Çerkez Ethem

  • 0 Yanıt
  • 2805 Gösterim
*

Çevrimdışı kaller

  • *
  • 273
  • Lavaboluğu Sevmem Ciddiyete Bayılırım ! :D
    • Profili Görüntüle
Çerkez Ethem
« : 27 Haziran 2012, 14:10:04 »

Çerkez Ethem (d. 1885, Bandırma - ö. 1950, Amman) Kurtuluş Savaşı'nda Kuva-yi Milliye döneminin halk önderlerinden biridir.

1880 yılında Bandırma'da doğdu. Bandırma'nın bir köyü olan Emreköy'e yerleşmiş Şapsığ Çerkes boyundan, Ali Bey'in beş oğlunun en küçüğüydü.

Ağabeyleri, İlyas ve Nuri beyler, Rum eşkıyalarıyla çarpışırken ölmüşler, Reşit ve Tevfik beyler de 1901 ve 1902 yıllarında Harbiye'yi bitirerek subay

çıkmışlardı. Reşit Bey çeşitli cephelerde çarpıştı. 1919'da Meclisi Mebusan'a Saruhan (şimdiki Manisa) Milletvekili olarak katıldı. Oradan Birinci TBMM'ye

geçti.

Çerkes Ethem, evden kaçarak Bakırköy Süvari Küçük Zabit Mektebi'ne girdi. Balkan Savaşı'nda Bulgar cephesinde yaralandı. Kıdem zammı ve madalya

aldı. I. Dünya Savaşı'nda Eşref Kuşçubaşının yönettiği Teşkilat-ı Mahsusa ile birlikte İran, Afganistan ve Irak'a yapılan akınlara katıldı. Yaralanarak

savaş sonunda köyüne çekildi.

15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgali üzerine, vatan savunmasına başlamak için vurucu güç olarak Kuvva-yı Seyyare'yi kurdu ve "Umum Kuva-yi Milliye

Komutanı" ve Ankara'daki 20. Kolordu'nun Komutanı olan Ali Fuat Paşa ile istişare ederek İngiliz ve Yunan birliklerinin ilerlemesine karşı gerilla

operasyonları düzenledi.

Düzenli ordu kurulana dek TBMM'ye karşı girişilen ayaklanmaları bastırdı. Anzavur Ayaklanması, Çopur Musa Ayaklanması ile Gerede ve Yozgat

isyanlarını bastıran Çerkez Ethem'in isyancıları yargılamadan derhal infaz etmesi TBMM üyeleri ve İstiklal Mahkemeleri tarafından onaylanmıyordu.

1920 yılının sonunda 20. Kolordu ve Komutanı Ali Fuat Paşa ile birlikte Gediz Muharebeleri'ne katıldı ve TBMM kuvvetleri, Gediz'i geri alarak, İzmir'in

İşgali'nden sonra ilk defa Yunanlıların işgal ettikleri bir bölgeden geri çekilmelerini sağladılar.

Gediz Muharebelerinden hemen sonra Albay İsmet İnönü'nün Garp Cephesi komutanı tayin edilip, kendi kuvvetlerini kuşatmasına tepki olarak TBMM'ye

çektiği ağır ifadelerle dolu telgraf sonrası "vatan haini" ilan edilince, emrindeki birliklerin önemli bir kısmını teçhizatlarıyla birlikte TBMM kuvvetlerine

teslim ederek, kendisine bağlı yaklaşık 40 adamıyla birlikte Yunanistan üzerinden Almanya'ya giderek tedavi oldu. Daha sonra oradan da Ürdün'e geçti

ve 1950 yılında Amman'da vefat etti.

KAYNAK : http://tr.wikipedia.org