İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Ezio 1092

Sayfa: [1] 2 3 ... 15
1
Genel Sohbet / Metor ile Röportaj!
« : 03 Eylül 2014, 20:44:10 »
 Merhaba arkadaşlar. Bugünde daha taze taze Metor'la yatığım röportajı sizlerle paylaşıyorum. Bu üyelerle yaptığım son röportaj olacak, artık tamamen yönetime veya diğer bazı forumun enleri ile yapacağım. Şimdiden iyi okumalar :D

 
Spoiler: Göster


Merhaba Metor. Belki çoğumuz seni az buçuk tanıyoruz fakat, şöyle bir kendini anlat bize. İsmin ne, kaç yaşındasın, kaçıncı sınıfsın ve diğer klişeler işte :D
Adım Yiğit, 13 yaşımdayım, 8. sınıfa gidiyorum. Asosyal biriyim. Forumda çok belli etmesemde normalde çok sinirli biriyimdir. Kratos ve Eren001 bilir nasıl sinirli olduğumu.

Son çıkacak Assassins Creed oyunları hakkında ne düşünüyorsun? Üçüncü ve dördüncü oyun seni tatmin etti mi?

 Son çıkıcak Assassin's Creed Unity ve Rogue'dan umutluyum şahsen. Unity bence serinin en iyisi olucak, gerek oynayış, gerek grafikler müthiş olucak. Rogue ise gemi savaşlarını sevenler için harika olucak.

Forumumuzda 14 Ekim 2011den beri varsın. Forumda geçirdiğin zaman boyunca, keşke bunu böyle yapmasaydım dediğin bir olay yaşadın mı?

Forumda Assassinking12 ile kavgam vardı, şimdi ise dostuz. O kavgalı günleri hiç özlemiyorum...

Boş zamanlarında ne yapıyorsun? Örneğin en sevdiğin spor nedir?

Boş zamanlarımda fazla bir şey yapmıyorum. Ya bilgisayar ya Playstation oynarım ya da evde dolanıp dolanıp dururum...

Assassin's Creed dışında sevdiğin oyun serileri var mı?

Tabikide! GTA, Saints Row, Modern Warfare ve Max Payne serisine bayılırım.

Senin AC serisi ile tanışman nasıl oldu biraz anlatır mısın? Ve daha sonrasında bu forumu nasıl buldun, forumun neyini sevipte üye oldun?

Assassin's Creed serisini hep merak istemişimdir. 4 yıl önce yeni bilgisayar alınca Assassin's Creed II'yi indirdim, oyun herşeyiyle sevdirdi. Seri kısa zamanda en sevdiğim serilerden biri oldu. Bir gün Assassins Creed II oynarken bir bölümde takıldım Google'a girdim Assassins Creed Revelations geliyor haberini gördüm. Sonra forumu gördüm bir kaç ay ziyaretçi olarak girdim sonra foruma üye oldum

Biraz sevdiğin müziklerden bahset bize. Müzik ruhun aynasıdır sonuçta. Ne tür müzik dinlersin? En sevdiğin müzik grupları veya müzisyen kimler?

En sevdiğim müzik türleri Rock ve Metal'dir. Metallica, Nirvana ve Rammstein en sevdiğim gruplardır.

Eğer konsol oyuncusuysan, en sevdiğin konsol nedir?

Genellikle PC'de oynarım ama konsollarıda çok severim özellikle Playstation 3

Röportajıma zaman ayırıp katıldığın için teşekkür ederim :D

Asıl ben teşekkür ederim :) Herkese iyi forumlar.

2
Genel Sohbet / Ezio The Merciless ile Röportaj!
« : 17 Ağustos 2014, 16:34:53 »
 Merhaba arkadaşlar. Özlediniz mi bilmem ama, uzun süredir gelmeyen röportaj serime bir yeni üye daha eklendi. Hepimiz onu az buçuk biliyoruz fakat birazck derine inelim :D Yer kaplamasın diye spoiler'a aldım, iyi okumalar :D Yorum atmayı unutmayın!

Spoiler: Göster


Merhaba Merciless. Belki çoğumuz seni az buçuk tanıyoruz fakat, şöyle bir kendini anlat bize. İsmin ne, kaç yaşındasın, kaçıncı sınıfsın ve diğer klişeler işte :D

Merhaba,

Adım E. Muhammed. 25 Ağustos 1999 doğumluyum. İstanbulda yaşamımı sürdürüyorum ve bu sene lise 2. sınıfa geçmiş bulunmaktayım. Boş zamanlarımda genelde oyun oynar, dışarı çıkarım. Gezmeyi seven birisiyimdir. Şehir dışına çıkarım her yıl ama daha yurt dışına nasip olmadı. İlk önce yurt içini bitirip sonra yurt dışına çıkmayı planlıyorum :)) Onun dışında kendimi eğlenceli birisi olarak görüyorum. Genelde hep gülen birisiyimdir. Yeri geldiğinde ciddi olurum. Son olarak Galatasaray taraftarıyım diyebilirim :)

Forumumuzda, eminim hepimizin de bildiği gibi en taze yöneticimizsin. Bu görevi hak ediyordun, onu biliyoruz ama, nasıl hak ettin sence? Foruma yaptığın katkıları biraz kendi gözünden yorumlar mısın?

Öncelikle teşekkür ederim ama şahsen hak ettiğimi fazla düşünmüyordum. Bir kaç kişiyi önümde görüyordum. Forumada fazla katkı yaptığım söylenemez. Yarışma dışında konularda açmıyorum. Ama moderatör olduğum zamanlar bölümlerinin düzenini mümkün olduğunca iyi sağlamaya ve her sorunla ilgilenmeye çalıştım. Sanırım bu çalışmamı beğenmiş olsalar. Yoksa pekte bir şey yaptığım yok gerçekten :)

Peki bunların karşılığında, yöneticilik gibi bir ünvanı almayı bekliyor muydun? Dürüst ol :D

Aslında düşünmüyor değildim. Kendime inanıyordum ve olacağımıda düşünüyordum. Tabii dediğim gibi; benden daha önce olabilecek kişilerde gördüğüm için fazla şans vermiyordum kendime :)

Forumumuzda 12 Eylül 2012’den beri varsın. Her yeni üye gibi seninde yanlışların olmuştur eminim. Forumda geçirdiğin zaman boyunca, keşke bunu böyle yapmasaydım dediğin bir olay yaşadın mı?

Belki yanlışım vardır ama hatırlamıyorum. Pişman olduğum bir şeyde yok şu anda. Ama bazı üyelerle yaşadığım ufak tartışmaları yapmasaydın diyorum bazen.

Peki bu forumda geçirdiğin zaman sana ne kattı?

Burası benim 2. ailem gibi. Yani kardeşlik duygusunu kattı diyebilirim :)

Her forum için , “Sizin için forum, bizim için aile” klişesi kullanılır ama, baktığında hiç birinde aile ortamı olmadığını görürsün. Burası ise cidden bir aile bana göre. Bu ailede kendine örnek aldığın bir üyemiz oldu mu?

İlk üye olduğum zamanlar birisi vardı galiba ama kim olduğunu hatırlamıyorum. Foruma ısındıktan sonra ise kendi yolumu belirledim. Sonra öyle devam ettim işte.

Şimdi biraz forumdan ayrılıp sana gelmek istiyorum izninle :D

Tabii ki :)

Röportajın başında zaten kendini tanıtmıştım, o yüzden bu faslı geçiyorum. Senin AC serisi ile tanışman nasıl oldu biraz anlatır mısın? Ve daha sonrasında bu forumu nasıl buldun, forumun neyini sevipte üye oldun?

İlk üye olduğum zamanlar birisi vardı galiba ama kim olduğunu hatırlamıyorum. Foruma ısındıktan sonra ise kendi yolumu belirledim. Sonra öyle devam ettim işte.

 İyikide önermiş arkadaşın :D Foruma yararlı bir üye kazandırmış. Yararlılıktan söz açılmışken, forumda cidden şu anda canla başla çalışan üyeler var. Bunlar içinde, hepimizin bildiği gibi bir Ulak’lık sistemi başlatıldı. Başlatıldı demek yanlış olur aslında, sadece üyelere açıldı. Sen bu sistem ve üyelerimiz hakkında ne düşünüyorsun?

Son zamanlarda gerçektende çok çalışan üyelerimiz var. Karşılıksız bırakmamalıyız diye düşündüm ve ulak nişanını getirelim mi diye söyledim. Sonra Şahkulu böyle bir sistem yapalım dedi ve hayata geçirdik. Umarım güzel şekilde devam eder. Ve buradanda ulak olan arkadaşlarımızı tebrik edeyim.

Forumda şu anda benim bile ipin ucunu kaçırdığım ayrılıklar ve geri dönüşler oluyor? Sen bu olaylar hakkında ne düşünüyorsun? Ya da şöyle sorayım. Gelen gideni aratır mı? :D


Aslında tabii eskiler gidince büyük boşluk oluyor. Ama yeni gelenler bir süre sonra yerini dolduruyor diyebilirim. Zaten hep böyle olmuştur. Birileri gider, yenisi gelir. Biz ise yeni gelenlere destek olup, iyi bir üye olmalarını sağlamalıyız.

Forumda bazı yöneticilerimiz ne yazık ki yeterince aktif değiller. Bunu neye bağlıyorsun? Şuanda gördüğüm sadece Şahkulu ve sen varsın.

Hepsinin okul hayatı ve kişisel hayatı var sonuçta. Bazıları okuldan dolayı derslere yoğunlaştığı için foruma ara vermek zorunda kalıyor. Bu yaz ise şehir dışına gittikleri için olsa gerek. Fazla bilgim yok. Özel yaşamları sonuçta. Ama okullar açılıncada foruma şu anki kadar olmasada girmeye çalışacağımı kendi adıma belirteyim.

Forumdan ayrılıp sana dönelim dedik ama söz yine foruma vardı. Her neyse, insanlara biraz senden bahsetmek daha iyi olacak gibi :D
 
 Biraz sevdiğin müziklerden bahset bize. Müzik ruhun aynasıdır sonuçta. Sanırım bu böyle değildi *-* Neyse sorumuza dönelim :D Sendeyiz.


Açıkçası belirli bir tarzım yoktur. Kulağıma ne hoş gelirse dinlerim. Garibimdir biraz bu konuda :D

Bir çok kişi benim gibi, AC3 ve 4’ü çok sevmedi. Senin bu iki oyun hakkında düşüncelerin neler? Yeni oyunlardan umutlu musun?

AC:3'ü az çok beğenmiştim ama 4'te soğudum. Bakalım Unity'den ümitliyim fakat bu da hayal kırıklığı yaşatırsa AC bir daha oynamayabilirim.

Peki sana gelirsek, İlerde gerçekleştirmek istediğin hayallerin vardır eminim. Biraz bunlardan bahseder misin?

İlk başta ne kadar ingilizcem iyi olmasada Amerika'ya gidip orada yaşamak istiyorum. Ve bir de Galatasaray'ın şampiyonlar ligi maçını stadyumda izlemekte en büyük hayalim :))

Röportajıma katıldığın için teşekkürler ^-^

Asıl ben sana teşekkür ederim bu güzel röportaj için :)



3


 Merhaba!

 Bu haftasonu Total War oyunlarına Humble Bundle Store'da büyük indirimler var!


ROME TOTAL WAR : %80 İndirim // 1.99$
MEDIEVAL TOTAL WAR : %75 İndirim // 3.74$
NAPOLEON TOTAL WAR : %75 İndirim // 3.74$
EMPIRE TOTAL WAR : %75 İndirim // 4.99$
SHOGUN 2 FALL OF THE SAMURAI : %75 İndirim // 7.49$
TOTAL WAR SHOGUN 2 : %75 İndirim // 7.49$
TOTAL WAR ROME 2 : %67 İndirim // 19.99

 Eğer satın almak veya daha fazla bilgi almak isterseniz Humble Store sayfasına gitmek için tıklayın!

4
Merhaba arkadaşlar. Blogdan direk kopyala-yapıştır yaptım :D İyi okumalar.

SPOİLER YİYEBİLİRSİNİZ



 
Spoiler: Göster
Merhaba arkadaşlar :D

 Bugün sizlere benim AC serisine neden merakımın kalmadığı konusundaki bazı şeyleri açıklayacağım. Eğer sizde düşüncelerinizi belirtmek isterseniz, yorum atabilirsiniz, şimdiden teşekkürler :D

 Kısa bir yazı mı olacak bilmiyorum. Çünkü içimdekiler bitene kadar bu yazı bitmeyecek, bundan eminim.

 Baştan başlayalım en iyisi. AC1. Ben o zamanlar isminin AC olduğunu bile bilmeden oynuyordum. Daha doğrusu ben oynamıyordum, oynayanları seyrediyordum falan. O zamanları pek hatırlamıyorum ama benim AC serisine merakım böyle başladı. Zaten iki kılıç savaşına ve bir iki free-run hareketine tav olmuştum. Bundan sonra olan olayları ve AC2'ye adım atışımı unututm, bilmiyorum, üstüme gelmeyin :D

AC2 ise benim için büyük bir devrimdir. Defalarca bitirmişimdir. Oyun çok güzeldi gözümde, hala öyledir. Hayatımda oynadığım en iyi oyunlar arasındadır yani. Şimdi size oturup oyunu övüyorum ama bu konumuzla ilişkili olacak birazdan.

 AC2 cidden büyük bir haritaya sahipti. Dükkan açma, Monteriggioni'deki ekonomi olayları, kombolar ve zamanla gelişen karakter gibi detaylar, oyunun kendi içinde gelişmesini sağlayıp, oyun boyunca sıkmadan size oyunu oynatıyordu. Tabi güzelde bir hikayesi vardı.

ACB'de ise bence yine güzeldi. Hikaye boyunca bazı güzel noktalar yakalamıştım fakat benim gözümde bir AC2 hala olamamıştı.

ACR de ise yeni gelen bomba sistemi ve kancalı hidden blade gibi küçük yenilikler olmasa, o oyunu bana aldırabilecek tek şey AC serisinin hikayesini kaçırmamak istemem ve oyunun İstanbul'da gçeecek olmasıydı. Ha, kötü bir oyun muydu? Elbette değildi. Fakat artık oyunun hikayesi oyunu oynatmıyordu.Yani artık tek başına yeterli olamıyordu. Bir oynanışta farklılık lazımdı.

Derken AC3 çıktı. Bu oyunda fena bir oyun değildi, kabul ediyorum. Fakat oyunun ilk saklambaç kısmı, avlanma öğreleri filan başlangıçta sıktı beni. Yeni silahlar ve rahat oynanış beni rahatlatsada, optimizasyondaki problem oyunu oynatmıyordu. Ayrıca vaad edilen bilgilerin oyunda olmaması iyice beni soğuttu oyundan.

 AC4 ise tamamen vasat sayılırdı benim için. Oyunda denizleri karalardan daha çok görmem beni çok mutsuz etti. AC3'teki gibi bir eğlence değildi bu gemi savaşı işi, oyunun resmen %70'i denizde saçma sapan görevlerle geçiyordu. %20'si ise zaten sıkıcı takip görevleriydi.

 ACR'den sonraki AC3 ve AC4'ü bitirdim evet. Fakat ikisinide tekrar Türkçe yamayla oynayasım gelmedi. Yani bir kere bitirdikten sonra gaza gelinip ikinci kez bitirilecek oyunlar değiller ikiside.

 Şimdi bırakalım oyun özetini, gelelim heyecanımın kaybolmasına.

AC2, ACB ve ACR'de bildiğiniz gibi Ezio Auditore Da Firenze adında bir karakter işleniyordu. Ki bu boş beleş bir karakter değil. Gidin bir AC serisini bitirmiş birine sorun, "En çok hangi karakteri beğendin şimdiye kadar?" diye. Genelde oylar Ezio'ya gidecektir.

 Ezio çok köklü bir karakter. Ailesinin asılması, annesinin şok geçirmesi, sadece kız kardeşiyle kalması, henüz çok genç olmasına rağmen ailesini koruması ve diğer bir çok özellik harikaydı. Adamın suikastçı oluşunu biliyoruz biz :D

 Şimdi böyle düşününce, AC3 ve AC4 teki karakterlerin bana ne kadar boş geldiğini anlamışsınızdır belki.

 Sadece iş karakterle de bitmiyor tabiki. Peki ya benim kaçırdığım hikaye?

 Bilenler bilir, AC serisi bir yap-boz gibidir. Oyunları oynadıkça hikaye yavaş yavaş yerleşir, fakat asla çözülmez. Güzel bir pazarlama stratejisi gibi geliyor bana. Sürekli bitmeyen hikaye :D

 Bir yap-bozda da elinizde tek bir parça dahi olmasa o yap-boz tamamlanmaz.

AC3 ve AC4'teki günümüz görevleri o kadar vasat ve sıkıcı ki... Tamam şimdi biri gelip o hikayenin bütünlüğü için gerekli falan diyecek ama öyle değil işte.

AC2'deki günümüz görevlerini hatırlıyor musunuz ne kadar eğlenceliydi? Onda konuşmuyorlar mıydı Lucy ile? Hikaye hakkında önemli şeyler olmuyor muydu? E oluyordu. Çokta yeterli uzunlukta oluyordu hem.

 Tamam günümüz görevlerinide geçiyoruz.

AC3 ve AC4'te, iki oyun boyunca tek şaşırdığım şey bir an kartal olup uçmamızdı, bide Desmond'ın ölümü.

Peki hangimiz AC2'de bir sabah babamızın asılacağını öğrenince şaşırmadı? Ya Ezio'nun amcası Mario'nun gelişi? Peki bir an Altair'i yönetmeye başlayıp Maria'yla işi pişirmemiz? Daha çok sayarım.

 Onuda geçtimde, hadi son oyunlarda cidden eğlendiniz mi yani? Ben pek eğlenemedim şahsen. Güzel oyunlar olabilirler, fakat yeterli değiller.

 Her neyse böyle işte.İçimi dökeyim dedim, sanırım yeterince de döktüm yani :D

 Bir başka yazıda görüşmek üzere hoşçakalın.

Steam: ronandald ekleyin oynaşırız.




 Sizinde görüşleriniz varsa buyrun tartışalım bu konuda :D

5
Diğer Oyunlar / Bedava The Sims 2 Ultimate Collection!
« : 24 Temmuz 2014, 11:58:39 »
 Cidden bedava The Sims 2 alabilirsiniz şuanda. Origin sağolsun sanırım bilerek güzel bir şey yapmış. Eğer kod etkinleştirme bölümüne girip I-LOVE-THE-SIMS yazarsanız bedava bir şekilde oyununuz kütüphanenize ekleniyor.

 Not: Bilindik bir şey ise özür dilerim iyi forumlar.
 Not 2: Bunu ben bulmadım OS'dan Butcher isimli bir kanki bulmuştur onun mesajı da burda.

6
Bilim ve Teknoloji / PS3 hakkında 6 küçük soru.
« : 13 Temmuz 2014, 22:04:06 »
 Cevaplarınızı bekliyorum. Hem Ramazan Ramazan yardım da yapmış olursunuz ::)

-) PS3 ile en fazla kaç saat oyun oynayabilirim? (Aynı gün içerisinde.)
-) Önce konsola özel oyunları oynayayak bir rahatlamak istiyorum. Hangi konsola özel oyunu oynasam ilk olarak? (Red Dead Redemption düşünüyorum.)
-) 12 GB konsolun yeterli olmadığı konusunda yazılanlar sayesinde inandım. Acaba kaç GB'lık bir harici disk alsam benim için yeter? (Film vs. işleriyle pek uğraşmayacağım sadece oyun oynar çıkarım konsoldan. Belki bir kaç demo indiririm. 500 GB'lık bir tane buldum fakat fazla da gelirse ziyan olmasın verdiğim para :P)
-) PS3'e alacağım harici diskten oyun oynayabilir miyim? İnternetteki araştırmalarımda sadece bir kere harici diskten oyun oynayamazsın yorumu gördüm ama emin olmak istiyorum.
-) Doğduğundan beri PC oyunları oynamış biri olarak acaba kontrolör (evet biliyorum yazılışı controller :P) ile oynarken çok zorlanır mıyım? Ne kadar sürede alışabilirim?
-) Son olarak hangi oyunları alsam memnun kalırım? Hani PS3'ün bu oyunları kesin oynanmalı dediğiniz oyunlar var mı?

 Şimdilik bu kadar sormak istediğim soru olursa mesaj olarak atarım işte :D Şimdiden teşekkürler hepinize.

7
Diğer Oyunlar / Oyunlarda yaşadığınız anılarınız
« : 15 Haziran 2014, 18:41:14 »
Evet arkadaşlar, eminim hepimizin anlatacak çok şeyi var. Bölüme biraz baktım, böyle bir konu yoktu, bende açmak istedim. Oyunlarda yaşadığınız ilginç, eğlenceli, maceralı ve olağanüstü olayları bizlere anlatın. :D Konu mevcutsa kilitlenebilir, şimdiden özür dilerim.

 Ben başlayayım.

 Bugün Civilization 5 oynuyordum. Daha önce batırdığım bir sürü krallık vardı ve bunlardan pek çok şey öğrenmiştim. Bu krallıkta Almanları seçtim panzerleri ve paralı askerleri yüzünden. Bu sefer amacım harika yapılara odaklanmak, kültür ve maddi açıdan gelişmekti.

 Hemen doğduğumuz an göçmenlerin bulunduğu yere vakit kaybetmedne bir şehir kurdum. Pek ahım şahım bir yerde değildi ne yazık ki. Kaynak olarak sadece pamuğum vardı. Her neyse. Ben olağan askeri gücüm olan tek birimi etrafı keşfetmeye yolladım. Düşüncem, oyunun ilk turları olduğu için savaşın çıkmayacağıydı fakat hemen dibimizde olan Aztek ülkesi bize güçsüz olduğumuzdan dolayı savaş açtı. Bunlar savaş açana kadar ben kültür açısından çok iyi bir şekilde ilerlemiş, oyunun neredeyse başlarında atlı üretebilecek duruma gelmiştim. Sadece üç birimim vardı. Bunlar: Atlı okçu, atlı ve normal güçsüz bir piyade.

 Belki bazılarınız inanmayacak ama bu üç birimle yaklaşık 7-8 birimden oluşan mızraklı asker birimini ülkemden kovdum. Nasıl oldu derseniz, anlatıyorum.

 Bu zımbırtolar bize savaş açınca benim bir göğüs filan kabardı böyle. Ulan sizi yenmezsem ne olayım dedim. Ama bu lafları söylerken görüş açımda sadece üç birim vardı. Zar zor bile olsa yenerim diyordum. Gittim bir birimin üzerine ok yağdırdım ve atlılarla saldırdım. Aslında bu yanlış bir hamleymiş ama yapacak bir şey yok, çünkü oyunda mızraklılar atlılara karşı çok güçlüler. Neyse işte atlılarım bu mızraklıları öldürdü fakat o anda geri kalan ordu bir çıktı krallıktan. Dedim yusuf yusuf. Direk başkentime çekildim. Fakat vu adamlar hala geliyor. Beni bırkatılar artık üçer beşer başkente saldırmaya başladılar. Neyseki o bir süre idare etti kendini. En sonunda öleceksem bile cesur ölürüm dedim. Cidden dedim bakın oyun adamda acayip bir kafa yapıyor. Başkentimden toplar atarak düşmanlara attım. Kafamdaki pratikçe oluşturduğum taktik: Yavaş yavaş okçularınla ve toplarınla zarar verip canlarını azalt, daha sonra gidip atlı ve askerlerinle al. Fakat bunları tüm düşman ordusuna karşı yapma, tekli birimlere karşı yap.

 İnanamadım fakat bu bayat taktik işe yaradı. Adamlar bizim orduyla mı uğraşsınlar yoksa başkenti mi yağmalasınlar şaşırdı. Bende bu arada hafif kayıp vererek bile olsa düşmanları yurttan kovdum. Bu olaydan sonra öğrendim ki, az orduyla bile olsanız gerekli taktikleri yaparak kazanabiliyorsunuz. 8)

 Sonrasında olanları özetlersem, düşmanlar yurttan gitti. Korkudan bizden hiç bir şey istemeden acilen bir barış antlaşması imzaladılar. Hem Ruslara hemde Azteklere büyük bir gözdağı vermiş oldum. Ekonomim inanılmaz gelişti. Kültür olarak çok üste çıktım ve çağ olarak onlardan yaklaşık 2 çağ öndeyim. Ülkemi genişleterek soluna ve sağına nanılmaz kaynaklar bulunan şehirler kurdum. Özellikle demir, taş, at ve pamuk konusunda diğer ülkelere ihracat yapıyorum. Şuan mükemmel durumdayım :D Fakat tek sorun krallığım yeterince mutlu değil.

8
Dijital ve Kara Kalem Çizimleriniz / Photoshop CS6 Denemelerim
« : 13 Haziran 2014, 13:57:57 »
 Merhaba,

 Eskiden beridir küçük küçük resim oynamalarıyla basit şeyler elde ediyorum. Bunları burada paylaşmak istedim. Zamanla güncellemeye çalışacağım :)

Spoiler: Patlayan şehir (?) • Göster


Spoiler: Faydanılan resimler • Göster



9
AC Teknik Servis / Bilgisayarımdan ses gelmiyor.
« : 12 Haziran 2014, 18:24:58 »
Merhaba arkadaşlar,

 Dün akşama kadar bir şey olmayan bilgisayara bugün bir şey oldu ve sesi gitti.

Kablonun giriş çıkış yerlerini kontrol ettim oralarda bir sorun yoktu. Aslında sorun gittikçe ilginçleşmeye başlıyor. Şuanda internetteki bulduğum çözümler fayda etmedi. Belki arada kaçırdığım bir çözüm vardır.

 Sizden isteğim lütfen böyle bir olay başınıza gelmişse nasıl çözdüğünüzü anlatmanız.

Bir de bir yerde gördüm hoparlörler tamamen bozulmuş olabilir gidin yeni bir tane alın diyordu. Son çare o gibi ama almak da istemiyorum şuanda.



Yardımlarınızı bekliyorum :D

10
Diğer Oyunlar / Fistful of Frags - Genel Oyun Rehberi
« : 01 Haziran 2014, 15:17:07 »


• Hakkında •
Fistful of Frags, eskiden bir Half Life modu olup, daha sonra başlı başına bir oyun oldu. Vahşi Batı temalı oyunda, bir kovboysunuz ve en güçlüsü olana kadar savaşıyorsunuz. Böyle dediğimde oyunun bir senaryosu var zannedebilirsiniz fakat yok. Team Fortress tarzında bir oyun Fistful of Frags. TF2 oynayanlar bu oyuna herhangi bir yabancılık çekmeyeceklerdir. Oyunun pek anı sanı duyulmadı daha fakat eminim ki, geçtiğimiz yıllarda daha fazla ünlenecek.


Create Server: Klasik, server kurma panelimize açılan büyülü kapıyı ana menüde bulabilirsiniz. Fakat bu sunucular kullanıcı tabanlı olduğu için, yapmanız gereken belli başlı şeyler var. Bunları resimlerle birlikte size anlatacağım.



Filter: Bunla uğraşmanıza gerek yok. Gereksiz bir şey. Deathmatch olarak kalsın.
Hostname: Server isminizi belirlediğiniz yer. "Türkler gelin acemiyim" filan yazabilirsiniz.
Server Password: Sunucunuza şifre koymanızı sağlayan alan. Tavsiye etmiyorum çünkü zaten aktif oyuncu sayısı az.
Teamplay Enabled: Bunu seçerseniz insanlar dört adet karakter sınıfından birini seçer ve takım halinde savaşırlar. Sınıfların birbirine karşı bir üstünlüğü yok.
Allow Bots: Oyunda aktif oyuncu sayısı az dediğim gibi. Bu kısımdan oyuncu sayısının kaçta kaçı kadar bo istediğinizi belirtiyorsunuz. Tabii, botlar olmadan da oynayabilirsiniz.
Bot Skill: Botlardaki yapay zekayı belirliyor. Excellent en iyisi.
Custom Script: Bunun hakkında bir bilgim yok. Server kurup denedim fakat aralarındaki farkı çözemedim.
Map: Oyunda sadece dört adet harita var. Bu sanıyorum şuanlık sayı çünkü oyunun önü açık ve umuyorum yeni haritalar gelecektir.


Haritalar: Oyundaki haritalar henüz dört tanecik. Hepside Vahşi Batı havasında, barıyla, hanıyla, orta büyüklükte haritalar. Bir yuvarlanan çalı topu eksik. Cidden onu neden koymamışlar?



Robertlee: Bir gemi ve geniş bir binadan oluşur. Binada genelde bulunan yoktur, bu yüzden öldürecek birini arıyorsanız gemide dolaşın.
Desperados: Tamamen kumdan oluşur ve karmaşık diyebileceğimiz bir haritadır. Bir çok bina bulunur. İki elli silah kullanıyorsanız binaların tepesine çıkıp milleti öldürebilirsiniz.
Fistful:  Çevresi binalarla çevrilidir. Klasik bir haritadır. İnsanlar daha çok yollarda savaşırlar.
Revenge: Karlı bir haritadır. Çoğu yapısı tek katlıdır.


Kutular: Oyundaki haritalarda belli başlı yerlere bırakılmış sandıklar göreceksiniz. Bu sandıklardan silah alabilirsiniz. Tabiki önce E'ye basarak sandıkları açmanız gerekiyor.



Sarı kutu: En değerli kutudur. Diğer kutulardan daha iyi silahlar çıkar.
Kırmızı kutu: Ortalama bir kutudur. Değerli silahlar çıkar.
Mavi kutu: Düşük kutudur. İyi silahlar çıkar fakat diğerleri kadar değil.


Başarımlar: Bilinen adıyla: Achievements. Hepimizin bildiği oyuna renk katan küçük amaçlar. Umarım oyuna daha fazla eklenir çünkü sadece 16 tane var.



Best Friends: Steam arkadaşlarınızdan 5 adet öldürün.
Defuser: Diğer oyunculara yanmış dinamit atın.
Detonator: Yanmış dinamitle bir kaç ölüm yapın.
Dutch Courage: Viski etkisinde kalmış düşmanlar öldürün.



Fistful of Dynamite: Patlatarak bir kaç düşman öldürün. Bunu pek anlamadım.
Frag Robber: Başka bir kullanıcı tarafından yaralanmış bir düşmanı, kurbanın yanındayken öldürün. Pek anlamadım.
Kick Their Ass: Kullanıcıları tekmeleyerek suya veya ateşe atarak, ya da yüksek bir yerden düşürerek öldürün.
Level: Gunfighter: 100 oyunu tamamlayın.



Level: Legend: 500 oyunu tamamlayın.
Level: Rancher: 25 oyunu tamamlayın.
More Dead Than Alive: 15HP'den az sağlıktayken bir kaç insan öldürün.
Overpowered: Düşmanları ikili Coalt Walkers ( bir çeşit silah) ile öldürün.



Overweighted: Anlamadım, çeviremiyorum.
Robin Hood: Ok ve yay ile uzak mesafeden, düşmanlarınızın kafasına bir atış yapın.
The Unforgiven: Düşmanlarınızı, art arda öldürme sayıları 7 veya daha fazla iken öldürün.
My Name is Nobody: İlk öldürmeniz bir insan kullanıcı olmalı.

Not: İngilizcem pek iyi değildir o yüzden bir yanlış fark ederseniz söyleyin lütfen.


Silahlar: Silahlar oyunun kalbi biliyorum fakat tüm silahları barındıran bir tablo bulamadım. Bu yüzden size temel silahları göstereceğim.



Primary:

Deringer x2: Klasik ikili silahımız.
Hatchet: Güçlü bir baltadır. Yakın dövüşte iyi değilseniz kesinlikle kullanmayın.
Colt Navy 1851: Klasik bir vahşi batı silahı.
Volcanic: Yine bir klasik bir vahşi batı silahı.
Sawed Shotgun: Tek elle kullanılabilecek bir silah. Her iki atışta bir mermi değiştirmeniz gerekir.
Bow: Klasik ok ve yayımız. Sağ tık ile nişan almadan ateş yapamazsınız.

Secondary:

Dynamite 2x: Bildiğimiz dinamit. Modern çağın bombası, vahşi batıda dinamit.
Knife 3x: Hem atılabilir, hem de normal bıçak.
Handgun Throw: Bunu pek bilmiyorum. Kullandığımda bir şey fark etmedi.
Boots: Bildiğimiz bot. Ayağa giyilen cinsinden.
Brass Knuckles: Ele takılan şu demirlerden.
Gentelman: Bunu da anlamadım.

Handgun Skills:

Ambidextrous: Silahı ikili kullanırsınız.
Right-Handed: Silahı sağ elinizde kullanırsınız.
Left-Handed: Silahı sol elle kullanırsınız.

İnternette FoF ile ilgili gördüğüm kadarıyla çok az bilgi var. Türkçe bir kaynak ise hiç yok. İngilizce olarakta aslında rehber vs. göremedim. Benim bilgilerim doğrultusunda yapabildiğim kadar bir şeyler yapmaya çalıştım. Umarım beğenirsiniz.
Steam: http://store.steampowered.com/app/265630/


Sayfa: [1] 2 3 ... 15