Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Assassin's Creed Odyssey / Ynt: Naval Hakkında
« Son İleti Gönderen: kaskal 18 Ağustos 2018, 19:13:23 »
Evet gemi savaşlarının açık dünya olacağı söylendi.
2
1453 - 1836 Tarih Aralığı / Ynt: Napolyon Bonapart Filmi Hakkında
« Son İleti Gönderen: kaskal 18 Ağustos 2018, 19:11:34 »
Tabi ki. Ama anladığım kadarıyla dizinin dili çok fark etmiyor. Ne de olsa olayları biliyoruz.
3
Assassin's Creed Odyssey / Naval Hakkında
« Son İleti Gönderen: xOmeRx 18 Ağustos 2018, 01:49:54 »
Videoları çok takip edemedim ama gördüğüm kadarıyla karakter geliştirmenin yanında gemi geliştirmeleri de yeni oyunda mevcut olduğuna göre deniz savaşlarını açık dünya olarak oynayabilir miyiz ac4 teki gibi ?
4
Assassin's Creed Odyssey / Assassin's Creed Odyssey - Antik Yunanistan'ın Atmosferi
« Son İleti Gönderen: kaskal 15 Ağustos 2018, 20:32:38 »


Odyssey'de bizi kültürel zenginlikler bekliyor. Heykeltraşlar, tiyatro, müzik, duvar resimleri ve AC: Brotherhood'un özlediğimiz atmosferi.. Juan Borgia'yı öldürürken içinde bulunduğumuz şarap tanrısı Dionysos için verilen şenlikler.. Masonların ilham aldıkları ayinler.. Ayrıca Roma mimarisi ve taşları dor, ion, korint stünlarından gelmektedir. Kuzeyden gelen Dor istilaları polis devletleri tarafından bastırılıp Yunan toplumunun köleliği oluşturmasına büyük etkisi olmuştur. Bu stünlar da zamanla dünyanın dört bir yanına yayılmış ve imparatorlukların mimarisi haline gelmiştir. Origins'te gördüğümüz Mısır mimari gene Yunanistan'dan gelmedir. Bizleri medeniyetin beşiğine götürecek olan Odyssey'in videoları gelmeye devam edecek. Perikles dönemine hızlı bir bakış...



5



Hoş geldiniz. Konumuz spoiler içeriyor baştan uyaralım.


Assassin's Creed'in bazı belli büyük taşları vardır. Desmond, William Miles, Animus, Abstergo, Ezio, Juno, Isu gibi ve bunların biri çıktığında oyunda bir evrilme, düşüş ya da gelişme görülür. Desmond'un yokluğu hepimizi üzmüştü zamanında. Bazı oyunlarda göndermelere de tebessüm etmiştik. Bu yazıda bu büyük taşlardan birine daha veda ediyoruz. Son yıllarda AC'nin çizgi roman serilerinde ilginç şeyler oldu. Biz bunların öncelerini oyunlardan gördük ama çoğumuz çizgi romanları edinemediğimiz için oyunları hep eksik bulduk. Aslında Lineage gibi önce bir film yapıp ardından oyun çıkardıkları gibi uzun bir süredir Ubisoft önce oyunu yapıp sonra çizgi romanları satıyordu ve çizgi romanlarda hep bir oyundaki karakterlerin önemli bir yeri vardı. Sanki oyunun sonu oyunda olmalıymış gibi hissettiriyor. Bir örnek vermek gerekirse Origins'te Cleopatra'nın ölümünü bekledik ama bu sonradan çıkan Assassin's Creed: Origins çizgi romanında gerçekleşti. Bunun gibi başka örnekler de var biraz araştırırsanız bulabilirsiniz. Şimdi de AC evreninde bazı gelişmeler oldu bunları paylaşmamızın gerekli olduğunu düşündüm. Kiminizi üzebilir, kiminizi mutlu edebilir, kiminizi de hiç ilgilendirmeyecek belki ama ben gene de paylaşmak istedim.

Assassin's Creed Syndicate'in sonu ile bağdaştırmak gerekiyor bu bölümü. Profesör Alvaro Gramatica, Isu DNA'sı kullanarak bir beden klonlamaya çalışıyordu.


Violet de Costa, Juno için çalışıyordu. Syndicate'in sonunda Violet, Juno için endişelendiğini söylemişti. 


Violet bir Instruments of the First Will üyesiydi; Order of Ancients ve Cult of Kosmos'un soyunu sürdürüyordu. Bir anlamda Juno'nun müritleri de sayılırlar. Başlarında da Abstergo tarafından ele geçirilen ve büyütülen Desmond'un oğlu Elijah vardı.



Suikastçı Kardeşliği de Hidden Ones'un gelecekteki adları idi ve başlarında William Miles vardı.

Assassin's Creed Uprising çizgi roman serisi Unity ile birlikte başlayan Phoenix Project'in sonunu (Anka Projesi) ve oyunun günümüz bölümlerini bize sundu.

Black Cross gibi tapınakçı büyük üstadlarından, Inner Sanctum of the Templar Order üyesi olan Laetitia England, Juhani Otso Berg, Simon Hathaway, Alfred Stearns, David Kilkerman, Mitsuko Nakamura ve Agneta Reider gibi tapınakçı liderlerinden bu sayede haberimiz oldu. Alan Rikkin ya da Warren Vidic'in hiçbir şey olmadıklarını bunlar sayesinde öğrendik.

Isu üyelerinin hikayelerine değinecek olursak da

Juno'nun babası Cronus(Saturn)'un insanlar tarafından öldürülmesinin ardından Juno'nun en büyük düşmanımız olması,


Consus(Prometheus)'un mitolojideki gibi tanrılardan ateşi çalıp insanlara hediye ederek İnsanların koruyucu titanı olması ve çizgi romanlarda ne zaman suikastçılarımızın yardıma ihtiyacı olsa Consus'un belirmesi gibi olaylardan da bu sayede haberimiz oldu.


Juno, 2015 yılına kadar bir İttifak oluşturma konusunda Tapınakçılar ile temasa geçti. Yeni bir Dünya Düzeni'nin ortak hedefleri nedeniyle, böyle bir ittifak onların ortaklaşa çıkarlarının en iyisi olarak ortaya çıktı. Da Costa ve Gramatica'nın Phoenix Projesini kullanarak, Gri'den kaçmak için bir Isu bedenini yaratması için Kefen'i getirmelerini istedi. Kefen'i bulma konusundaki soruşturması sırasında Juno, Jacob Frye ve ikiz kız kardeşi Evie'nin anılarını araştırırken bir yandan da onları şu anki soruşturmasından uzaklaştırıp zamanında başka bir yere göndermişti. Juno, sadece kendisi hakkında değil, aynı zamanda bir suikastçının Alman casusunu avlayıp öldüreceğini ve dünyayı kurtaracağını da söylemişti. Ve öyle de oldu. Alman casusu bir sage idi. Juno'nun planları ilerledikçe, Tapınakçılar, Koh-i-Noor'ı geri almak ve bir Sage olmaktan ötürü Birinci Uygarlık DNA'sını içeren Desmond'un oğlu Elijah'ı getirmeye koyuldu. Tapınakçılar onu rehin tutan Alvaro Gramatica laboratuvarını işgal etti ve devraldı. Alvaro, Elijah'ın kemik iliğinden İlk uygarlık DNA'sını çıkardı ve Isu fetüsünün olgunlaşma oranını hızlandırmak için Juno'yu yetişkin bir Isu'ya 24 saat içinde dönüştürmek için Kefen'in iplerini kullandı.

Consus Juno'nun karşısına çıktı ve ona asla kazanamayacağını söyledi. Juno, yeni bir vücudu olduğunu, Koh-i-Noor ve Charlotte'un kafasının içinde olduğunu tekrarlarken, Consus Charlotte'un iradesinin Juno'dan daha büyük olduğunu ve bu yüzden kaybedeceğini söyledi. Olgunlaşmaya başladıktan sonra Juno, Gramatica ile konuştu ve nihayetinde, Eliyaj'ın annesinin katillerinden intikamını alması, Richmond'u bir tornavidayla bıçaklayıp Charlotte'un Juno'yu öldürmesine yardım etmesiyle Violet'in korkuları haklı çıkmıştı.

Juno serinin en önemli kötü karakteriydi. Baş düşmanımızdı. Ancak Juno öldürüldü. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz. Sizce Juno'nun sadece bedeni mi öldü yoksa ruhu da kendiyle birlikte yok oldu mu?

6
1453 - 1836 Tarih Aralığı / Ynt: Napolyon Bonapart Filmi Hakkında
« Son İleti Gönderen: xOmeRx 15 Ağustos 2018, 13:53:33 »
Bu dizinin ilk sahnesinde Napolyon kraliyetçilerin isyanını dehşet bir şekilde bastırıyor. Fakat daha sonraları kendisi iktidarı ele geçiriyor monarşist bir görünüme sahip oluyor.Yani kraliyetlere cephe alırken cumhuriyetçilere de cephe almış bence ihtilalde onca kan boş yere dökülmüş.
7
1453 - 1836 Tarih Aralığı / Ynt: Napolyon Bonapart Filmi Hakkında
« Son İleti Gönderen: kaskal 15 Ağustos 2018, 13:04:30 »
Her şeyden önce ihtilal yıprattı Fransayı ve yakın çağdan sonra hiçbir zaman Kanada'da galibiyet kazanamadılar İngilizler'e de defalarca kez yenildiler.
8
1453 - 1836 Tarih Aralığı / Ynt: Napolyon Bonapart Filmi Hakkında
« Son İleti Gönderen: xOmeRx 14 Ağustos 2018, 23:46:59 »
Film değil mini dizi bu arada. Charles 2 gibi.

Oyuncuları efsane ama

Christian Clavier
Gerard Depardieu
John Malkovich..

Normalde bu isimlerin biri bile yeter. Benim de aklımda ulaşabilirsem seve seve paylaşırım.

Teşekkürler.
Acaba Napolyon, ordusunu oldukça yıprattığı Rusya seferine hiç çıkmayıp direk Waterloo'ya gitseydi Wellington'u nasıl bir son bekliyordu ?
9
1453 - 1836 Tarih Aralığı / Ynt: Napolyon Bonapart Filmi Hakkında
« Son İleti Gönderen: kaskal 14 Ağustos 2018, 12:51:21 »
Film değil mini dizi bu arada. Charles 2 gibi.

Oyuncuları efsane ama

Christian Clavier
Gerard Depardieu
John Malkovich..

Normalde bu isimlerin biri bile yeter. Benim de aklımda ulaşabilirsem seve seve paylaşırım.
10
1453 - 1836 Tarih Aralığı / Ynt: Napolyon Bonapart Filmi Hakkında
« Son İleti Gönderen: assassinking12 13 Ağustos 2018, 19:14:44 »
https://www.youtube.com/watch?v=zjc_DrGpkew&t=17304s

napolyonun hayatını anlatan 2002 senesine ait bi film.Anladığım kadarıyla bölüm bölüm çekilmiş ki videoyu yayınlayan kişi hepsini bir araya getirmiş toplam da 6 saat sürmüş.Maalesef türkçe dublajı bırakın zaten dublaj filmi katledebiliyor altyazı daha iyi olur ama o bile yok bu ülke bu kadar mı tarihe ilgisiz olur
acaba bunu  türkçe altyazı olarak hazırlayabilecek var mı :D


4 bölümden oluşuyor bu sanırım. Normal bir çevirmen bile bölüm başına bir buçuk saatlik bir diziyi yüksek ücrete çevirir. Said Sürücü'müz falan vardı da buradan çeviren çıkacağını sanmıyorum. Çok zahmetli çünkü bu. İngilizce altyazısını indirip otomatik çeviren programlarla izleyebilirsin.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10