Assassin's Creed Origins İle Serinin Kesiştiği Nokta

  • 22 Yanıt
  • 7549 Gösterim
*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1172
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Assassin's Creed Origins İle Serinin Kesiştiği Nokta
« Yanıtla #20 : 26 Temmuz 2017, 14:40:17 »
Hocam ellerinize sağlık bu kadar geç cevap verdiğimiz için ayrıca özür diliyorum. Sosyal yaşam krizleri, tatil vesaire derken pek bakamadım konuya. Yazdıklarınız çok etkileyici ben çizgi romanların seri ile bu kadar yakından alakalı olduğunu bilmiyordum bu nedenle günümüz kısmı biraz tahminlerde kalıyordu. Şimdi yazdıklarınızı okuduğumda aklıma tonlarca şey geldi. Bazılarımız çizgi romanlara ulaşamıyoruz ya da dil yetersizliğinden okuyamıyoruz. Bu tarz gelişmeleri zaman buldukça bir konu açarak bizimle paylaşabilirseniz çok seviniriz. Ben kendi adıma istiyorum sizden bunu. Keşke diğer arkadaşlar benden önce yazsaymış umarım yazıyı okursunuz. Yazıya gelecek olursak.

Charlotte De La Cruz'un neden Juno'nun yanında olduğunu şimdi çok net anladım. Isu'culardan daha önce haberim yoktu. Juno'nun babasının başına gelenlerle de ilgili bir bilgim yoktu bu şu açıdan iyi oldu. Her iki karakter de Desmond'un çocuğu da Juno da babası için savaşıyor anlamına geliyor. Sophia Rikkin de öyle. Yani babalar hristiyan dininde father peder olarak da geçer ya sanırım biraz bu kutsal babalık ile ilgili yani üçünün de inancı aslında tek bir gerçek baba ile ilgili denilebilir. Juno'nun inandığı tanrı, Anlayışın babası ve Evrenin kurucusu/ kurtarıcısı diyebiliriz bu babalara. Juno da biliyorsunuz Yunan mitolojisinde Zeus'un karısı Hera'dır. Bu durumda babası da Kronos'tur. Yani zaman. Zamanı yok etmeye daha doğrusu kendi yaşamlarını uzatmaya çalışan insanlara karşı savaşıyor demektir Juno. Mısır mitolojisinde de yazımızda bu konuya biraz değindik. Kronos'un da Roma mitolojisindeki adı Satürn tabi yani dediğiniz doğru emin olabilirsiniz. Koh-i-noor'u neden ele geçirmek istediğini anladım ve bunu Koh-i-noor'un bulunduğu yerlerle kıyasladım. Mesela Chronicles İndia'daki İlk Afgan Savaşı sizin de belirttiğiniz 1930'larda İspanya'da oluşu. İspanya İç Savaşı'nda kullanıldığını düşündürtüyor. Otso Berg'in etkileyici bir lider ve baba olduğunu düşünüyorum. Bak bir baba daha buldum.  :)  Suikastçıların Tapınakçılarla birleşmesi durumu beni çok mutlu etti. Unity'de de etmişti. Şu Juno'nun sürekli bir beden arayışı durumu biraz Voldemort'a benziyor. Voldemort'un da evren içinde safkanlığı önemseme durumu söz konusu yani bir faşist bu da aklıma Juno'nun belki de 1940'lı yıllarda Hitler'in bedenine girdiğini ve Hitler'in aslında Juno olduğu düşüncesini getirdi. Bu şekilde karşımıza çıksa çok hoşuma giderdi. Önce güçlü insanlara güçsüzleri öldürtüp daha sonra güçlüleri ortadan kaldırmayı düşünüyor olabilirmiş. Gene de cennet parçaları'nın güçlerini bir karşılaştırmak gerek. Yani elmalar daha mı önemli? Neden önemli? Koh-i-noor, Ankh ve Kılıçları birbirinden ne ayırıyor işlevleri ne? Kefen'in bu kadar cennet parçası ve fragment içinde yeri ne olacak? Bunlar çizgi romanlarda anlatılıyorsa paylaşmanızı isteriz. Yakın bir zamanda cennet parçaları ve diğer nesneler ile ilgili bir konu açabiliriz forum olarak. Takipte kalın.
Eğer Voldemort falan ne alaka ne zırvalamış bu adam diyorsanız yazıyı şu şekilde bitireyim. Karayip Korsanları'nın son filminde Poseidon'un üç dişli mızrağı aranıyordu. Ve tabi bu dişler parçalanabiliyordu da. ;D
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”

*

Çevrimdışı onerism

  • *
  • 24
  • Tarafını seç!
    • Profili Görüntüle
Ynt: Assassin's Creed Origins İle Serinin Kesiştiği Nokta
« Yanıtla #21 : 02 Ekim 2017, 19:38:17 »
Bahse varım o kefenle juno deney tüpündekileri canlandırması mutlak,desmond belki arkadaşları tarafından ilerleyen bölümlerde diriltiliceği ve başka bir cennet silahıyla junoyu durdurucağı kanaatindeyim

*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1172
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Ynt: Assassin's Creed Origins İle Serinin Kesiştiği Nokta
« Yanıtla #22 : 03 Ekim 2017, 14:18:35 »
Şimdi günümüz kısmında Desmond sadece bir insan, seçilmiş kişi olmadığı için canlandırılması gerekmiyor. Suikastçılar inançları doğrultusunda her şeyi feda edebilir bunu Film'de Callum'un ailesinden anlayabiliyoruz. Tapınakçılar da inançları uğruna her şeyden vazgeçebilir. Bunu da Unity'de Elise bize gösterdi. Kefen'i kullanarak Juno babasını diriltmeyi amaçlıyor olabilir ve kocası Aita ile arasında bir seçim yapması gerekecek gibi görünüyor ya da kendini dirilterek insanlıktan öcünü alacak. Bu noktada Sage'leri de karşısına alması gerekecek. Başka bir açıdan da suikastçılar diğer cennet parçaları gibi kefeni yok etmek istiyor ki bu eylemlerden herhangi biri gerçekleşmesin. Tapınakçılar, insan iradesini kontrol altına alarak onları köleleri yapmayı amaçlıyor. Zaten bütün oyunların yapısına bakacak olursak kölelik hep ön plandaydı. Şimdi de Mısır. Bu bir rastlantı olamaz. Şimdi bir de Juno'nun taraftarları ortaya çıktı onlar da tapınakçılar ile suikastçılarla savaşıyor ve başlarında Desmond'un oğlu olduğunu düşündüğümüz çocuk var. Kaldı ki yeni oyunda Animus'a bağlanan kişi o olmak zorunda. Günümüz hikayesinde çocuk ile oynayabiliriz. Otso Berg ve Suikastçılar birleşti ve Juno taraftarları ile tapınakçılara karşı birlikte savaşacak gibi duruyorlar. Güneş meselesi var bir yandan da bu varlığı da Mısır teması ile bize anlatmayı amaçlıyorlar. Yani Güneş tanrısı Ra. Ankh, Aset asası, Mızrak vesaire Ra'yı durdurabilecek nesneler. Ra ile Juno'nun birlik olma ihtimali de söz konusu. Bekleyip göreceğiz.
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”