin temel ilkelerini belirledi. Klor gazını sıvılaştırmayı başaran ilk kişidir ve elektrik motorunu icat etmiştir. Deneysel olarak, bir maddeden geçen belli miktarda elektrik akımının, o maddenin bileşenlerinde belli miktarda bir çözülüme yol açtığını gösterdi. Bu sonuç ilk elektrik sayaçlarının üretimine olanak verir. Faraday'ın bir başka önemli katkısı da "amper" denilen akım biriminin kesin tanımını vermiş olmasıdır. Elektrolizde geçen "elektrot", "anot", "katot", "elektrolit", "iyon" vb. terimleri de ona borçluyuz. (Bu kısmı açıklayacak bir Abstergo ukalası karşına mutlaka çıkacaktır.) Kraliçe Victoria, bilime büyük katkılarını göz önüne alarak Faraday'a, Hampton Court'ta bir ev bağışlamış ama Faraday yaşlandıkça zihinsel gücünü ve fonksiyonlarını kaybetmiştir.



Birazı kendimden, birazı alıntıdır. Uzun hayatların sadece önemli bölümleri benim gibi Assassin's Creed ve tarih severler için kesilmiştir..
« Son Düzenleme: 13 Temmuz 2015, 00:31:15 Gönderen: -Ezio Auditore- »
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”

Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #1 : 14 Mayıs 2015, 09:53:49 »
Eline sağlık üstat güzel iş çıkarmışsın.
İnş satın almaya değer bir oyun olur.

*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1177
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #2 : 11 Temmuz 2015, 18:37:49 »
Sağol dostum ama sanırım tarih kimsenin ilgisini çekmiyor, herkes aksiyon peşinde.
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”

*

Çevrimdışı rahman17

  • Originz
  • *
  • 3380
  • Hayatı satın alamazsınız.
    • ICQ Messenger - 10000001
    • MSN Messenger - archdevil19@outlook.com
    • AOL Instant Messenger - kerem_ayvaz@aol.com
    • Yahoo Instant Messenger  - kerem_ayvaz@yahoo.com
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #3 : 11 Temmuz 2015, 19:31:52 »
Serinin her oyununda çok büyük bir bilgi hazinesi var.Dediğiniz gibi,biz aksiyona dalarken unutuyoruz. :D

Döktürmüşsünüz yine,elinize sağlık.

*

Çevrimdışı Mentor of Assassins

  • *
  • 1965
  • Klavye Suikastçısı
    • Profili Görüntüle
Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #4 : 12 Temmuz 2015, 03:44:37 »
"Gelmiş geçmiş en iyi AC." 'den sonrasını okumadım. 2015'de AC 2'yi sıkılmadan tekrar bitirebiliyorum. Hala neyin en iyisinden bahsediyosun. Hayal kırıklıklarının mı ?

Bu arada yazılarını beğenerek okuyorum ve bunu da birazdan bitiririm muhtemelen ama bundan sonra lütfen "Gelmiş geçmiş en iyi!" tarzı sözler kullanma. "Tahmin ettiğiniz kadar kötü olmayabilir." desen yeterli olacaktır. Bunu kimseyi kızdırmak için söylemiyorum ama bu bitmek tükenmek bilmeyen iyimserliğiz sıktı yani. Ayrıca biraz önyargıdan kimseye zarar gelmez. Küçük Ağa'ya her denk geldiğimde kanalı değiştirmemi sağlayan da önyargılarım sonuçta.
Spoiler: Bi rahat bırakın • Göster

Spoiler: Game of Thrones Kardeşliği • Göster


Bazen sadece Microsoft'ta çalışmak istersin...

*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1177
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #5 : 12 Temmuz 2015, 20:29:34 »
Fikirlerini direkt düşündüğün gibi dile getirmen hoşuma gitti. Yalnız kaçırdığın bir nokta var ki tırnak içine almış olduğun kısımda bir ihtimal söz konusu. Okurken fark etmediğini düşünüyorum.

Bu arada AC 2'nin oldukça zevkli bir oynanışı olduğunu düşünüyorum senaryo içinse oldukça zayıf olduğunu.
Spoiler: Göster
 Aile ölür, amca yetiştirir(Braveheart) mücadele süreci ve gözlerden ırak yandaş toplarken savunmasızlara yardım etme çabası kısmı(Robin Hood) sonrası da klişe intikam zaten. Yani özgün bir senaryoya sahip olmayan sadece aksiyon ile herkesi etkileyen bir oyun bunun da tek nedeni olmak istediğimiz ve olamadığımız hem fiziksel olarak iyi görünümlü hem de çapkın olan Ezio'dur. Oyundayken psikolojik olarak kendinizi iyi hissetmenizi sağlar ve bu nedenle de amacınıza hizmet edip uyuşturucu gibi kullanırsınız ve finalde de mutlu olursunuz. Tekrar kullanıyorum; Gelmiş geçmiş en özgün AC senaryosu AC 3'idi. Hem kendi tarihlerini kötülediler ki bu kendilerini kabullenip kendileri ile barışık olduklarını gösterir. Hem de Kızılderili onurunu bir kez daha gözler önüne serdiler ve atalarının ayıbını silmek için Connor'u onurlandırdılar. Siz her ne kadar ezik, pısırık, göze batan ve ergen diye nitelendirseniz de hem kendi insanlarını kurtarmak isteyip hem de onların katledilmesine neden olan birinin kendisi ile yaşadığı çatışmayı gördünüz. Ki son nokta çocukluk arkadaşı ile girdiği gerçek çatışma idi. Etkileyici olan da buydu zaten.


Son olarak Syndicate için "büyük ihtimalle gelmiş geçmiş en iyi AC olacak dememin nedeni de tamamen kardeş oluşları bu sebeple DNA'larının bir kısmının aynı oluşundan kaynaklanan günümüz kısmı ile ilişkili, göreceğimiz şaşırtıcı bölümler, dönemde yaşamakta olan farklı akımlara öncülük etmiş olan yazarlar/şairler/mucitler/bilimadamları, geçmiş oyunların bazı kullanışlı bölümlerini oyuna dahil etmeleri.(Adam taşıma, Gemiler vs) ve önceki oyunlardaki karakterlere(fakir insanlar, kızılderili ırkı en bilindikleri) yardım etmek yerine Syndicate'de çocukları koruyacak olmak.
« Son Düzenleme: 12 Temmuz 2015, 20:43:13 Gönderen: kaskal »
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”

*

Çevrimdışı Mentor of Assassins

  • *
  • 1965
  • Klavye Suikastçısı
    • Profili Görüntüle
Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #6 : 12 Temmuz 2015, 22:26:04 »
Az önce önyargıdan bahsederken benim AC 2'yi neden beğendiğimle ilgili bilmeden hüküm vermişsin, olmamış. Benim söylediğim, yeni oyunların AC atmosferine sahip olmadığı. Hatta sadece başarısız denemeler olduğu. Seriden tamamen ümidinizi kesin demiyorum. Sadece biraz kuşkuyla yaklaşın. Yanlış hatırlamıyosam Rogue'da çıkabilecek yerli kabilelerle de ilgili bir yazın vardı. Sonuç hüsran. AC 3'ü de severek oynadım bu arada. Hatta ACBF'de birçok yönden gerileme olduğunu düşünüyorum.

Edit: AC 2'nin en başarılı yönünün senaryosu olduğundan da bahsetmemişim gördüğüm kadarıyla.
« Son Düzenleme: 12 Temmuz 2015, 22:57:12 Gönderen: Mentor of Assassins »
Spoiler: Bi rahat bırakın • Göster

Spoiler: Game of Thrones Kardeşliği • Göster


Bazen sadece Microsoft'ta çalışmak istersin...

*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1177
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #7 : 13 Temmuz 2015, 00:03:42 »
Hüküm verme gibi bir durum söz konusu değil aslında hocam. Sadece sen "2015'de AC 2'yi sıkılmadan tekrar bitirebiliyorum. Hala neyin en iyisinden bahsediyosun. Hayal kırıklıklarının mı ?" dediğinde; bu sözden AC 2'yi serinin en iyi oyunu olduğunu düşündüğün anlamı çıkabiliyor.

Rogue'nun yerli kabilesi olayına gelecek olursak da, dönem için büyük bir eksiklik olduğunu düşünüyorum ama oyun için değil. Çünkü ana senaryoda kızılderilileri ilgilendiren pek bir şey yoktu. Buna rağmen Kesegowaase karakterini araya zekice sıkıştırmışlar. Onedia kabilesi de bölge olarak doğru yerleştirilmişti. Eğer oyunun senaryosu yedi yıl savaşlarının daha önceki bir tarihinde geçseydi o zaman kızılderililere daha fazla yer verilirdi diye düşünüyorum. Ama yaptığımız yanlışlardan biri şu ki biz oyunun ana içeriğinin dönem olduğunu düşünüyoruz. Halbuki öyle değil. Bu oyunun amacı tarih öğretmek değil. Belirli tarihlerde yaşamış kişileri bulmaktır ve bunu yaparken biraz da dönemde yaşıyormuş hissi almanın zevki olacağı kanısına varmışlar. Mesela Unity'de de es geçilmiş çok tarihi karakter vardı. Camille Desmoulins oyunda görünmedi ama Danton idama giderken alt yazıda korka Camille diye geçiyordu. Önemli Fransız yazarlar ve casuslar da kağıtlarda geçiyordu. Bunun gibi eksikliklerin hep olacağını düşünüyorum. Mesela Syndicate için o dönemde yaşamış çok fazla önemli karakter var ve günümüze daha yakın bir tarih olduğundan daha çok karakter günümüze ulaşabilmiş durumda. Ama yarısının işleneceğini düşünüyorum. Marx, Engels, Chekhov, Tolstoy, Dostoyevski vs gibi önemli akımlara öncülük etmiş karakterler gene mektuplar ve yazılarda işlenmekten öteye geçilmeyecektir. Aynı şekilde George Armstrong Custer gibi suikaste kurban gitmiş önemli askerler de bunun gibi olacaktır.

Son olarak AC 2'nin en başarılı yönünün senaryosu olduğundan bahsettiğine dair bir şey söylemedim zaten. Genel algıyı kırmaya çalıştım o kadar.
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”

*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1177
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #8 : 16 Eylül 2015, 19:35:42 »
Florence Nightingale doğrulandı.



Şef dedektif Frederick Abberline.

“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”

*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1177
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Victoria Dönemi - Sanayi Devrimi - Tahmini Karakterler
« Yanıtla #9 : 02 Ekim 2015, 14:23:41 »
Yukarıdaki bazı karakterlerin oyuna aktarılmış halleri..

Charles Dickens



Charles Darwin



Alexander Graham Bell



Florence Nightingale



Kraliçe Victoria



Karl Marx



Yeni bilgi..

Karl Marx Soyalizm çalışmalarını sürdürmek için arkadaşı Friedrich Engels ile birlikte Londra'ya gitmiştir. Kaldı ki Engels'in de babasının Fabrikatör olduğu düşünülürse onun da Marx gibi karşımıza çıkmaması için bir sebep yok.
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”