tunguska patlaması

  • 2 Yanıt
  • 4220 Gösterim
*

Çevrimdışı altidore

  • *
  • 1936
  • hobaleeyy :D 1 aylık forum yasağım. geri döndüm :D
    • Profili Görüntüle
tunguska patlaması
« : 17 Temmuz 2012, 17:11:31 »
tunguska patlaması Staff Of Eden'ı yok etmeyi denerken olmuştur.
Tunguska olayı, 30 Haziran 1908 günü sabah saat yaklaşık 7:45 sularında Sibirya'nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında oluşan büyük gök patlamasının adıdır.

Patlama 10-15 bin tonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğerdi. Kesin olmayan verilere göre patlamanın nedeninin, bir kuyrukluyıldız parçasının ya da meteorun Yer'e çarpması olduğu sanılmaktadır. Cismin atmosfere yaklaşık 100.000 km/sa hızla girdiği ve ağırlığının 100.000 ile 1.000.000 ton arasında olduğu varsayılmaktadır.

Patlama bölgesi ilk olarak Rus bilim adamı Leonid Alekseyeviç Kulik tarafından 1927-1930 yılları arasında incelendi. Olayı uzaktan gözleyenler önce bir ateş topu gördüklerini ve ardından yer sarsıntısıyla birlikte, güçlü sıcak rüzgarların oluştuğunu söylediler. Avrupa'daki sismograflar, patlamanın neden olduğu sismik dalgaları saptadılar. Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü. Cisim atmosferde buharlaştığından çevreye çeşitli gazlar yayılmış ve olaydan belli bir süre sonra bile Sibirya ve Avrupa'da geceleri gökyüzünün parlak bir renk almasına neden olmuştur.



vikipedi'den alıntıdır.

*

Çevrimdışı tanzim

  • *
  • 34
  • Assassin
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: tunguska patlaması
« Yanıtla #1 : 01 Ekim 2012, 15:30:46 »
Tunguska Patlaması
   Kategori: Uzaylılar
0


30 Haziran 1908 tarihinde saat sabah 7.17’de Sibirya’nın üzerindeki atmosferde yaklaşık beş mil yükseklikte dev bir patlama oldu. Patlama altındaki ormanı yakıp yıktı ve yirmi millik bir çap içindeki bütün ağaçları devirdi. Elli mil ötedeki insanları yere yıkıp pencereleri patlattı. Yüz mil ötedeki tanıklar, patlamanın devasa büyüklükte siyah bir kül bulutu yarattığını ve ardından korkunç bir kükremenin duyulduğunu söyledi. Bu sağır edici gürültü 300 mil uzaklıktan bile duyulmuş, dünyanın bütün bilimsel cihazları kuzey Rusya’daki bu tuhaf olayı kaydetmişti. Bugün bile bölgede hayvanlarda ve bitkilerde anormal büyümeler tespit edilmektedir. Fakat acaba Tunguska’da o gün gerçekten ne oldu?
Patlama en yakın tanıklar, patlama merkezinden yirmi beş mil ötedeki geyik çobanlarıydı. Çadırlarında uyurken aniden çıkan çok güçlü bir rüzgâr, onları havaya uçurmuştu. Aralarından biri ölmüş, diğerleri bilincini yitirmişti. Kendilerine geldiklerinde, etraflarındaki ormanın harap olduğunu, yere yıkılmış ağaçlardan dumanlar tüttüğünü gördüler. Patlamanın 50 mil güneyindeki Vanavara denilen bir ticari konaklama yerindeki diğer tanıklar gökyüzünün ikiye ayrıldığını, kuzey kısmının alevlerle kaplandığını söylüyorlar. Üzerlerinden çok hızla geçen sıcak rüzgâr, bir anda sanki ateşin içine düşmüşler gibi hissetmelerine neden olmuştu. Bu patlama insanları 6 metre havaya fırlatmıştı, kendilerine geldiklerinde sayısız küçük taşın birden yere düşmesini andıran korkunç bir gürültü işitmişlerdi.

Daha uzaktaki tanıklar patlamanın nihai aşamasını da gördüler. Uzak kasabalarda yaşayan sakinler kuyruğu gökyüzünü boydan boya kaplayan büyük bir “ateş topu” görmüşlerdi. Birçoğu kıyamet gününün geldiğini düşünmüştü. Yerel gazete Sibir, patlamadan 200 mil uzaklıktaki Nizhne-Karelinsk köyünde görülenleri anlatıyordu:

“Köylüler maviye çalan bir beyaz ışıkla parlayan bir cisim gördüler. Bu cisim yaklaşık on dakika boyunca dikey olarak düştü. Cisim bir “boru” şeklindeydi. Gökyüzü bulutsuzdu, bir tek bu cismin görüldüğü yönde küçük bir kara bulut vardı. Sıcak ve kuru bir gündü ve parlak cisim yaklaştığında yer sanki toz haline geldi. Cisim yerini dev bir siyah duman bulutuna terk etti, ardından şimşek gibi değil, ama bir sürü büyük taş bir anda yere düşüyormuş veya makineli tüfekten ateş ediliyormuş gibi bir ses duyuldu. Bütün binalar aynı anda sallandı, bulutların arasından çatallı bir alev dili çıktı. Yaşlı kadınlar ağlamaya başladı ve herkes dünyanın sonunun geldiğini düşündü.”
Rusyalı yetkililer Mart 1927’e kadar fenomeni soruşturmak için hiç kimseyi gönderememişti. Bu tarihte Leonid Kulik, neler olduğunu bulması için Sovyet Bilimler Akademisi tarafından görevlendirildi. Kulik, bölgeye geldi ve yere düşmüş ağaçların hepsinin belli bir noktadan uzaklaşır şekilde yerde yattığını gördü. Fotoğraflar çekti ve yeri inceledi, fakat ne bir garip bir parça ne de bir göktaşı örneği buldu. Öyle görünüyordu ki patlamaya neden olan şey her neyse, sanki buharlaşıvermişti. Herhangi bir fiziksel kalıntı bulunamaması Rusları şaşkına çevirdi. Bu tür bir etkiyi bir tek gökyüzünden gelen dev bir kayanın yapabileceğini düşünüyorlardı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’ya atılan atom bombalarının ardından Hiroşima ve Nagasaki yıkımlarının resimleriyle Tunguska patlamasının merkezine yakın yerlerin resimlerinin karşılaştırılması birçok benzerliği ortaya çıkardı. Tanıkların anlattıkları gözden geçirilince Rus fenomeninin nükleer bir patlamaya ait olduğu kanaati güçlendi. Ancak 1908 yılında henüz hiçbir nükleer silah mevcut değildi. Bu yüzden bazı kişiler patlamaya yeryüzüne çarpan bir uzay aracının neden olduğunu ileri sürdü.
Bugün bu fikre gülünüp geçilmektedir, bunun yerine Sibirya üzerinde infilak eden antimadde veya kara delik teorileri geçmiştir. Bugünkü ilerlemiş bilimsel bilgimizle patlamanın 40 megatonluk bir nükleer silahın patlamasına denk olduğunu göstermektedir. Fakat insanın bu olaya neyin neden olduğuna dair fikirleri, sebep ister bir UFO ister galaksiler arası başka bir şey olarak görülsün, tam anlamıyla anlayamadığımız bu olayı eksiksiz bir şekilde kavramamıza bağlıdır.

tunguska patlaması Staff Of Eden'ı yok etmeyi denerken olmuştur.

bu dediğin belki doğrudur ama berki de yanlış, kimse bilemez.


*

Çevrimdışı altidore

  • *
  • 1936
  • hobaleeyy :D 1 aylık forum yasağım. geri döndüm :D
    • Profili Görüntüle
Ynt: tunguska patlaması
« Yanıtla #2 : 05 Ekim 2012, 13:02:36 »
yok ben zaten oyuna göre staff of eden'ı yok etmeye çalışırken oldu diom. gerçekte staff of eden die bişi yok yani. assassin's creed çizgi romanlaırının birinde bunu anlatıodu. ona göre yazdım ben