Tapınak Şövalyeleri Tarihçe - Bölüm III

  • 0 Yanıt
  • 1015 Gösterim
*

Çevrimdışı Ruknud-Dīn Khurshāh

  • *
  • 30
  • Gaz Maskesiyle Gül Koklamam!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Tapınak Şövalyeleri Tarihçe - Bölüm III
« : 16 Şubat 2012, 15:45:59 »
Kral IV. Philippe, daha önceden kendisine bağlı yerel makamlara gizli ve mühürlü bir emirname yollamış, tutuklamaların aynı anda tüm Fransa çapında yapılmasını istemişti. Emir, harfiyen uygulandı. Yine de belli sayıda Templiyer bu tutuklamalardan kurtulabilmişti. X

 

18. yüzyıldan kalma, bir belgede şu yorum yapılmaktadır:

“Birçok savaşçının yorgunluğa, kayıplara ve felaketlere rağmen inançlarını ispatladığı bu savaş, tapınakçılar için ganimet elde etmek ve ün kazanmak için bir fırsat oldu. Birkaç göz alıcı eylemle kendilerini gösterdiyseler de, yağmalamalardan elde ettikleri ganimetlerle zenginleşmeleri, ihtişamlı  bir prensle bile rekabet edecek kadar kibirli olmaları, Haşhaşilerin Dağların Yaşlı Adamı adındaki kralı ile işbirliği yapmaları sonucunda, amaçları şüphe olmaktan çıktı.” IV

 

Sorgulama süreçleri boyunca türlü işkencelere maruz kaldıkları gerçeği de, yine Haçlı seferlerini geçekleştiren zihniyetin, kendinden olanlara da nasıl davranabileceklerinin bir örneğidir. Bu iddiaların gerçek olması ya da işkence altında zorla söylettirilen yalanlar olması önemli değil. Bunları, Haçlı zihniyetinin kendi içinde bile ne kadar acımasız olabileceği yönünden ele almak lazım. Bunu hem Kilise ve Fransa Kralının, hem de şövalye tarikatının bakış açısı ile söyleyebiliriz.

 

Sonuçta 1312’de toplanan Viyana Konsülü’nün kararıyla Tapınakçılık tüm Avrupa’da yasaklanmış, yakalanan üyeleri cezalandırılmıştır. Papa V. Clement’in 22 Mart 1312’de yayınladığı ve tarihe “Vox in excelso” adıyla geçen fermanıyla tarikat dağıtılmış ve -kağıt üzerinde- resmi olarak tarihten silindiği kabul edilmiştir. IV

 

Yazarın notu

Yukarıda belli sayıda Templiyerin tutuklanmalardan kurtulabildiği belirtilmişti. Bunların gittikleri yerlerde bazı örgütlenmelerin içine sızarak varlıklarını devam ettirdikleri yönünde tahminler vardır. Ancak giriş bölümünde belirttiğim gibi bu konular sitemizin amacının dışında kalıyor.

 

 (NOT:ilk yazıda belirttiğim gibi yine belirtiyorum bunları ben yazmadım sadece okudum...ve sizle paylaştım yazan arkadaşa teşekkür ediyorum.)

Kaynaklar:

(I)     İslam Ansiklopedisi, Cilt 14, S.525-546, İstanbul 1996
(II)    Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinlerin Küresel Efendileri, S.23, - Atilla Akar, Timaş Yayınları, İstanbul 2003
(III)   Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinlerin Küresel Efendileri, S.25, - Atilla Akar, Timaş Yayınları, İstanbul 2003
(IV)   harunyahya.org
(V)    Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinlerin Küresel Efendileri, S.26, - Atilla Akar, Timaş Yayınları, İstanbul 2003
(VI)   Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinlerin Küresel Efendileri, S.35, - Atilla Akar, Timaş Yayınları, İstanbul 2003
(VII)  Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinlerin Küresel Efendileri, S.36-37, - Atilla Akar, Timaş Yayınları, İstanbul 2003
(VIII) Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinlerin Küresel Efendileri, S.42-45, - Atilla Akar, Timaş Yayınları, İstanbul 2003
(IX)    Geçmişten Günümüze Masonluk Tarihi, S.94 - Emre Avşar, Nokta Kitap 5. Baskı
(X)      Derin Dünya Devleti Gizli Doktrinlerin Küresel Efendileri, S.39, - Atilla Akar, Timaş Yayınları, İstanbul 2003
Ya Rabbi! Seni kendime vekil yapıyor; azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin uğrunda savaşıyorum. Ya Rabbi! Niyetim halistir; bana yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret!

Sultan Alparslan