Assassin's Creed - Voynich El Yazması

  • 0 Yanıt
  • 1861 Gösterim
*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1172
  • Barut - İhanet - Entrika
    • Profili Görüntüle
Assassin's Creed - Voynich El Yazması
« : 04 Ekim 2017, 19:35:34 »

"Bilmediğim bir dilde yazılmıştı ve çizimlerle doluydu. Tuhaf bir rüyadan fırlamış bitki ve hayvan çizimleri."
Le Chasseur el yazmasını tanımlıyor, 1752.

Voynich El Yazması

İlk Medeniyet dilinde yazılmış çizimlerle dolu bir kodeks ve bir Cennetin Parçası'ydı.

Tarihi

Çoğu kişi hatalı bir biçimde eserin 1405 dolaylarında yazıldığını düşünüyordu, ancak eser çok daha önceden
ortaya çıkmıştı. Önceleri Kutsal Roma İmparatorluğu'nun imparatoru II. Rudolf'un elinde bulunan el yazmasının
dört sayfası, 18. yüzyılın başlarında Jamaika Valisi Peter Beckford'un eline geçti. Sayfalar Beckford'un
malikanesinde çalındıktan sonra, Karayip'in dört bir yanına dağıtıldı. Ancak daha sonra Suikastçı
Edward Kenway 1715 ve 1722 yılları arasında sayfaları topladı.

Daha sonraki yıllarda hem Suikastçılar hem de Tapınakçılar el yazması ve gizemli Öncü Kutu arasındaki
bağlantıyı keşfettiler: Öncü Kutu, el yazmasının akıl almaz içeriğini çevirmeyi sağlayacak tek aygıttı.
Mucit Benjamin Franklin kutuyu yıldırım sayesinde elektriklendirerek iki eseri bir arada kullanan ilk insan
oldu. Bu deney sırasında Shay Cormac; Portekiz Lizbon'daki Carmo Rahibe Manastırı'nda gizli bir İlk Medeniyet
Tapınağı olduğunu keşfetti.

Shay Davenport Çiftliği'ne döndükten sonra Achilles Davenport'un malikanesinden, Suikastçılar bir Tapınak'ı
daha keşfedip bir başka depreme sebep olmasın diye el yazmasını çaldı. Ancak tam Çiftlik'ten kaçacakken
Louis-Joseph Gaultier tarafından vuruldu ve uçurumdan düştü. Bir süre sonra Tapınakçı George Monro Shay'i
buldu ve el yazmasını aldı. Shay'i kurtaran ve Finnegan çiftinin bakımına bırakan Monro el yazmasını kendine
sakladı.

1757'de Albay Monro artık Tapınakçı olduğuna inanarak Shay'e güvendi ve el yazmasını sunarak sırlarını
keşfetmesiyle görevlendirdi. Sonraki yıl Albany'ye yapılan saldırı sırasında Shay, Monro'yu Kesegowaase ve
yerli müttefiklerinden korumak için girişimde bulundu. Görevini tamamlayınca Monro'ya el yazmasını verip
Morrigan'a gönderdi, kendisi ise Frederick Limanı'nda kalıp Kesegowaase ile savaştı. Kesegowaase,
Shay tarafından öldürüldü ancak ölmeden önce Suikastçı Liam O'Brien'ın Monro'yu öldürdüğünü ve el yazmasını
çaldığını söyledi.

1759'da Hope Jensen ve Liam'ın, Benjamin Franklin'in deneyini yinelemeleri üzerine Suikastçılar bir başka
Öncü Tapınak çıkarması için hazırlanmaya başladılar. Arktik'te bir Tapınak bulunduğunu keşfettiler.
Tapınak'ta gerçekleşen uzun süreli bir kovalamacadan sonra Liam öldü ve Shay el yazmasını tekrardan Tapınakçı
Tarikatı'na kazandırdı.

1839'da Hint Suikastçıları'nın Mentoru Hamid, Arbaaz Mir'i, Koh-i-Noor elması hakkında detaylı bilgiler
içeren bir haritayı bulmakla görevlendirdi. Ayrıca bu sırada Voynich El Yazması'nın İngiliz Tapınakçıları'nın
eline düşmesini engellemeye çalışıyorlardı.

2013'te Abstergo Sanayi, 15. ve 16. yüzyıllarda yaşamış Avrupalı insanların anılarını yaşamakla
görevlendirilmiş anı araştırma çözümleyicilerini, Animus seansları sırasında Voynich el yazmasını aramaları,
özellikle de İngiliz filozof Roger Bacon ile eser arasındaki bağlantıyı keşfetmeleri için uyardı.

Ek Bilgiler

- Voynich el yazmasının II. Rudolf'a John Dee tarafından satıldığı düşünülmektedir. Bir başka teori ise
Kristal Küre sayesinde İlk Medeniyet üyeleriyle konuşabilen Edward Kelley'nin el yazmasını yazdığı yönündedir.

- Arbaaz'ın ele geçirdiği harita Koh-i-Noor'un, iki Cennetin Elması'nın, Hafıza Mührü'nün ve Brütüs'ün
Kolezyum Geçidi'nde bulunan sembollerinin çizimlerinin yanında Voynich El Yazması'nın Folio 70r ve 75r
numaraları sayfalarını da içeriyordu.

Çeviri için Gökhan Uçar'a teşekkür etmeliyiz.
“Eğer dünyada ölümün kendi paylarına düşen kısmıyla ve müthiş trajedileriyle, her günkü kahramanlıklarıyla, emperyalizme bitmez tükenmez darbeler indirerek, dünya halklarının artan nefretiyle emperyalizmin güçlerini parçalamak için iki, üç daha fazla Vietnam gün ışığına çıksaydı, geleceğe daha güvenli bakabilirdik!”