Assassin's Creed'in Sıradaki Oyunu İle İlgili Başka Bir Sızıntı

  • 4 Yanıt
  • 1420 Gösterim
*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1091
  • Özgür yarınlara...
    • Profili Görüntüle

Ubisoft Milan stüdyosu tasarım sanatçısı Michele Nucera, Viking temalı "Assassin's Creed Ragnarok" başlıklı bir konsept yayınladı. Nucera, bu görüntünün yalnızca kişisel bir proje olduğunu belirtiyor. Gene de çalışmaya bakıldığında bayraklardaki simge Origins'in açılışındaki loading simgesine de çok benziyor. Ayrıca Vikinglerin yeri AC evreninde ayrıdır Juhani Otso Berg seriye templar olarak girmiştir ancak kendi hikayesini dinlediğimizde bunun nedenini anlarız; Juhani acımasız kişiliğine rağmen zalim bir insan değildi. Juhani kızı için çok şey yaptı ve güvenliğini garanti altına almak için büyük bir özveride bulundu, hatta kızını ağlatan bir Abstergo ajanını öldürdü. Otso Berg, William Miles'ı yakalama emrine karşı çıkıp İngiliz Templar Laetitia'ya karşı durmuştur. Daha sonra Laetitia, Otso'ya kızını korumak istemediğini söyleyerek onu suçlamıştır. Juhani, Templar göreviyle meşgulken, kızıyla vakit geçireleceğinden emin olmuştur ve kabul etmiştir. Hatta Viking atasının anılarını keşfederken, atasının vahşetinde çaresizlik ve utanç duyup masum insanları ve esirleri acımasız bir şekilde öldürmekten rahatsız olmuştur.

Kimliği belirsiz bir Viking yağmacı, 793'te Lindisfarne'daki Viking baskınına karışmıştır.

"It was Summer. Good sailing weather. The monastery was a centre for religious studies and we crashed into the city like a tidal wave."

"Mevsim yazdı, denize açılmak için iyi bir havaydı, manastır dini çalışmalar için bir merkezdi ve şehre bir gel git dalgası gibi düştük."
-Juhani Otso Berg, atasının anılarını utançla Violet de Costa'ya anlatıyor. 2014

Baskın sırasında Viking yağmacı bir Sakson savaşçısını yenerek klana katılma fırsatı sundu. Bu sırada Sakson savaşçısı Vikinglerin Tanrı'sının halkını terk ettiğini ve hiçbir şeyin kaosla elde edilemeyeceğini dile getiriyordu. Viking yağmacı Ona acımak için bir an bile düşünmeden onu öldürdü.

Juhani'nin İbranice adı Yochanan'dır ve "Tanrı'nın merhameti" anlamına gelir. Kökü Fince'ye dayanır. Otso ayı, Berg de dağ anlamına. Fince, üç Ural dilinden biridir ve Almanca değildir. Muhtemelen, Finlandiya; Viking kökenlidir. Güney Finlandiya'dan gelirse, İsveç'ten gelen bir Finno-Swede, yani Viking atası olma ihtimali daha yüksektir. Assassin's Creed Rogue'de Juhani Shay'in giydiği giysiyi, atasının giysilerine benzetir ve aynı zamanda giyside bir Yggdrasil amblemi vardır.



Berg, Inner Sanctum'un bir üyesi olan bilinen bir Black Cross'dur ve önceki Black Cross'lar Inner Sanctum'un bir parçası olmaksızın kiralık katil olarak işlev görmüştür. Berg, kalan Assassinleri avlamak için özel olarak eğitilmiş bir Templar saha ajanıdır. Günümüz hikayesi Otso Berg'in üstüne çekilmişken biz de Viking temalı bir oyunun ihtimalini düşündük. Protagonist'in Otso ya da kızı olacağı bir AC oyunu bizi bekliyor olabilir. Assassin's Creed Origins'te bulunan zırh setlerinden birinin Kuzey bölgesine ait olduğu ve üzerinde tartan sembollerinin yer aldığı bir Kelt giysisi olduğu unutulmamalı. Bu da yeni oyuna doğru bir ipucu olabilir.



Northern Realm

Coastal Realm

Ağır Spoiler
Spoiler: Göster
Günümüz hikayesinde Otso'nun suikastçılar ile anlaşması ve Origins ile William'ın dönüşü de bizi bu düşünceye götüren etmenlerden biri.


Son olarak konsept çalışması ile ilgili kısaca konulaşım. Ragnarok adı altında paylaşıldığı için biraz bunun üstünde durduk. Ragnarok  kıyamet anlamına geliyor Nors mitolojisinde. Valhalla'ya yolculuk (her gün savaşılıp akşam aynı sofraya oturup yemek yenilen Viking cenneti) ve Midgard felaketi (kızıl bir ejderin her yeri yakıp kavurması) için bir uyarı. Tanrıların birbirlerini öldüreceğine, birkaçının sağ kalabileceğine ve yeni tanrıların doğacağına inanılıyor. Origins ile birlikte iyi, kötü, güçlü, adaletli tanrılara tanık olduk. Şimdi de Nors kültürü ile birlikte yeni tanrıları yaratıp öldürüp üçüncü oyuna İsa'nın doğumu ve tek tanrılı dinin başlamasına bir hazırlık yapılıyor gibi düşünüyoruz. Siz de fikirlerinizi paylaşırsanız çok seviniriz.

« Son Düzenleme: 05 Şubat 2018, 21:22:48 Gönderen: kaskal »

*

Çevrimdışı armutyus

  • *
  • 902
  • Kaç Saniyen Var?
    • Profili Görüntüle
    • Yohan Lorm
    • E-Posta
Uzakdoğudansa bu seçeneği tercih ederim ama keşke devam oyunu gelse. Sıkıldık sürekli karakter değiştir, hikaye değiştir.

*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1091
  • Özgür yarınlara...
    • Profili Görüntüle
Aramızda kalsın armutyus hocam ben de böyle düşünüyorum. Bayek konusunda sabit kalırlar mı bilemiyorum ancak üçleme dedikleri için herkesin kafasında farklı şeyler canlandı. Bir karakter üzerinden üç oyun, Bir hikaye üzerinden üç oyun ve Bir coğrafya üzerinden üç oyun gibi çeşitli şeyler düşünüldü. Gönül ister ki Origins ile ortaya çıkan Hidden Ones dünyaya yayılsın. Ama bunun olması için bazı inançların öldürülmesi gerekli sanırım. Belki bu yüzden farklı inançlara bağlı olan yeraltı tarikatlarına son verilmesini göstermek istiyorlar. Yani Mısır da Eski Uygarlıklar Tarikatı'nı yok ettiler ancak Roma'ya uzandığı ortaya çıktı. Roma'dan barbarlara gitmesi çok olası görünüyor. Uzak Doğu ve Kuzey ırklarını For Honor'da dövüş mekanikleri ile deneyip sonra da Dynasty ve Ragnarok adı ile iki sızıntı verildiği için Kuzey ve Uzak Doğu oyunu gelmesi mümkün ancak Roma'dan seriyi bağlamak zorunda olduklarından Viking kültürü daha olası.

*

Çevrimdışı armutyus

  • *
  • 902
  • Kaç Saniyen Var?
    • Profili Görüntüle
    • Yohan Lorm
    • E-Posta
Yani illa ki bir yerlerden bağlıyorlar ama ben sürekli farklı karakter görmekten sıkıldım. Biraz karakterle bütünleşmek istiyorum. Altair ve Ezio da yaşadığım gibi. Böyle sürekli üstünkörü geçiyoruz, sevmiyorum böyle olunca.

*

Çevrimdışı kaskal

  • *
  • 1091
  • Özgür yarınlara...
    • Profili Görüntüle
En güzeli Desmond'u rahat bırakıp sadece dönemlerdeki ataları değiştireceklerdi başka insanların kan tüpleri ile zaten başkalarının anılarını da yaşayabiliyoruz artık çok sorun çıkarmazdı böylece. Desmond'u sevmiştik de. Onun için endişelenip sevinebiliyorduk. Hikayede de Şimdi oğlunu falan devreye sokarak vefa borcu ödeyelim istiyorlar herhalde. Bu noktadan sonra Layla'yı Otso'nun kızı ya da Desmond'un kardeşi falan yaparlarsa biraz tebessüm uyanır ve sahip çıkar herkes ama çok da karman çorman bir hal alır.

Ana karakteri bireyden çok inanış formuna sokmaya çalışıyorlar anladığım kadarıyla.