Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler

  • 19 Yanıt
  • 9037 Gösterim
*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1177
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #10 : 29 Aralık 2016, 14:37:55 »
Spoiler: Göster
Öncelikle yazı ciddi anlamda spoiler içermektedir.Filmi izlemediyseniz okumayınız.

Spoiler: Göster

Bende filmi bugün izledim ve film beni tatmin etti.Filme giderken şüphelerim vardı çünkü çok fazla kötü yorum vardı ve bu birazda beni etkiledi.Ama filmin bunların büyük çoğunluğunu haketmediğini düşünüyorum.Oyunları oynamış hikayeyi kavramıs birisi bence filmin ne anlatmak istediğini çok rahat bir şekilde anlar.Kaskal bence çok güzel bir özet geçmiş durumu o yüzden filmin insanların neden anlamadığına deyineceğim.Ki benimde anlamadığım bazı kısımlar var.

İlk olarak nedenini tam olarak bilmediğim bir olay var.Bu olay Altair zamanında hidden blade kullanmak için sol eldeki parmağın kesilmesi bu filmde sağ eldeki parmağın kesilmesi olarak gösterilmiş.İlk başta acaba yanlış mı gördüm diye düşündüm sonra internetten tekrar o sahneye bakınca doğru gördüğümü fark ettim.Bu olay 1492 senesinde yaşanıyor.Ezio bundan 16 sene önce ilk kez hidden blade taktığında bu olay yaşanmıyor.Nedeni ise ezio leonardoya hidden blade götürürken codex götürdü onu çözümletti ve artık eskisi gibi parmak kesilmeden bunun kullanılabileceği şekilde tasarımı codexte yazdıgıydı.O zamanlar kardeşlik olmadığından bu codexlerden diğerlerinin haberleri yoktu.(Yanlışım varsa düzeltin.)Neden sol eldeki parmak değilde sağ eldeki parmak kesiliyor benim görüşüm çok dikkat etmedim(yanlış gördüğümü düşündüğümden) aguiların zaten sol elinde bir blade var ve eski mantıkla çalıştığını düşünürsek sol elindeki parmağıda kesik.Sağ elinde iklnci bir blade takılınca gene eski mantıkla çalıştıgı için gene parmak kesiliyor ama bu olayda bir seremonide yaşandığı için insan zaten bu adamın sol elindeki parmak kesildiğinde suikastcı olmussa neden sağ elindeki parmak kesildiğinde tekrardan bir seremoni yapılıyor.Bu kısım biraz karışık oldu umarım nedemek istediğim anlaşılmıştır.

Ezio demişken kıyafet konusuna gireyim birazda açıkçası bende biraz beğenmedim kıyafeti.Ezioyla aynı yüzyılda geçen bir film ve ikisi arasında kıyafet olarak ciddi fark var.Ben bu kıyafeti ac2deki dükkanlardan alınan boyanmış kıyafetlere benzettim.Daha iyi bir kıyafet tercihi görebilirdik.

Baska bir konu Cal Lynch neden bir pezevenk öldürdüğü için idam ediliyor.Bana çok saçma geliyor.Ben fragmanları izlediğimde aguiları kastettiğini sanmıştım orada.

Abstergoda niye kimse silah taşımıyor.Madem silah taşımamasından şikayetçiler kardeşim ac2de de kimse silah taşımıyordu.Desmond herkesi döverek çıktı oyunun sonunda vidic karargahı bastığında bile silah yoktu.(ki desmondun elma için çok değerli olduğunu biliyor.10 tane silahlı adam yollar kollarından tutup getirirdi ama görmedik.)Silah taşınmama olayına dönersek bu Abstergo şirketi dünyadaki önemli ilaç şirketlerinden bir tanesi ve cal onun rehabilitasyon merkezinde kalıyor.Dışardan bi insan baktığında bu bina niye bu kadar silah taşıyan bir adam görüntüsü göstermemesi için.Binanın belli bölümlerinde elbette silahlı abilerimiz vardır ama göremedik.Rehabilitasyon bölümünde silahlı güvenlik insanı şüphelendirir açıkçası.Deneklerimiz herhangi bir şekilde bu silahlara sahip olup herhangi bir ölüme sebep olmaması için bu silahları göremiyoruz.

Cal kardeşimiz odasındayken bazı abilerimiz onu zorla animusa götürmeye geliyor ve sonrasında deliler gibi bağırmaya başlıyor.Çok saçma geliyor ama ben bunu şu açıdan değerlendiriyorum.Abstergonun amacı deneğin atasıyla senkronize olması ve istediklerine hemen ulaşmak cal bunu istemediği için senkronize olmayı reddediyor ve bunun sonucunda kısmi felç geçiriyor.

Bu olaylar öncesinde ortak alanda cal inançı koruması gerektiği söyleniyor.Zorla animusa sokulunca bu kardeşlerimiz bir masa etrafında küçük bir plan hazırlandığını görüyoruz.(Burdaki olay belki 10snlik bir kısım o yüzden çok anlaşılmıyor.(3.kez animusa girdiğinde çıkan isyan.Bunlar hangi ara plan yaptı hangi ara gelişti bu olaylar?))

Abstergo ya çok ciddi miktarlarda para bağışı yapılıyor ama bunların çerçevesinde elde hiçbir somut sonuç olmuyor.Bu yüzden bu bağışların geri çekilmesi ve başka amaçlar için kullanılması gündemde.Dr.Alan Rikkin elmayı bulmaya yaklaştıklarını Ellen Kaye iletiyor.Bu olaylar sonrasında elmanın bir an önce ele geçirilmesi ve birkaç gün sonraki Londra daki büyük tapınakçı tapınağına getirilmesi söyleniyor.

Rikkin akıllı tabi Cal animusa girmek senk. olmak istemiyor.Ona bunu yapmasını sağlamak için önce biraz muhabbet edip sonra babasının yanına götürüyor ve masaya bir bıçak koyup ikisini başbaşa bırakıyor.Babası annesini neden öldürdüğünü ve inançla ilgili birkaç açıklamada bulunuyor.Cal artık ne istiyorlarsa alsınlarda bende rahat edeyim dercesine babasının yanından gidiyor.Sonra onu bir bölüme götürüyorlar diğer deneklerin olduğu ve cal öldürmeye çalışıyorlar.Abstergo elmaya ulaşmasın diye ama başaramıyorlar.Cal tshirtünü cıkartıp atıp animusu hazırlayın diyip animusa bağlanıyor ve kendi istediği için senk. oluyor.Abstergo elmanın yerini öğrenmiş oluyor.Bu sırada diğer deneklerimiz isyan çıkartıyorlar.

Bu sıralarda Cal anılarından bağımsız olarak anne ve babasını görüyor.(Bu kısmı ben tam olarak anlamadım biri nasıl olduğunu açıklarsa sevinirim.)Burda anne ve babasını görürken başka assassinler görüyor.Bunların arasında arno'da varmış.(Ben dikkatli izlemediğim için göremedim.)Burda annesiyle konuşurken ki anneside bir assassin Cal artık neyin ne olduğunu anlamış oluyor.Bu sırada diğer denekler odaya giriyorlar.Silahları kuşanıyorlar ve gelen güvenlikleri bir güzel öldürüyorlar.(Burda silahları derken geçmiş zamanlardaki kullandıkları silahları)Abstergo hala jobla geliyor.Niye bu deneklere öldürme emri verilmediği için.Rikkin elmanın yerini öğrenince koşa koşa gitti.Güvenlik isyanı bastırmaya çalıştı ama bastıramadı.(BENCE)

Rikkin elmayı bulduğunda kızı Sofia ile Ellen Kaye arasında kısa bir konuşma geçiyor.Bu başarı babanın olucak ama asıl başarı senin ileride sen bize lazımsın.(diyalogu tam hatırlayamadım aklımda kalanlardan yazdım).

Elma ele geçirildi.Londraya konferansa gidildi.Sorun şu Cal Lynch idam edilmişti.Bu arkadaş hangi yollarla Londraya gitti.(?)

Konferansta Sofia neden Cal ın Rikkenı öldürmesine izin verdi sonra neden pişman oldu? Bu olaydan önce Rikken ve Sofia konuşuyor.Konuşmada babası ona sen tapınakçılığı herzaman ikinci planda tuttun.Hep ilk planında bilim vardı diye bir muhabbet dönüyor.Burada da Sofia bi üzüntü sarıyor(diyalogları tam hatırlamıyorum.)Babası konferansa giriyor.Cal geliyor Sofia biraz konuşuyor.Sonra içeri girip Rikken öldürüp elmayı geri alıyor.

Sofia bence burda babasıyla yaşadığı olaydan dolayı Cal ın onu öldürmesine izin verdiğini düşünüyorum böylece Abstergo da yükselebilecek ve istediklerini yapabilecekti.Elmayı geri getireceğim Cal bana bırakın derken Ellen Kaye bakmasından ben bunu çıkartıyorum.

Yazıya başlarken bu kadar uzun yazıp çok detay vereceğimi düşünmemiştim.Aklıma geldikçe uzun uzun yazmısım herşeyi.
Aklımda olup şuan unuttugum ve ekleyemediğim birkaç olay daha var.Aklıma birşeyler gelirse eklerim.

Filmle ilgili son birşeyler söyleyecek olursam bazı dövüş sahneleri keşke oyunlarda da olsa dediğim oldu.Belki gelecek yeni oyunlarda bunun gibi birçok dövüş sahnesi görürüz.Animusla her geçmişe gittiğimizde kartalla bir tur atmamız iyi olmuş biraz fazla uzun tutulmuş sahneler ama genede güzeldi.Birde ne zaman aguiların olduğu dövüş sahnelerinde tam öldürücü darbeyi yapacağı sırada film bize calın animusa bağlı olduğu yerde o son darbeyi yaptırıyor.Burda gördüğü ve yaptıkları herşeyi animus ona yaptırıyor bunu bize göstermeye çalışırken çok fazla abartmıslar.Bütün sahneler böyleydi.Umarım devam filmlerinde böyle olmaz.Oyunlarda günümüz hikayesi biraz kısıtlı olurdu filmin büyük kısmının günümüzde geçmesi beni memnun etti.Ben filme 10/7,5 veriyorum.



Spoiler: Göster
Benim de yazım spoiler içeriyor.


Spoiler: Göster
Ben o parmak kesilme kısmını şöyle anladım. Filmin başındaki kültte Aguilar zaten bir suikastçı yanı sol el parmağı zaten kesik. Master suikastçı rütbesine ulaşınca ikinci hidden bladeini alıyor bu nedenle de diğer elindeki parmağını da kesiyorlar.
Kıyafet mevzusuna gelecek olursak bu Assassinler direk İspanyol Assassinleri değil. Granada yani Endülüs Assassinleri. Kral 12. Muhammed'in emrindeki assassinler. Zaten yüzlerindeki sembollere bakacak olursak arap asıllı olduklarını anlarız (Ki bu benim aklımda tasarladığım çizgi romanın giriş dönemiydi ondan dolayı tarihini bilerek izledim filmi karakterleri falan salondaki herkesten önce tanıdım bu beni baya mutlu etti.) ki AC evreninde suikastçıların çoğunluğu doğudan gelmedir. yani Hindistan'ın Assassinleri, Kudüs'ün Assassinleri, Pakistan'dan göçmüş olan Lousiana'daki voodoo büyüsüyle uğraşan zenci arap assassinler.  Haitililer vs.. Avrupa kısmı daha az. Kıyafetlerinin Ezio'ya benzemiyor oluşu daha fakir bir devlete hizmet ettikleri için denilebilir.
Neden idam edildiği kısma gelecek olursak. Ataları katil olduğu için kendisinde de genetik hafıza olarak benzer özellikler taşımalı yani suç dolu bir hayat yaşadığı için seyirci onu atasına yakın hissedecek. Bunlar dramatik yapıyı oluşturan öğelerdir.
Silah taşımıyor oluşlarının cevabı Callum'un, Abstergo'nun rehabilitasyon merkezinde kalıyor oluşu.  Şöyle de bir durum olabilir. Bu içerde yetişen insanlar bir canavar zaten filmin başında güvenlik güçlerinin lideri söylüyor bunu. Canavar yetiştiriyoruz diyor. Eğer o silahlı adamlardan birinin silahını ele geçirirlerse herkesi öldürüp oradan çıkmaları an meselesi olur.
Olayların nasıl bu kadar hızlı geliştiği kısma gelirsek de Assassinler zaten Callum'u öldürerek tapınakçıların elmaya ulaşmasını engellemek istiyorlardı daha sonra Callum'la iş birliği yapmalarını gerektirdi gelişen olaylar ve birlikte kaçtılar.
Şu kırılma noktasına gelecek olursak. Callum'un inanç uğruna her şeyin feda edilmesi gerektiği düşüncesini anlaması gerekiyordu bu nedenle de Animus içinde Maria'nin kendini feda edişini görerek atasının bundan etkilenmesi ile kendi genetik hafızasını gördü ve tüm ilişkili olduğu Assassinler ortaya çıktı. Annesi ile konuştu arkada Arno göründü, aile üyesi olarak Sophia da kendi atasını gördü. Bundan önce Callum ile konuşmalarında Callum annemi babam öldürdü diyor. Sophia da benim de annemi bir suikastçı öldürdü diyor bahsettikleri kişi aynı kişi olabilir. Yani sophia'nın annesi Callum'un annesi olabilir. Çünkü Alan Rikkin filmin başında eve gelip izliyor olanları. Böyle önemli biri önemsiz iki suikastçı için kendini riske edip de evin yakınına gitmez normalde. Aile bağlarıyla ilgili bir durum olmalı ki sevdiği kadını görmek için geri dönsün kaldı ki Amerikan sinemasından bu aile etkisini bekliyoruz tabi ki. Arno'nun aralarında oluşu da gene oyunla olan bağlantısı olabilir filmin. bizim Unity ve Syndicate'teki günümüz karakterinin Callum'un ailesinden biri olabileceğine işaret ediyor. Yani Joseph Lynch oyundaki günümüz karakteri olabilir sonucu çıkıyor.
Nasıl idam edildiği haberi ile gerçek adıyla Londra'ya gitti sorusunu biraz komik buldum. Çünkü assassinlerden söz ediyoruz. Desmond'un Brezilya'da ki VIP güreş merkezine nasıl girdiğini kendimiz deneyimledik. Yani Assassinlerin giremediği, gidemediği yer yok, olamaz da.
Sophia bir doktor. Şiddeti tedavi etmeye çalışan biri ve filmin sonunda karakter yapısının değişip de Callum'u tedavi ettiğine inandığı sırada babasını öldürdüğü için şiddetin tedavi edilemeyeceğini anladığında kendi içindeki şiddetin oluşumu gerçekten etkileyici. Sophia'nın babasının yerine geçmek istemesi gibi bir derdi yok bu tamamen Spiderman'deki Alistair Smythe karakterinin babası öldükten sonra Spiderman'den intikam almak istemesi gibi bir durum. Ancak bu vesileyle babasının yerine geçerek lider konumuna gelecek. Bu zamana kadar Abstergo'nun en büyük lideri Alan Rikkin idi ve onun öldürülmesi ile bu işin sonunun olmadığını gördük. Ellen Kaye yeni liderimiz ve bu böyle sürecekmiş gibi görünüyor.


Son olarak film analizi yapan bir blog var. AC'nin de analizi olmazsa olmaz. Ben yazıdan çok etkilendim okumanızı kesinlikle öneriyorum.

https://zamaninotesi.wordpress.com/2016/12/24/assassins-creed-film-analizi/
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”

*

Çevrimdışı -Ezio Auditore-

  • Insieme per la vittoria!
  • *
  • 1676
  • Vittoria agli Assassini!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #11 : 07 Ocak 2017, 22:22:19 »
Spoiler: Göster


Filmi bugün izleme fırsatı buldum. Genel olarak filmi beğendim diyebilmeme rağmen tatmin olmadığım noktalar var. Tatmin olmadığım noktaların kimi filme sıradan bir film olarak bakmamdan, kimisi de bir Assassin's Creed yapımı olarak bakmamdan kaynaklanıyor. Önce film olarak beğenmediğim yanları belirteyim:

-Filmde büyük bir kısmı günümüzde geçmesine rağmen günümüz hikayesindeki boşluklar çok fazlaydı. armutyus dostumuz tam da benim takıldığım noktalara basmış. Gerçekten de suikastçılar ne ara böylesine bir plan yaptılar hiç gösterilmedi. Bu kısmın seyirciye bırakılması bence fazlasıyla yanlış bir karar. Filmin iki saatlik dilime sıkıştırılmaya çalışıldığı hissine kapıldım bu yüzden. Ayrıca Callum'un agresif yapısının da yeterince iyi yansıtılmadığını düşünüyorum.

-Jeremy Irons gibi usta bir oyuncu ne yazık ki yeterince kullanılmamış. Evet zaten oynadığı karakter dolayısıyla fazla ön planda olmasını veya sahnelerinin çok olmasını beklemiyoruz ama en azından gözüktüğünde repliklerinin daha vurucu olmasını beklerdim. Eğer yapım ekibinin düşüncesi otoriter bir patron tiplemesi yaratmaksa pek de başarılı bir iş çıkarılmamış maalesef.

-Aksiyon sahnelerindeki müzikleri sevmeme rağmen ambiyans parçalarından pek memnun kaldığımı söyleyemem. Jed Kurzel'in Macbeth filminde çıkardığı kaliteli işten sonra gene oldukça iyi bir çalışma bekliyordum. Kötü olduğunu söyleyemiyorum ama beklentilerim biraz havada kaldı.

Şimdi ise bir Assassin's Creed yapımı olarak beni tatmin etmeyen noktalarına değineyim:

-Callum'a Sophia'nın veya bir başkasının Animus'un gerçekte ne olduğu, nasıl işlediği hakkında detaylı bilgi vermesini beklerdim. Örneğin ilk oyunda Animus'un ne işe yaradığını, nasıl çalıştığını Warren Vidic Desmond'a çok güzel bir şekilde açıklıyordu. Hele o sahnedeki kuşların göç etmesi örneği gerçekten de insanı düşündüren güzel bir andı. Bu tarz bir sahne ile aynı zamanda seriye yabancı olan izleyiciler de sistemin mantığını daha iyi kavrayabilirdi.

-Animus cihazının yanında bulunan silahlar bildiğimiz cam vitrinlerin içerisinde saklanıyor. Abstergo gibi güvenliğe bu kadar önem veren bir kurumun son derece tehlikeli olabilecek deneklere silahları bu kadar yakın bulundurması oldukça garibime gitti. Zaten Cal önderliğinde bir başkaldırı olacağını tahmin etmek zor değildi ve camlarla korunan silahları görünce ilerleyen sahnelerde gerçekleşecek başkaldırının gidişatını tahmin etmek çok da zor olmadı. Ayrıca isyan da bana Stanley Kubrick yapımı Spartaküs filmini anımsattı. O filme dair beğenmediğim tek nokta isyanın başlangıç fitilinin fazla iyi yansıtılmaması ve diğer gladyatörlerin pek bir bilmedikleri Spartaküs'ü neden bir anda lider belledikleriydi.

-Oyun serisine veya çizgi romanlara göndermeler 'çok' azdı. Arkadan bir yerlerden Ezio geçsin falan demiyorum. Ancak Discovery'ye yapılan bir iki gönderme, Baptiste karakteri, Abstergo tesisinin tasarımındaki bazı ince detaylar, çizgi romanlara bir iki ufak dokundurma, klasik Animus koltuğu ve son sahnedeki suikastçılar haricinde easter egg neredeyse yok gibiydi.

-Filmin açılış sahnesindeki Suikastçı Kardeşliği'ne katılma sahnesi hiç hoşuma gitmedi. Kardeşliğinin öğretilerini ve ülkülerini özetleyen sözler yerine Tapınakçı karşıtı bir oluşum olduklarını belirten sözler sarf edilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Ancak parmak kesilmesinin Granada Suikastçıları arasında süregelen bir gelenek olarak yansıtılması beğenimi kazandı.

-Filmde kartal sahneleri gereksiz fazlaydı. Seriyi bilmeyenlerin hayvanı bu kadar çok görünce Suikastçılar ve kartal arasında bir bağlantı olduğunu düşünmesi hariç bu sahneler pek bir işe yaramıyordu. Ancak daha ilk filmden seri hayranlarını etkileyelim demeyip Eagle Vision kullanılmamaları takdiri hak ediyor.

Fazla eleştirmiş gibi oldum ama beğendiğim şeyler de mevcut elbette. İlk Medeniyet, Eagle Vision ve diğer POE'lerin hemen açıklığa kavuşturulmayıp serinin devamına bırakılması iyi düşünülmüş. Şu an film yerden yere vurulduğu, gişede beklenenleri karşılamadığı için 'Acaba devam filmlerinden vazgeçilir mi?' diye düşünmeden edemiyorum. Hayranların çoğu Animus sisteminin değişmesini eleştirmişti, ancak ben bunun doğru bir karar olduğunu düşünüyordum ve filmi izleyince yanılmadığımı fark ettim. Kanama etkisi ve deneğin yetenek kazanımını daha mantıklı bir hale sokuyor. Ayrıca Sophia'nın film boyunca geçirdiği evrim -başka bir tabirle filmin başında ve sonunda iki farklı Sophia görmemiz- beni oldukça etkiledi. Son olarak da Sophia'nın babası Alan Rikkin'e söylediği "Now I am become death. The destroyer of worlds." alıntısı çok hoşuma gitti. Zira bu söz, Bhagavat Gita'da geçmesinden ayrı olarak 'Atom bombasının babası' olarak bilinen Robert Oppenheimer tarafından başarıyla tamamlanan atom bombası deneyinin ardından söylenmişti. Sophia da bu söz ile babasına açık açık sert bir eleştiride bulunuyor.

Filmleri puanlamayı artık mantıklı bulmuyorum ama herhalde bir puan verecek olsam 7-7.5 gibi bir şey verirdim. Film şu anki eleştirilerin pek çoğunu hak etmiyor olsa da devam filmleri gelecekse bu eleştiriler iyi değerlendirilmeli.

I have lived my life as best I could, not knowing its purpose, but drawn forward like a moth to a distant moon; and here at last, I discover a strange truth. That I am only a conduit, for a message that eludes my understanding.

Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #12 : 12 Ocak 2017, 13:01:07 »
Film harikaydi ama ne zaman bittigini anlayamadim ve daha cok assassin sahnesi olmaliydi

*

Çevrimdışı Nizamülmülk

  • Nizamı düstur edinin.
  • *
  • 1278
  • 1092'de kanımız aktı. Sıra onlarda!
    • Profili Görüntüle
    • Kişisel sitem! Beklerim.
    • E-Posta
Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #13 : 15 Ocak 2017, 06:18:35 »
Ben izlemedim sinemada Ankara'da Cinemax'te 3 boyutlu planlıyordum ama olmadı bir sürü iş + sınavlar falan, yeğeni de götürürm dedim onu da sınavları derken sanırım kaçırdım. Rezalet  ::)

*

Çevrimdışı rahman17

  • Originz
  • *
  • 3380
  • Hayatı satın alamazsınız.
    • ICQ Messenger - 10000001
    • MSN Messenger - archdevil19@outlook.com
    • AOL Instant Messenger - kerem_ayvaz@aol.com
    • Yahoo Instant Messenger  - kerem_ayvaz@yahoo.com
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #14 : 16 Ocak 2017, 18:35:13 »
Başka bir konuda daha söylemiş olma ihtimalim var ama burada da söylemek istiyorum.

Balon.

Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #15 : 23 Ocak 2017, 15:06:18 »
Adamın kolları çok ince durmuş kıyafette daha çok kıza benzemiş daha güzel bir kostüm yapılabilirdi veya daha yapılı biri ile (adamın vücudunu görmedim)  tayt gibi yapışmış kolları omuzları dar gibi gözüküyor

Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #16 : 23 Mart 2017, 15:07:29 »
Spoiler: Göster
eğer 2. bir film yapılacaksa  2 yıl içinde yapılsın oyunla film tamamen farklı bi kere eagle vision yok pek tatmin olmadım ama cal ın annesi ile konuştuğu sahnede tüylerim diken diken oldu[

*

Çevrimdışı Emrehan141

  • I serve, I win. Now I rest.
  • *
  • 4639
  • Work in the Dark to Serve the Light
    • Profili Görüntüle
Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #17 : 23 Mart 2017, 21:05:41 »
Biraz geç olacak ama bende yazayım.

Bence filmin en büyük eksikliği kandı. O hidden blade adamı kesince onu hissedemiyorsun resmen.

Benim için diğer kötü yanı ise 3d olmasıydı. İzlediğim sinemadan kaynaklanıyor büyük ihtimalle aksiyon sahneleri ve atlamalı hoplamalı sahnelerde hep leş bir görüntü oldu. Çıktığında Full HD tekrar izleyince daha net karar verebilirim onlarla ilgili.

Genel olarak filmde sonuçta Assassin's Creed filmi, NE KADAR KÖTÜ OLABİLİR Kİ? Birbirine hidden blade atan 3 tane suikastçı görünümlü bebek koysalar yine beğenirdim.  ::)

*

Çevrimdışı RenaissanceAssassinEzio

  • *
  • 10
  • Vittoria Agli Assassini !
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #18 : 18 Nisan 2017, 12:28:08 »
hayır ben izledim ve berbat hiçbir assassin's creed oyunundan alıntı yok ama Altair veya EZİO efsanelerinden film yapılırsa muhteşem olur.
İnşallah ikinci filmde bunlardan biri karakter alınır..


*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1177
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Assassin's Creed Filmi Hakkında Yorumlar Ve Düşünceler
« Yanıtla #19 : 24 Nisan 2017, 20:02:14 »
Hiçbir oyundan alıntı yok derken?
Spoiler: Göster
eğer 2. bir film yapılacaksa  2 yıl içinde yapılsın oyunla film tamamen farklı bi kere eagle vision yok pek tatmin olmadım ama cal ın annesi ile konuştuğu sahnede tüylerim diken diken oldu[


Kartal görüşü olmaması filmi kötü yapmaz, katılmıyorum buna. İkinci filmi bekle muhakkak kullanacaklardır. Hepsini ilk filmde kullanırlarsa izleyiciye nasıl yeni bir şey verecekler.

Biraz geç olacak ama bende yazayım.

Bence filmin en büyük eksikliği kandı. O hidden blade adamı kesince onu hissedemiyorsun resmen.

Benim için diğer kötü yanı ise 3d olmasıydı. İzlediğim sinemadan kaynaklanıyor büyük ihtimalle aksiyon sahneleri ve atlamalı hoplamalı sahnelerde hep leş bir görüntü oldu. Çıktığında Full HD tekrar izleyince daha net karar verebilirim onlarla ilgili.

Genel olarak filmde sonuçta Assassin's Creed filmi, NE KADAR KÖTÜ OLABİLİR Kİ? Birbirine hidden blade atan 3 tane suikastçı görünümlü bebek koysalar yine beğenirdim.  ::)

Bence yeterli miktarda kan efekti vardı. Callum'un küçüklüğünde de dövüş sahnelerinde de. Ancak istediğin şey vahşet ise yanlış filmi seçmişsin.
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”