Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Hikayeler / Ynt: Melez
« Son İleti Gönderen: couteaulumiere 22 Ekim 2017, 17:57:27 »
Başımı kaldırdığımda Jean gitmişti. Etrafıma bakınmaklar uğraşmadım bile. Suikastçılar böyleydi, göz açıp kapayıncaya dek kaybolurlardı.
Başımı iki yana sallayıp Jean'ın bahsettiği şeylerdi düşündüm.
Phillip Grimm'den aldığı istihbarat, diğer Avrupa ülkelerindeki muhtemel ihtilaller, birtakım sanatçı ve yazarın hayati tehlikeleri...
Böyle bir dünyada nasıl yaşanabilir ki?
2
Hikayeler / Ynt: Melez
« Son İleti Gönderen: kaskal 22 Ekim 2017, 14:18:51 »
Jean-Baptiste de la Foix: Hala aç mısın ?

Couteau: (yüzünde anlamsız bir ifadeyle) Ne?

Jean-Baptiste de la Foix: Az önce aç olduğun için hırsızlık yapan sen değil miydin?

Couteau: Mösyö de la Foix! Az önce hayatını kurtardım.

Jean-Baptiste de la Foix: Kim? Sen mi benim hayatımı kurtardın? Eğer bağa geri dönmeseydim bıraktığın çekirdekleri takip ederek peşine düşüp seni bir kuş gibi avlayacaklardı.

Couteau: Sanırım unutuyorsunuz; sayemde bir tapınakçı izi bulduk.

Jean-Baptiste de la Foix: Sayende az daha ölüyordum.

Couteau: (artık kendini tutamaz) Çok kaba, yüzsüz ve patavatsızsınız. (sinirden ağlayacak gibi olur) Ya, tek istediğim kuru bir teşekkürdü.

Jean-Baptiste de la Foix: Açım.

Couteau: Nasıl?

Jean-Baptiste de la Foix: Yorgunum, işkence gördüm ve susadım. Benimle birlikte dudağını ıslatır mısın?

Couteau: (kızgın suratı yavaş yavaş tebessüme dönüşür. Ardından da iyice sırıtmaya başlar) Sanırım bir kadeh şarap içebilirim.

Jean-Baptiste de la Foix: Yorgunum ama meydana kadar koşabiliriz.

Couteau: (aniden koşmaya başlar) Sırtımı kolla ne de olsa bugün çok hayat kurtardın!

Jean-Baptiste de la Foix: Hey. Ama..

Kısa bir süre sonra Café Procope'un dışındaki masalardan birinde..

Couteau: Eee hakkımda ne düşünüyorsun?

Jean-Baptiste de la Foix: Fena değilmişsin.

Couteau: (Gene beklediği cevabı alamamıştır ama yüzündeki tebessüm sürmektedir.) Fena değilmişim. (çok kısa bir süre kıkırdar)

Jean-Baptiste de la Foix: Paris'e yeni geldim. Gelir gelmez de maceranın içine düştüm.

Couteau: Devrim şehrine hoş geldin.

Jean-Baptiste de la Foix: Sandığın gibi değil.

Couteau: Gene beni küçümseyeceksen kalkıp burad..

Jean-Baptiste de la Foix: Bak ... (adı ile hitap etmek istemiştir ama elinde boşluğu dolduracak bir ad yoktur) Sahi henüz adını bilmiyorum.

Couteau: (biraz bekledikten sonra) Couteau benim adım.

Jean-Baptiste de la Foix: Bu kadar mı?

Couteau: Üzgünüm benim sizin kadar şaşalı ve uzun bir adım..

Jean-Baptiste de la Foix: (Sözünü keserek) Bak Couteau; Paris'e bu sabah geldim. Almanya'dan. Orada bir kütüphanede Alman kardeşliğinin istihbaratçısı ile görüştüm. Philipp Grimm.. Kendisi bölgenin en iyi avukatıdır ve kardeşliği ilgilendiren bütün davaları bize aktarır..

Couteau: (merak içindedir) Ne konuştunuz?

Jean-Baptiste de la Foix: Devrim sadece burada olmayacak. Viyana ve Berlin'de Kral Louis'nin idamı, monarşistler tarafından kınandı. Halk kışkırtılmaya devam ediyor. Goethe, Schiller gibileri tehlikede. Onları korumakla görevlendirildim. Sınıfsal yapıların kendi aralarındaki hiyerarşik adaletsizlik ve sömürü, insanları günden güne tahrik ediyor. Büyük bir şey geliyor. Bunu araştırmak için döndüm. Ve beni kurtarmandan önce (Couteau lafını kesip nihayet kabul ettin demek ister yüzünden anlaşılıyordur ama buna fırsat kalmadan Jean sözüne devam eder.) konuşulanları bana anlattılar. Öleceğimi düşünüyorlardı ve dikkatsiz davrandılar. Gözlerimin içine baka baka pek çok ülkede müritleri olduğunu ve devrim adı altında  İtalya, Almanya, Fransa, Avusturya, Polonya, Romanya ve Macaristan gibi ülkelerde katliamların patlak vereceğini söylediler. Schiller, Haydutlar oyununu yazdıktan sonra gerilim arttı. Andreas Streicher ile birlikte onu Stuttgart’tan kaçırmak zorunda kalmışlardı. İngiltere'de ve Hollanda'da milli kültür tehlikeli, aşırı düşünceler yayıyor. Resim, tiyatro, edebiyat alt sınıfı kontrol etmek amacı ile kullanılıyor. Romantiklerin en büyük zaferi bu. Adaletsizlik, Özgürlük gibi kavramlar inanış ve ideoloji adı altında yankılanıyor. İşçi Sınıfına, Mücadele ve Devrim adı ile bir terör başlattırmak istiyorlar. Önümüzdeki birkaç sene içinde madenlerde, tarlalarda, sokaklarda binlerce insan ölecek. Tapınakçıların planlarını sabote etmek ve sonra da büyük üstatlarını bulup öldürmek zorundayız.

Couteau: Peki engellemek imkansız mı?

Jean-Baptiste de la Foix: Sadece bir süre engelleyebiliriz. İngiltere'nin ve Almanya'nın önlemi alınmış durumda ama bir sürelik. Kardeşliğin hesaplarına göre elli sene içinde tapınakçılar zirvede olacak..

Couteau: (Dehşet içinde) Ama bu korkunç bir şey..

Jean-Baptiste de la Foix: Bu yüzden gitmek zorundayım. Bir daha görüşebilir miyiz bilmiyorum.

Couteau: Nereye gideceksin?

Jean-Baptiste de la Foix: Söylediğim gibi Philipp Grimm ile buluşmam lazım. Onu ailesi ile birlikte bize davet ettim. Gecenin nasıl geçeceğini bilmiyorum. Çocukları olup bitenden uzak tutmak zorundayım. Ne de olsa elimde iyi bir masal da var. Nasıldı? Kırıntılar hayır hayır çekirdekleri takip etmek. Philipp'in çocukları bu masala bayılacak. (Masadan kalkar)

Couteau: (dalmıştır kafasını kaldırdığında Jean çoktan yok olmuştur bile)


3
Hikayeler / Ynt: Melez
« Son İleti Gönderen: couteaulumiere 22 Ekim 2017, 13:13:29 »
Üzüm bağından fazla uzaklaşamadan duyduğum bağırışlar dikkatimi tekrar o yöne vermeme sebep oldu.
Bir binanın içine girip hızla ikinci katına çıktım. Açık olan pencereye yavaşça yanaştım.
Az önce bana üzümleri yedirtmeyen Suikastçı, bir grup Tapınakçı ve işçinin önünde, elleri havada bir şekilde duruyordu.
Şeytani bir şekilde gülmeden edemedim.
Bunu hak ettin, acaba o çok bilmiş kıçını kurtarmayıp Tapınakçılar tarafından tekmelenmesini zevkle seyretsem mi?
Dudaklarımı büzüp düşünmeye başladım.
Herifi kurtardığımda bana hayatını borçlu olacak nasılsa! Sırıtarak ona yardım etmeye karar verdim. Sandığından çok daha yetenekli ve zeki olduğumu da görecek!
Sıra sıra üzüm bağı ile dolu avluda beş iriyarı Tapınakçı ve birkaç tane de işçi vardı.
Önceliğim şu ahmağı berbat vaziyetinden kurtarmaktı, dolayısıyla ihtiyatlı olmalıydım.
Aşağıdan gelen sesleri dinledim;
"İşçi kardeşlerimizin sonsuz çaba ve  emekleri ile süslü saraylarında parti veren asillere günlerini göstereceğiz, ardından da seni ve Kardeşlerini dünya üzerinden temizleyeceğiz, Suikastçı," dedi Tapınakçılardan biri, ahmak Suikastçıya oldukça yakın duruyordu.
Ah, bir bu eksikti... Bu akılsız köylülere kim bilir ne vaad ettiler, bunlarda kandı!
Bir başka Tapınakçı ilerleyerek Jean'ın ellerini bağlamak için sertçe çekerken artık benim sıramın geldiğini anlamıştım.
Kemerimde takılı duran duman bombalarından iki tane kapıp avlunun tam ortasına fırlattım.
Ardından birkaç adım gerileyerek pencereye doğru koştum ve hızla sıçrayıp dumanla dolmuş avluya indim.
"Ha? Neler oluyor?"
"Bu da ne!?"
"Suikastçıyı kaybetmeyin!" gibi söylemlerde bulunuyorlardı ancak ben çoktan Jean'ı bulmuştum.
Ekipmanlarını kaptı ve başıyla çıkışı gösterdi.
Bu esnada kollarını öne doğru uzatıp yönünü bulmaya çalışarak bize yaklaşan bir Tapınakçıya hayalet bıçağından bir dart oku fırlattı.
Bu sisli alanda dahi oldukça iyi nişan almıştı.
Adam boynunu tutarak yere yığılırken
gözün gözü görmediği, dumanla kaplanmış alandan hızla çıkıp yakındaki bir binaya tırmandık.
Çatıya ulaştığımızda az önce kıçını kurtardığım Jean bir şey söylemek istercesine bana döndü.
4
Hikayeler / Ynt: Melez
« Son İleti Gönderen: kaskal 22 Ekim 2017, 03:23:02 »
Jean-Baptiste de la Foix, bağ işçilerini izlemektedir. Ortada düşündüğü gibi bir durum yoktur.

Üzümü Çalınan İşçi: Tamam konuştuğumuz gibi. Her şey plana uygun olmalı.

İşçi 1: Seninleyiz Emile.

İşçi 2: Sonuna kadar arkandayım sevgili dostum.

İşçi 3: Başka bir yolu vardır belki?

Üzümü Çalınan İşçi: Başka bir yolu yok. İpleri elimize almak zorundayız; o kadar!

İşçi 3: Ben yapmak istediğinizin doğru olduğunu düşünmüyorum.

İşçi 1: O zaman önce senden başlarız!

İşçi 2: Sakin olun.. Aramızda da bölünmeler başlarsa o zaman Paris'in hali ne olur?

Üzümü Çalınan İşçi: O haklı herkes kendi mıntıkasındaki işçileri örgütlemeye başlamalı.

İşçiler el altından bildiriler dağıtmaya başlarlar. Tarlalarda, bağlarda çalışan herkese bu mesaj ulaşır.

İşçi 2: Söylediğin destek bizimle olacak mı?

Jean-Baptiste de la Foix: (fısıltıyla) Neler oluyor?

İşçi 1: Yeterli adamımız var hadi başlayalım!?

İşçi 3: Bence yeterince azız.

Üzümü Çalınan İşçi: İşte geliyorlar.

Kahverengi paltoları olan uzun ağır silahlı askerler işçilerin üzerine yürümeye başlarlar.

Jean-Baptiste de la Foix: (İçinden) Pislikler.. (gizlendiği yerden çıkar ve koşmaya başlar) Çekin ellerinizi insanların üstünden!

Asker: Sen neden bahsedi..? (Birden farkına varır) Suikastçı! Yakalayın!

İşçiler, Jean-Baptiste de la Foix'nın etrafını sarmıştır. Jean-Baptiste de la Foix askerlerin omuzlarındaki sembolü görür, kılıcını bırakmak zorunda kalır.

Jean-Baptiste de la Foix: Bunun olduğuna inanmıyorum. Tapınakçılar.

Tapınakçı: Bravo suikastçı zeki birisin. Ama ne yazık ki bundan zevk alacak kadar yaşamayacaksın.

Jean-Baptiste de la Foix: İşçiler ve Tapınakçılar birlikte.. Yoksa siz? Hayır bu olamaz..

Üzümü Çalınan İşçi: Artık çalışmayacağız.

Tapınakçı: Aristokratlar ya da Burjuvalar çalışmadan sizin sırtınızdan geçiniyorlarsa bu sizin de hakkınız kardeşlerim!!

Bir Gurup İşçi: Çok yaşa Robespierre!

Öteki İşçiler: Çok yaşa Danton!

Başka Bir Gurup İşçi: Yaşasın Jakoben Devrimci Diktatörlüğü!

Diğer İşçiler: Kahrolsun Jirondenler!! KAHROLSUN BRİSSOT!


5
Hikayeler / Ynt: Melez
« Son İleti Gönderen: couteaulumiere 21 Ekim 2017, 16:15:23 »
Hakkımda ileri geri konuşan Suikastçı geldiğim yöndeki üzüm bağlarına doğru ilerledi.
Öyle öfkelenmiştim ki arkasından sırtına tekmeyi geçirip bir de kahkaha atasım gelmişti!
Nezaketsizmişim! Domuz gibi yiyormuşum!
Çatlamaya başlamışmışım!
Gıcık herif! Seni bir elime geçirsem!
Kardeşliğe şükret!

Hangi cüretle eylemlerimi sorguluyordu?!
Dişlerimi sıkıp bağdan olabildiğince uzaklaşmak için adımlarımı hızlandırdım.
Kansız ahmağın teki!
Hangi akla hizmet Kardeşliğin onurunu delegelerin önünde savunduğundan bahsettim ki? Egosunu tatmin ettim resmen!

Yağan son yağmurda ıslanıp yumuşamış yol üzerinde ilerlerken kendi kendime söyleniyordum;
"Kendini kim sanıyor ki? Rütbesinin benden üstün olması ya da benden daha taktiksel ve dengeli düşünebilmesi umrumda değil! Hele bir karargaha döneyim, adını sanını öğreneyim..."
Öfkeden nabzımın hızlandığını hissedebiliyordum.
Bu hafta içerisinde başka bir görev almayıp o budala hakkında araştırma yapmaya karar verdim.
Hakkında utanç verici ya da onur kırıcı bir şeyler öğrenebilirsem tadından yenmezdi!
Şeytani bir şekilde sırıttım. Bana bulaşmanın ne demek olduğunu göreceksin Jean-Baptiste de la Foix.
6
Layla... Bir yerden tanıdık geliyor sanki...
7
Ellerine sağlık. Oldukça etkilendim.
8
Hikayeler / Ynt: Melez
« Son İleti Gönderen: kaskal 21 Ekim 2017, 15:22:35 »
Uzun, karga burunlu bir suikastçı Couteau'nun bileğinden yakalar ve..

Karga Burunlu Suikastçı: Ne yaptığını sanıyorsun sen?!

Couteau: (Son anda gizli bıçağını kullanmaktan vazgeçer) Seninle aynı şeyi; insanlığa hizmet ediyorum?

Karga Burunlu Suikastçı: Hayır; sen masum insanların emeklerini çalıyorsun! Benimle aynı şeyi yapıyor olamazsın.

Couteau: Marat kontratını tamamladık. Askerler iki gündür peşimizde. Anlıyor musun? Tam iki gündür yemek yemedim. Halsiz düştüm. Yakalanıp da bütün kardeşliği tehlikeye mi atsaydım?

Karga Burunlu Suikastçı: Ne şartla olursa olsun en önemli kuralımız masum insanlardan kılıcımızı uzak tutmaktır.

Couteau: O bölümü kaçırmışım da. Masum birini mi öldürdüm?

Karga Burunlu Suikastçı: Hayır. Sen insanların rızkını çalarak belki de doyurması gereken bir aileyi öldürdün. Savunmasız birinin işini kaybetmesine neden olacaksın ve o da sonunda ailesi gibi açlıktan kırılacak. Bir kez çatlamaya başladık mı bir daha tamamlanamayız.

Couteau: Beni bırak da yoluma gideyim?

Karga Burunlu Suikastçı: Kabalığımı bağışla. Adım Jean-Baptiste de la Foix.

Couteau: Sizi tanıyorum mösyö. Kardeşliğin onurunu tüm delegelerin huzurunda savunduğunuzu duydum. Ancak bu kadar dominant olduğunuzu bilmiyordum.

Jean-Baptiste de la Foix: Ben de birden bu kadar nazikleşebileceğinizi sanmıyordum.

Couteau: Bir an için benden söz ettiğinizi sandım.

Jean-Baptiste de la Foix: Sizin eylemlerinizden söz ettim.

Couteau: Eylemlerimi sorgulamak size düşmez.

Jean-Baptiste de la Foix: Haklısınız bana düşmez. En iyisi kardeşlik liderlerinin önüne çıkmanız. Yanılmışım, nezaket sizde ne gezer. Domuz gibi yiyorsunuz.

Couteau: (kızarmıştır ve lafları diline dolanmaktadır) A. Ben. Siz ne hakla!?

Jean-Baptiste de la Foix: Üzgünüm gitmek zorundayım. Sorumsuz bir kız yüzünden üzümleri çalınan bir bağ işçisinin onurunu kurtarmam gerek. Büyük ihtimalle işçi şefinin üç beş zorbası tarafından hırpalanıyor ve acele etmezsem öldürülecek.

Couteau: (kızgın) Bu ne cüret!

Jean-Baptiste de la Foix: Çatlamaya başladın bile. (Kapüşonunu takar ve koşmaya başlar)
9
Süper öyleyse bakalım hemen.

Edit: Bayek'in resmine ulaşamadım. İki linkte de günümüz karakteri ile ilgili resim var.

yanlış olmuş şimdi buldum. https://m.imgur.com/Sl372T7

ayrıca yeni resimleri de ekledim.
10
Hikayeler / Ynt: Melez
« Son İleti Gönderen: couteaulumiere 21 Ekim 2017, 14:34:43 »
Çiftlikten gelen bağırış ve at sesleri gittikçe yaklaşıyordu.
Bu sık ormanda benden sayıca üstün olmalarına rağmen muhafızlar, atları ile bir hayli yavaşlardı.
Binekleri olmadan da benim hızıma yetişmeleri olanaksızdı.
Derin bir soluk alarak ağacın arkasından çıkıp şehir sınırına doğru koşmaya başladım.
Sabahın körü olmasına rağmen nehrin diğer tarafındaki üzüm bağları kalabalıktı.
Maskemin ardındaki yüzüme sinsi bir gülümseme yayılırken nehrin kıyısına yaklaşmıştım.
Son bir adım attım ve hızla havaya sıçradım. Nehrin karşı kıyısına takla atarak indiğimde bağlardaki birkaç meraklı gözün bana döndüğünü hissettim.
Doğruldum ve bağ işçilerinin arasından sıradan biriymişim gibi ilerledim.
Hehe...
Muhafızları kolayca atlattığım için kendimle gurur duyuyordum.
Amatörler... Benim gibi Usta bir hırsızın yanında ne gibi bir şansınız olabilirdi ki?
Bağdan çıkmadan hemen önce yaşlı bir işçinin önündeki sepetten biraz üzüm avuçlamıştım.
Adam farkına varmamıştı bile.
Maskemi indirerek caddeye çıktım ve tatlı üzümleri teker teker yemeye başladım.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10