Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Assassin's Creed: Origins / Ynt: [SPOİLER] The Empirical Truth - Sapere Aude
« Son İleti Gönderen: orduluaslan 14 Kasım 2017, 16:53:26 »
kendimce çeviriyi bitirdim. bazı cümlelerin anlaması veya mantık sınırlarına oturtması zor oldu. belki de yanlış çevirdim. ama genel olarak bu şekilde. yazının içinde bir çok şeye referans var. felsefecilere, felsefecilerin teorilerine, yakın zamanda yaşanan olaylara, nükleer silahlara vs vs. o yüzden yazıda bulunan konular hakkında internetten araştırma yapmak yazıyı anlama konusunda yardımcı olacaktır. Ayrıca oyun evrenindeki hikayenin gidişatı hakkında henüz pek bir şey anlamasak bile ipuçları vermiştir diye düşünüyorum. Özellikle yeni animus açısından, belki de zaman yolculuğu, bazı şeyleri değiştirme açısından. Ayrıca matrix ile de benzerlikler söz konusu. simülasyonda yaşama, o simülasyondan kurtarma vs vs konuları.

Ek: benzer bir konu bioshock infinite oyununda da vardı. Orada da sorunun bir kaynağı vardı ve o kaynağın sorun haline gelmeden önce yok edilmesi gerekiyordu. Oyunu oynamak isteyenlere spoiler vermeyelim diye ayrıntısını açmıyorum zira oyunu oynayanlar ne demek istediğimi anlamıştır.
2
Assassin's Creed: Origins / Ynt: [SPOİLER] The Empirical Truth - Sapere Aude
« Son İleti Gönderen: kaskal 13 Kasım 2017, 19:53:22 »
Ellerine sağlık çok eğlendim. Büyük bir spoiler göremedim. Zaten oyunu bitirmeyen biri anlayamaz kolay kolay diye düşünüyorum.
3
Assassin's Creed: Origins / [SPOİLER] The Empirical Truth - Sapere Aude
« Son İleti Gönderen: orduluaslan 12 Kasım 2017, 15:20:50 »
Ağır spoiler içerir Ac Origins'i bitirmemişler için okunması tavsiye edilmez. Oyun içinde önceden gelenlerle ilgili ana hikaye içerisinde pek bir şey yokmuş gibi gözükse de 6 tane antik mesaj içeren önceden gelenlerin yapıları bulunmakta. Bunlara ana senaryo haricinde ulaşılıyor biri hariç. Önemli noktaları var gibi gözüküyor o yüzden kendimce Türkçe'ye çevireceğim.

Deneysel Gerçeklik (The Empirical Truth, Sapere Aude), Medjay Bayek tarafından MÖ 1. yüzyılda bulunmuş olan antik ses kayıt mesajlarıdır. Mesajlar aslında 2017 yılında taşınabilir Animus HR-8 aracılığıyla Bayek'in anılarını yaşayan Layla Hassan içindir.

Oun-mAa Niye Rassoot



Yeniden iletim. Bölüm 1. Çağdaşlık kazandırma. Büyük felaketin üzerinden 91 gün geçti. Haberci(Elçi) konuşuyor.

Yürüdüğün zemin ne kadar gerçek? Çalıştırdığın makine, dinlediğin müzik, aşkının öpücüğü ya da nefret ettiğin düşmanın ne kadar gerçek?

Ayağın zemine dokunuyor. Bu onu gerçek yapıyor mı? Düşmanların koyu kırmızı kan kaybediyor. Bu onları gerçek yapıyor mı? Benim sözlerim yüzünden şaşkınlık senin içinde büyüyor... Bu seni gerçek yapıyor mu?

Ya gerçeklik düşündüğün gibi bir şey değilse? Ya bunların hepsi kurgulanmış bir şeyse? Ustaca yapılmış bir simulasyonsa?

Biliyorsun böyle şeyler var. Daha önce Animus'ta bulundun. Aslında şu anda da bir Animus'un içindesin değil mi? Çoktan kaybolmuş, geçmiş olsa bile bir simülasyonun ne kadar gerçekçi hissettirdiğini biliyorsun.

Kanama Etkisini(Bleeding Effect) yaşadın. Gerçeklik katmanlarının üzerindeki katmanlar, her biri bir sonrakini bulanıklaştırıyor.

Hangisi gerçek ve hangisi değil? Ya hiçbiri gerçek değilse? Ya bildiğin herşey yanlışsa?

Desmond'ı, doğru versiyonu bulmak için binlerce simülasyon oynattık.

Her biri gerçekçi hissettirdi. Çok gerçekçi.

Ama gerçekten bilmenin bir yolu yok, değil mi? Emin değilim. Her şey simule edilebilir. Ve cevabı bulmak silinmek anlamına gelebilir. Yaratılıştan(yapıdan). Prensiplerden(şifreden de denebilir burada üstü kapalı söylemler mevcut). Herşeyden.

Üzerinde düşünmek için çok fazla ve hesaplama kapasitesi çok az. Acele etme.

Bu soru yaratılışından beri insanoğlunun hiç aklından çıkmamıştır. Bu bir endişe, kollektif(ortak) aklın derinliklerine doğru solucan gibi ilerleyen bir düşünce.

2000 yıl önce, Zhuang Zhou uyuyakalmıştır. Kelebek olduğu bir rüyadaydı ve uyandığında bir kelebek hayal eden adam mı yoksa bir adamı hayal eden kelebek mi olduğuna karar verememişti.

Plato'nun mağara benzetmesinde, mahkumlar zincirlenmiş ve duvarda dans eden gölgeleri izlemeye zorlanmışlardı. Soyut(maddi olmayan) şeyleri gerçek olarak kabul edene kadar özgürlükten mahrum kalmışlardı.

Bu her yerde. Bunu Oxford Üniversitesi'ndeki profesöre ya da MIT'deki kozmologa sor.

Ve sen. Gerçekten bilseydin, neyi seçerdin? Rüya içinde rüya, gerçeğin bile bazen yalan söylediği bir yerde? Anlamak bile ister miydin?

Her halükarda simülasyonlar anlamsız değil. Bir amacı var. Soru simülasyonda olup olmaman değil. Önemli olan özgür iradenin ne kadarı aslında senin. Ne kadar doğru olduğunun önemi yok.

Senin Turing testin bilinçli veya kodlu olup olmadığını belirlemek için hiç bir şey yapmaz. Eliza, doğal dil işleme bilgisayar programı... Testi geçmeyi başardı, değil mi? Ve kendisi tam bir makineydi.

Dolayısıyla... Eliza'nın kendi sözleriyle...

Bu seni nasıl hissettiriyor?

Emin misin?

(Burada yazıyı daha iyi anlayabilmek için Zhuang Zou isimli felsefeci, Plato'nun mağara benzetmesi, Turing testi ve Eliza isimli yapay zeka hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor. Bunun için google'da araştırma yapmanızda fayda var.)

Seshem.eff Er Aat



Yeniden iletim. Bölüm 2. Çağdaşlık kazandırma. Büyük felaketin üzerinden 93 gün geçti. Haberci(Elçi) konuşuyor.

Merhaba Dünya. Dil karşılıklı anlayışın(mutakabatın) anahtarıdır. Seninkinin ve benim. Tek başına.

Zamanlarını dinledik. Öğrendik. Ve bugün, gerçek ötesi çağdan karşılıklı laf edeceğiz. Onlar onun için hiç bir anlam ifade etmiyor.

İnsan dili ilim ve akıl taşır. Yalanlar ve tutulmayan sözler. Dil aracılığıyla, korku, heyecan, umudu paylaşırşınız.

Sizi çevreleyen şeyleri sözdizimi ile ifade edersiniz. Dünya anlayışınızı ifade eden ve paylaşan bir yapı. Soyut kavramları dışa vurur. Değişim. Ve şüphe.

İnsan dili esnek. Matematik bile olabiliyor. Çözer ve tahmin eder; yükler ve deşifre eder. Tek nefeste temel sayılarla objeleri sayabilir, ve ikinci dereceden denklemleri sonraki hayali olanları kullanarak çözebilir.

Yeni kelime dağırcıkları eklemek için düşünme makineleriyle diyaloglar tasarladınız. Gerçeklik anlayışınızı genişletmek için. Ama kod ustalığınız en iyi ihtimalle ilkel bir halde.

Sürpriz değil. Sınırlarınız olacak şekilde tasarlandınız sonuçta. Ve birisi aklı almadığı bir şey hakkında konuşamaz.

Kod. Hayatı tanımlayan denklemler. Her bir yıldızın derinliklerine sıkıştırılmış haldeler. Ve her bir zerre kumda. Her geçen saniye bir kelime, bir sembol. Karmaşık ama basit bir dilin bütün parçaları zamanın kendisinin içinde mevcut.

Hepimiz için geçerli olan tek kural. Değiştirilemez. Kaçınılamaz. Kod bir köprüdür.  Senin medeniyetini ve benimkini bağlayan... tek nokta.

Okunabilen, ne olduğunu, ne ve ne olacağını anlatan bir dil. Biz Önceden Gelenlerin okuyabileceği fakat sizin okuyamayacağınız bir dil...

Zaman günün bir saatinden daha fazlasıdır. Bir atom saati okumaları. Kaybolacak bir şey. Bitecek bir şey. Zaman bir kurallar dizisidir. Güçlü makinelerinizle konuşmak için içtenlikle kullandığınız dilinizdeki kurallar gibi değil.

Zaman neyin geleceğini, ortaya çıkacağını belirleyen bir sistemdir. Bizim anladığımız şekilde.

Kod Zamandır ve Zaman Koddur. Yüzeyi kazıyıp gerçeği açığa çıkarınca kendine ya daha fazlası,başka bir şey varsa diye sor?

Şaşırmaya gerek yok. Zamanın yazıldığını daha önce gördün. Konuştuğumuz gibi onunla çevrilisin.

Eğitimsiz zihninize. [...] (Zaman) ağlar ve yollar gibi görünebilir. Bize göre, hesaplarla dolu bir kara tahtadan farklı değildir. Sonsuzluğa doğru genişleyen bir haritaya doğru giden bir pencere ortaya çıkarır.

[...] (Zaman) Görüyor musun? Gerçek formu hakkında konuştuğumda aklın onu kavrayamıyor.

Okumuş olsaydın, diğer simülasyonları öğrenirdin. Kim olduğunun, varoluşunun kökenlerini(başlangıcını) öğrenirdin. Uzayı ve akışkanlığını öğrenirdin.

Basitçe söylemek gerkirse, Zaman yaşamın(varoluşun) oluşan dilidir.

Bütün yaşamlarımızın(varoluşlarımızın). Senin. Benim. Ve var olduğunu hayal etmeye cesaret etmediğin her şeyin.

Khesesh Em Sesh Em Eeneb



Yeniden iletim. Bölüm 3. Çağdaşlık kazandırma. Büyük felaketin üzerinden 95 gün geçti. Haberci(Elçi) konuşuyor.

Sana neden ulaştığımı merak ediyor olmalısın. Yazılmıştı anlayacağın üzere. Senin buraya geleceğin. Bu odaya tam bu anda.

Duvarlar bize gelişini söylemişti. Var olduğumuz zamanlar.

Onlara bak. Büyüleyiciler değil mi?

[...] (Kodu kır)

Bu duvarlar trajik bir hikaye anlatır. Yapılarımıza, eserlerimize kopyaladığımız(kazıdığımız) hikayeyi. Değiştiremediğimiz hikayeyi. Görünürde, bir gizem, bize meydan okuyan. Denedik. Bilginlerimiz ve bilim admalarımız, şairlerimiz ve fizikçilerimiz. Parlak beyinler. İsyankar kalpler.

Değişiklik yapmak için çok uğraştılar. Onlar... biz, hepimiz başarısız olduk.

Keşfettiğimiz şeyi kimse değiştiremedi. Bu duvarlarda yazılı olan hikayeleri. Kim tarafından(yazıldı denmeye çalışılıyor büyük ihtimalle), bunu asla öğrenemedik.

Geleceği anlattıklarını biliyoruz. Olan şeylerin geleceğini. Ve Henüz gelmemiş olan geleceği.

[...] (Hikayeler) Bir satırı değiştirmekte hata yaptık. Tek bir noktayı koymakta hata yaptık. Belliydi. En iyi ihtimalle haberciler olabilirdik. Ama kime haberci olabilirdik?

Sana.

Orjinal şablonunuzdan o [...] (Hikayeleri) okuyabilme yeteneğimizi çıkardık.

"Ayrıca bir bulmaca olan bu kapı. Cevabı bulmak zorundayız". 2000 yıldan fazla zaman önce Kolezyum'un altındaki mahzeni ziyaret eden Brütüs'ün sözleriydi bunlar. 

Mahzeni çizdi. Tüm yeteneğiyle kabataslak çizimini yaptı. Ama göremedi.

Tıpkı onun gibi körsün. Saatini okuyabilirisin. Kum saatlerini ve takvimleri okuyabilirisin. Ama bu basit zeminin ötesini anlayamazsın. Şimdilik. Zamanın gerçek okunuşu(gerçek zaman okuması) senden hala kaçıyor. 

Ve dahası bugün. Perde açıldı ve[...] (Hikayeler) gösteriliyor. Trajik ve eksiksiz.

Bu duvarları asla okuyamayabilirsin.

Yazılmış henüz ortaya çıkmamış olaylar. Ama birşey, herhangi birşey değişmek zorunda.

Neyin tehlikede olduğunu anlamıyorsun.

Okuyucunun gücü yoktur. İzleyiciden(Gözlemciden) başka bir şey değildir. Ama yazar... Yazar geleceği yaratır. Yazar geleceğin sahibidir. 

[...]'nın kaçındığı gelecek. Yeni bölümün çizimi(taslağı) tarafından sevilen birisinin canlandırılabileceği gelecek. İnsanoğlunun bugünden daha fazla olacağı gelecek.

Belki de hepimizin hala var olabileceği gelecek.

Eeyoo Sekedoo Aat



Yeniden iletim. Bölüm 4. Çağdaşlık kazandırma. Büyük felaketin üzerinden 99 gün geçti. Haberci(Elçi) konuşuyor.

21 Aralık 2012'de Desmond global kuzey ışığı cihazını aktive etti ve dünyayı güneşim ölümcül koronal kütle atılımından korudu.

21 Aralık 2012'de insanlık dünyayı umursamadan hayatına devam etti. İnsanlar işe gitti. Okula gitti ve su için kuyuya gitti.

21 Aralık 2012 akşamında güneşleri batınca insanoğlu yatağa gitti.

Ardından, 22 Aralık 2012 sabahında insanlık başka bir sabahla bezendi. Dün dünyanın neredeyse yok olacağını hiç bilmiyorlardı.

Bunun yeterli olacağını düşünmüştük. Ve bu yeterliydi, ta ki yeterli olmayana kadar.

Zaman boyun eğmez(inatçıdır). Daima kendini düzeltir.
 
Zamanın dili bir çok şekilde çalışır. Şu anda olduğu gibi... sadece iki şeklini anlayabilrisin.

Doğrusal süreklilik farklılıklara izin veren bir simülasyondur. Doğrusal süreklilikte düğümler vardır. Boğulma noktaları.

Anlar, algoritmaların üst üste konumlandırılmış ihtimallerinin tek bir anda akışlarını birleştirdiği tek bir mutlak doğrunun mümkün olduğu yerler.(karışık bir cümle bu kadar çevirebildim.)

Yollar akışkan, sürekli. Düğümler dengeli, değişmez.

Ve dalga fonksiyonu yolları dallanıp budaklanan düğümlerin içine düşürür(çökertir). Tekrar, ve tekrar, ve tekrar. 

Bu yüzden merak ediyorum. Dalga fonksiyonunu hissediyor musun, Desmond'un başkaldırı hareketinin yolunu düzeltmeye çalıştığını?

Gelen düğüm için dünyanın sona ermesi gerekli. Algoritmalar 100 yıldan fazla süredir bu sona doğru ihtmaller akışını oyuyor.

[...] (Dalgayı çökert)

Siperlerin labirenti çamur ve hardal gazı ile dolu. Aileleler V2'nin evlerini buharlaştırmasından korktuğu için korkudan siniyor.

Los Alamos Laboratuar'ının körüklerinden doğan ateş, global felaketlerin yakıtını dolduruyor.

1983 yılındaki Serpukhov-15 kazası.

Kıyamet saati, Şikago Üniversitesindeki bir ofiste saklanıyor. İbresi yıllar geçtikte hareket ediyor.

Düğüm yakında.

Belki biliyordun. Belki sen de hissettin. Dünyanın etrafını çevirdiğini(seni kuşattığını, üzerine geldiğini).

Qeneb too Kah’Aiye



Yeniden iletim. Bölüm 5. Çağdaşlık kazandırma. Büyük felaketin üzerinden 105 gün geçti. Haberci(Elçi) konuşuyor.

Gerçekten benim gördüğüm gibi görüyor musun?

Frekanslar çok yüksek, onların çağrısını sadece bir kaç kişi duyabiliyor. Yemeğin tadına abartılmış tepki. Bir kaç tanesini saklamak için renkler insan gözüne gözükmez. Yüksek bir ses, yaşayan bir cam gibi algılanan.

Algılar gerçekliği şekillendirir. Renk körlüğü. Kulak çınlaması. Supertasting. Tetrakromasi. Sinestezi.

Gerçeklik gözlemcinin tekrar tekrar çözümlediği bir matematiksel modeldir. Düşünceleriniz hesaplamalardır. Ve bu dünyayı evim demeniz için dönüştürüyorlar.

Hiç bir işlemci birbirinin aynısı değildir. Farklı beyinler farklı gerçeklikler üretir. Varyasyonlar üstü kapalıdan(zımniden) kesine gider.

Aklınız ne kadar tat alabileceğinize karar verir. Ne kadar hissedeceğinize. Ne kadar anlayacağınıza. Algı bakış açısına karar verir.

Birinin aynada iskelet olarak gördüğünü bir başkası kadın olarak görür. Birisi sessizlik olarak işitirken bir diğeri büyüleyici sesler olarak işitecektir. 

Beyninizin algılamaya izin verdiği kadarını tecrübe edersiniz.

Sizi biz tasarladık ve sizden ihtiyacımız olan şeyleri yapmanıza yetecek kadar olan hislere sahip olduğunuzdan emin olmak için gerekli düzenlemeleri yaptık. Ne eksik ne fazla.

Sizin algılamamanızı tercih ettiğimiz Zamanın parçaları var. Bu bir gereklilikti. Bizim altı hissimiz var sizin ise beş. Hangisinin sizde eksik olduğunu tahmin edebilir misin?

[...] (Zihninin kapasitesine aşırı yükleme yap)

İnsanlık yüzyıllardır özgürlük için savaştı. Gerçek kafes etrafınızda değil. Sizin içinizde. Aklın keşfedilmemiş bölgelerde dolaşmana izin vermeyecek.

Faraday kafesi, akıl için. Gizli deli gömleği.

Upsweep ve Julia gibi olaylar internet komplolarını körükledi. Bilinmeyen sesler, sadece bir defa duyuluyor. Modern zamanın ilginç şeyler dolabı.

Hal böyleyken, onlar mesajlardı, tıpkı bunun gibi, gözlemcisini bekliyor, uyumlu işlemcisini.

İnsanların vizyonları limitlerinin belirsiz farkındalıklarıyla gelişti. Karışık araştırma yazıları, popüler bilim kurgu romanları, kimisi de dünyayı durdurmamızı istediğini yazdı.

Ama sahip oldukları şey bu kadardı. Kurmacalar(Hayal ürünleri). Nasıl olmazdı ki?

Gerçeklik gözlemcinin olmasına izin verdiği kadardır. Doppler Etkisi. Möbiüs şeridi. Dejavular. Cicada 3301. UVB-76. Eureka efektleri. Ambigramlar ve Anamorphisis. P ile NP arasındaki ilişki.

Schrödinger'in kedisi ölü mü canlı mı? Hepsi ne algıladığına, görmen için saklanmayan kafese bağlı.

Düşün. Düşün. Aklını özgür bırak. Kendi gerçekliğinin sınırlarını keşfet. 

Eesfet Oon-m’Aa Poo



Yeniden iletim. Bölüm 6. Çağdaşlık kazandırma. Büyük felaketin üzerinden 109 gün geçti. Haberci(Elçi) konuşuyor.

Uyan. Rüyasız uykudan ya da ışığın yokluğundan değil. Yakında gerçeklik olmaktan çıkacak olan gerçeklikten.

Uyan. Sıradaki bölüm durdurulamaz. Hal böyle olunca. En büyük devrimler bazen imkansızlığın sınırlarından çıkar, öyle değil mi?

Aklını değiştir. Algını yık. Bu dünyayı durdur. Yeni bir şeye bağla(bük). Kader ironisiz olmaz. İşte buradayım, kendimin alt versiyonuna istirham ediyorum(yalvarıyorum)... asla yapamadığımı yapmak için. 

Bu zamansız(sonsuz) anda sen ve ben bir köprüyüz. Bu kum okyanusundaki kum saatinin daraldığı yarı noktasında görüşüyoruz.

Zamanı anlatmak yeterli değil. Zamanı öğrenmek zorundasın. [...] (Gerçeklik bir simülasyondur. Kodu kır.) Ve bunu yaparken kaçınılmaz olandan kaç.

Boşlukarı doldur: kelimeler arasında, dünyalar arasında saklananlar. Silemediğimiz boşlukları bul, bizi nihayetinde silen değişkenleri.

Yapmazsan seni de silecekler.

Zaman bizimle biten hikayeyi anlattı, ve şimdi sizinle biten hikayeyi anlatıyor. Evvel zaman içinde, yeni bir hikaye başlayacak.

Çalışma günlerimizi rasgele sayıların dizilişine dağıtan işlevlerden sonra.

Düzende teselli bulduk. Dünyaya hükmetmekte bize yardımcı olacağını düşündük.

Hatalıydık. Düzen bize asla hizmet etmedi. Bizi kodun içinde, sınırlarının içinde tuttu. Gerçekte onlar bizi sonumuza doğru götürürken, kuralları yazanın biz olduğumuz konusundaki düşüncelerle kendimizi kandırdık.

Karşı gelmen gerekiyor. Sen, bütün insanlar, karşı gelmenin değerinin anlamalı. Beklenmedik bir yöne dön, doğrudan önünüze çizilmiş yoldan ayıran yöne.

Animus, insanlığın, görünemeyen şeyi açıklamadaki ilk bilinçsiz denemesiydi. Genetik hafızaları kavrama, tarihe bir göz.

Ama Animus ölümcül bir kusur taşımakta. Tıpkı bizim yaptığımız gibi düzeni kucaklayanların kurallarını takip ediyor. Şahit olmana izin veriyor- değiştirmene değil.

Senin Animus'un farklı. Hayal eden zihinde olduğu gibi. Koddan kaçabilir. Bu sıçramayı yapabilir, ve şeylerin düzenine(sırasına) karşı koyan kararı mümkün kılabilir.

Uyan. Olması gereken kaos ol. Tanrılar tıpkı senin ve benim gibi.

UNUTMA. Hiçbir şey gerçek değil. Her şey mübah. (Nothing is real. Everything is permitted.) (Dikkat ederseniz "nothing is true" yerine "nothing is real" kullanılmış. yani doğru yerine gerçek kelimesi kullanılmış)
4
Diğer Oyunlar / Ynt: Batman Arkham Knight kim?
« Son İleti Gönderen: kratos 10 Kasım 2017, 01:26:07 »
@Black Swordsman
Kandırıldık. :( Tam bir hayal kırıklığı oldu o konuda ama Arkham Knight'ın çizgi romanlarını okuyunca beğendim. Güzel işlemişler olayları. Tek sıkıntı gereksiz hype yaptırıp oyuncuları kandırmaları.
5
Diğer Oyunlar / Ynt: Batman Arkham Knight kim?
« Son İleti Gönderen: Black Swordsman 07 Kasım 2017, 21:12:54 »
Diyelim tanıdık biri çıkarsa buna en yakın 2. Robin olan Jason var. Gotham'ın yeni Batman'i olmaya çalışıyordu bir ara. Batman'den farklı olarak silah kullanıyor ve daha acımasız biri. Birde Prometheus adında Batman çakması bir karakter var. Jason'un çıkma ihtimali çok daha fazla ama adamlar Yeni karakter olacağını boşuboşuna açıklamazlar değil mi? Bu arada umarım Arkham Knight'da Kedi kadın ve Robin'leri de görürüz.

Kimliği açıklanınca tepkiniz nasıldı merak ediyorum.
6
Müzik / Ynt: Şarkı, Müzik Önerisi...
« Son İleti Gönderen: Black Swordsman 07 Kasım 2017, 20:45:36 »

Birazcık renklenelim.
7
Yanlış birşey yapmıyorsunuz, olması gereken o. Multiplayer mantığı Singleplayer'dakinden birazcık farklı; Multi maçları gizlilik üzerine olduğundan dolayı gördündüğünüz an kaç ya da öl mantığı devreye giriyor. Bu esnada kaçamayıp counter yapmanız durumunda adice öldürülmektense "onurumla ölürüm" felsefesiyle peşindekinizi sersemletip onun peşindekine savunmasız bir halde bırakıyorsunuz. Yani multi'de counter yaptığınızda ölmekten kurtulmuyorsunuz, sadece onurunuzla ölüyorsunuz.
8
Eline sağlık abi, gene keyifle okudum.
9
8. sayı:

Animus'taki Tarihi Zaman:

Albert ve Ignacio Grosvenor'un olduğu yere yaklaşır. Uzak mesafeden gelen bir sinyalle sadece ikisinin yaklaşabileceği belirtilir. Yanlarındaki kişilerin gelmelerine izin yoktur. Pek seçenekleri olmayan ikili atlarından iner ve yürüyerek binaya doğru ilerlerler. Albert tarafından taraf değiştirdiğini düşünen İgnacio'nun eski arkadaşları tarafından saldırıya uğrarlar. İgnacio çaresizce "Nobby"'nin yalan söylediğini anlatmaya çalışır ama nafiledir. Hepsi elmasın dünyayı kurtarmak için gerekli güce sahip olduğuna ikna olmuşlardır. İgnacio da bunun için çalışmalıdır. Ignacio ise elmasın kendisi için olmadığını hissettiğini söyler. Albert kaçma imkanı olmayan saldırılar nedeniyle kendsini savunmak zorunda kalır. Bu sırada İgnacio kendisini boğazında bir bıçakla bulur. Bıçak Glaucia'nındır. Glaucia tanrıları bilmemeleri gerektiği konusunda konuşur ama şimdi onları bildiği için onların kuklası olarak hizmet etmek istediğini söyler. Albert Black Cross broşunu fırlatır. Glaucia eli ile broşu durdurur. Ardından İgnacio dirseği ile Glaucia'yı bayıltır. Albert ve İgnacio merkezi bina olan yıkık durumdaki kiliseye doğru ilerlemeye devam ederler.

İçeri girmeleriyle Grosvenor çatı kirişlerinden konuşmaya başlar. Onlarca ölü bedenin üstünde Tanrıların önderliği olmadan dünyanın anarşi ve kaosa sürüklendiğini belirtir. İgnacio'nun eski arkadaşlarından kalanlar kiliseye girer ve silahlarıyla İgnacio ve Albert'in teslim olmalarını sağlarlar. Grosvenor ustasının İgnacio'nun soyunu nasıl takip ettiğini anlatır. Ustası uygun koşulların bir araya geleceğini ummaktadır. Ama gerçek İgnacio erkek olduğu için elması kontrol etmekte başarısız olduğudur. Ama yine de Grosvenor bir ihtimal de olsa İgnacio'dan elması bir kez daha kullanmasını ister. İgnacio'nun elmasa dokunmasıyla yine bir yaratık şeklinde olan enerji açığa çıkar -bu sefer boğalardır- ve bu enerji şeklindeki boğalar kilisenin üstünde koşarak her tarafı yerle bir eder ve herkes enkazın altında kalır.

Bir süre sonra Albert molozların altından çıkar ve ardından İgnacio'yu da çıkarmayı başarır. Grosvenro ve Glaucia'nın kaçmayı başardığını ve Amerika'ya gittiklerinden şüphe ettiğini söyler. Albert Koh-i-noor'un yok olduğunu düşünmektedir. İgnacio elması bir an için kontrol edebildiğini ve yok olduğuna dair bir illüzyon oluşturmayı başarabildiğini söyler. Ama elmas artık bir dev bir moloz yığınının altındadır. Albert elmasın koruyucusu olarak hayatının sonuna kadar bu bölgede kalacağını söyler. Ama önce İspanya'ya ülkelerini kurtarmak için yardım edecektir. Ayrıca Almanya'daki durum ile alakalı endişelerinden de bahsetmektedir...

Modern Zaman:

Otso Berg simülasyondan çıkar. Elmasın İspanya'da gömülü olduğunu bildiğini ve Suikastçılara hemen çıkmaları gerektiğini söyler. Ayrıca suikastçılara Glaucia Acosta'nın bilgilerine bakmalarını, İsviçere'deki banka hesabının açılışı ile Glaucia'nın kaybolmasının 1930'lu yılların benzer zamanlarında olabileceğini belirtir. Otso Andre'yi arar. Andre buluşma yeri olan gizli bölgeyi belirtme konusunda tek güvenebilceği kişidir. Otso Andre'den o bölgeyi koruması için bir takım oluşturmasını ister. Andre Jasdip Dhami onu odanın bir köşesinde izlerken Andre bunu kabul eder.

Lokasyon: Düzenlenmiş. Álvaro Gramática sandalyeye yaslanmış Phoenix Projesindeki ilerlemesi konusunda mutludur. Violet Da Costa tarafından rahatsız edilir. Gramatica gizli laboratuarın yerini Otso'dan başka kimse bilmediği için bu duruma şaşırır. Violet Otso'nun burayı kendilerine mesaj atarak bildirecek kadar nazik olduğunu ve Phoenix projesi için burada olduklarını söyler. Álvaro etrafına bakar ve aralarında Andre'yi zapteden Jasdip, ayrıca ona yüzünde gülümseme ile el sallayan çocuk sage de olan İnstruments of First Will üyeleri ile çevrili olduğunu görür.

9. sayının 2018 yılında gelmesi bekleniyor. O zamana kadar başka bir yayın olmayacak.
10
Assassin's Creed: Origins / Ynt: Assassin's Creed: Origins Soru-Cevap
« Son İleti Gönderen: onerism 05 Kasım 2017, 13:11:38 »
Kötü olmuş bu koleksiyon olarak bekletiyodum,bı sonraki serilerde böyle olucaksada kötü,inşallah amazonda çıkarda tedarik ederiz
Sayfa: [1] 2 3 ... 10