İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - kaskal

Sayfa: [1] 2 3 ... 22
1



İlk Hidden Blade'in hikayesine tanık olacağımız Legacy of the First Blade traileri yayınlandı. DLC'nin kendi RPG tabanlı senaryosu dışında açık dünyaya da büyük etki ettiğini belirtelim. Perslerin işgal ettiği denizler, garnizonlar, polisler ile dolu bir Yunanistan hayal edin. Hikaye üç episode şeklinde sunulacak. İlk episode 4 Aralık'ta.




2
Assassin's Creed Odyssey / MARKOS
« : 23 Eylül 2018, 21:06:40 »


Ailemiz tarafından reddedildikten sonra, yaşam mücadelesi veremediğimizde, yorgun bir şekilde açlıktan bitap düşmüşken bizi bulup yetiştiren kurnaz, akıllı ve biraz da yalancı olan kişidir.

3



Evet AC1092 okurları bu konumuzda AC evrenindeki karakterleri Türk oyunculara benzeteceğiz. Sizin de benzettiğiniz oyuncu varsa bizimle paylaşırsanız seviniriz.


Federico Auditore - Emre Altuğ


 

Francesco de Pazzi - Cahit Gök



Leonardo da Vinci - Fethi Kantarcı


Giovanni Mocenigo - Emre Kınay


Carlo Grimaldi - Zafer Algöz


Juan Borgia - Osman Gidişoğlu


Antonio de Magianis - Mehmetcan Mincinozlu


Silvio Barbarigo - Reha Özcan


Dante Moro - Yavuz Bingöl


Nicolaus Copernicus - Kaan Urgancıoğlu


Bartolomeo d'Alviano - Nedim Doğan


Emilio Barbarigo - Metin Çekmez


Uberto Alberti - Saim Alpago


Checco Orsi, Ludovico Orsi - Sarp Apak - Kerim Ilgaz



Mario Auditore - Bülent Emin Yarar


Stefano da Bagnone - Tuncel Kurtiz


Vieri de Pazzi - Küçük Emrah


Giovanni Auditore - Erdal Beşikçioğlu


Francesco Salviati - İlker İnanoğlu


Jacopo de Pazzi - Kamer Sadık


Marco Barbarigo - Haluk Bilginer


Lorenzo Medici - Memduh Ün


Giuliano Medici - Burak Serdar Şanal


La Volpe - Musa Uzunlar


Antonio Maffei - Sarp Akkaya


Niccolo Machiavelli - İbrahim Çelikkol


Rodrigo Borgia - Ahmet Mümtaz Taylan


Cesare Borgia - Engin Hepileri


Octavian de Valois - Celal Kadri Kınoğlu


Micheletto Corella - Caner Özyurtlu


Ezio Auditore da Firenze - Taner Ölmez



Nostalji, Tebessüm, Hüzün ve Komedi hepsi iç içe..

4




Gamescom fuarında Assassin's Creed Odyssey gösterilmeden önce Ubisoft açıklama yaptı. 2019 yılında yeni bir AC oyunu görmeyeceğimiz bunun yerine ek içeriklerle iki yıl boyunca oyunun besleneceği söylendi ama bir şey vardı ki Origins çıkmadan önce Empire kod adı ile bir üçleme geleceği duyurulmuştu. Yani ufaktan da olsa üçüncü oyun için çalışmalara başlandığını düşünüyoruz. Ortalıkta bir dedikodu dönüyordu; üçlemenin son oyununun Roma'da geçeceği üzerine. Ancak Assassin's Creed 2'deki Desmond'un gördüğü sembollerde Roma'ya dair bir ipucu söz konusu değil. Peru, Çin, İnka toprakları, Japonya'nın sıradaki oyun olma ihtimali de var. Assassin's Creed III'ün introsunda da üç sembolün sonuncusu olan Torii sembolü bize Japonya'nın Ulu Kapılarını aktarıyordu. Semboller de sırası ile Mısır ve Yunanistan olarak doğrulanmıştı ki öyle de oldu. Yakında açacağımız sembol konusu ile daha net öğrenmiş olacaksınız. Şimdilik beklemede kalın.

5



Oyundaki mitolojik karakterler gerçekliği bozuyor mu sorusunun yanıtını bu oynanış videosunda bulacaksınız.





6



Trailer hepimizi tarihi bir yolculuğa çıkaracak. Pisagor'un üçgeninden, Desmond'un bilmecelerine. Bilmecelerden piramit şekline oradan da Origins'e..

Bir iki değişik sahne dışında trailer'lar aynıdır. Karakterinizi seçip izleyin.


Kassandra




Alexios


7




Alman oyun fuarı Gamescom'dan haberler getirdik. 22 Ağustosta Ubisoft'un oyunlarının gösterileceğini söyleyelim. Bununla ilgili seri ile ilgili ilginç bir söylenti geldi kulağımıza bu da; eski oyunlarda olduğu gibi şehir ve bina gelişimi. Ezio ile geliştirdiğimiz Lonca binalarını hatırlarsınız. Bu sefer de kültürel bir gelişim söz konusu. Benim tahminimce videolarda gördüğümüz renksiz heykelleri renklendirmek mümkün olacak. Medeniyetin kuruluşunda birazcık da olsa tuzumuz olacak gibi duruyor. Bunların dışında savaşların daha çok Shadow of Mordor'a benzetildiği söyleniyor. Boss'lar için birbirinden değişik mitolojik figürler olacağı söylendi ki videolardan Medusa ve Minotaur'u hatırlarsınız. Oyunda Atinalılar, Spartalılar dışında Persler, Barbarlar, Kanun kaçakları, Amazonlar gibi taraflar olduğu söylendi. İstersek kanun kaçağı olup avlanabiliyoruz; açalım avlanan biz oluyoruz ya da kendi ligimiz tarafında savaşıp savaşçı olma yolunda ilerleyip nam yapabiliyoruz. Mısır'da gördüklerimiz dışında daha karanlık hayvanlar bizleri bekliyor. E koskoca bir Nemea aslanı var değil mi Yunanistan'da. Bütün bunlar oyunun gerçekliğini ne kadar etkileyecek henüz bir şey söylemek zor ancak eğlendirmek anlamında beklentileri çok yüksek. Aktiviteler oyunda yapılabilen her şey ile etkileşimli. Eğer yanlış seçim yapıp dost olabileceğiniz bir karakteri öldürür, aranızı bozar ya da kaçmasına sebep verirseniz onun görevlerini asla oynayamayacaksınız. Oyuna baştan başlamayı ve her seferinde sınırlı alanda yeni bir hikaye ile karşılaşmamızı sağlayacak Odyssey. Juno'nun kocası Aita Yunan mitolojisi için iyi bir figür çünkü kendisi Roma'da Plüton Yunanistan'da ise Hades olarak biliniyor.
Spoiler: Göster
Juno'nun ölümünden sonra serinin yeni kötü karakteri Aita olabilir.
Gene de ümidimizi kaybetmiyoruz ve hikayede zaman kırılması, zamanı kontrol edebilen bir Kronos yüzünden Animus'ta yarıklar oluşması ya da zamanda kırılma noktası yaşayıp Back to the Future serisindeki gibi aynı zamanın farklı yaşanan bir halini görmeyi umut ediyoruz. Çünkü Alexios ve Kassandra'nın kardeş oldukları söylendi ama ikisi birlikte oyunda görünmeyecek. Bu aynı kişi oldukları ama kardeş olarak karşılaşabilecekleri anlamına da geliyor bir yandan. Kurgusu oldukça merak ettirici. Hadi resimlere geçelim.



























8


Odyssey'de bizi kültürel zenginlikler bekliyor. Heykeltraşlar, tiyatro, müzik, duvar resimleri ve AC: Brotherhood'un özlediğimiz atmosferi.. Juan Borgia'yı öldürürken içinde bulunduğumuz şarap tanrısı Dionysos için verilen şenlikler.. Masonların ilham aldıkları ayinler.. Ayrıca Roma mimarisi ve taşları dor, ion, korint stünlarından gelmektedir. Kuzeyden gelen Dor istilaları polis devletleri tarafından bastırılıp Yunan toplumunun köleliği oluşturmasına büyük etkisi olmuştur. Bu stünlar da zamanla dünyanın dört bir yanına yayılmış ve imparatorlukların mimarisi haline gelmiştir. Origins'te gördüğümüz Mısır mimari gene Yunanistan'dan gelmedir. Bizleri medeniyetin beşiğine götürecek olan Odyssey'in videoları gelmeye devam edecek. Perikles dönemine hızlı bir bakış...




9



Hoş geldiniz. Konumuz spoiler içeriyor baştan uyaralım.


Assassin's Creed'in bazı belli büyük taşları vardır. Desmond, William Miles, Animus, Abstergo, Ezio, Juno, Isu gibi ve bunların biri çıktığında oyunda bir evrilme, düşüş ya da gelişme görülür. Desmond'un yokluğu hepimizi üzmüştü zamanında. Bazı oyunlarda göndermelere de tebessüm etmiştik. Bu yazıda bu büyük taşlardan birine daha veda ediyoruz. Son yıllarda AC'nin çizgi roman serilerinde ilginç şeyler oldu. Biz bunların öncelerini oyunlardan gördük ama çoğumuz çizgi romanları edinemediğimiz için oyunları hep eksik bulduk. Aslında Lineage gibi önce bir film yapıp ardından oyun çıkardıkları gibi uzun bir süredir Ubisoft önce oyunu yapıp sonra çizgi romanları satıyordu ve çizgi romanlarda hep bir oyundaki karakterlerin önemli bir yeri vardı. Sanki oyunun sonu oyunda olmalıymış gibi hissettiriyor. Bir örnek vermek gerekirse Origins'te Cleopatra'nın ölümünü bekledik ama bu sonradan çıkan Assassin's Creed: Origins çizgi romanında gerçekleşti. Bunun gibi başka örnekler de var biraz araştırırsanız bulabilirsiniz. Şimdi de AC evreninde bazı gelişmeler oldu bunları paylaşmamızın gerekli olduğunu düşündüm. Kiminizi üzebilir, kiminizi mutlu edebilir, kiminizi de hiç ilgilendirmeyecek belki ama ben gene de paylaşmak istedim.

Assassin's Creed Syndicate'in sonu ile bağdaştırmak gerekiyor bu bölümü. Profesör Alvaro Gramatica, Isu DNA'sı kullanarak bir beden klonlamaya çalışıyordu.


Violet de Costa, Juno için çalışıyordu. Syndicate'in sonunda Violet, Juno için endişelendiğini söylemişti. 


Violet bir Instruments of the First Will üyesiydi; Order of Ancients ve Cult of Kosmos'un soyunu sürdürüyordu. Bir anlamda Juno'nun müritleri de sayılırlar. Başlarında da Abstergo tarafından ele geçirilen ve büyütülen Desmond'un oğlu Elijah vardı.



Suikastçı Kardeşliği de Hidden Ones'un gelecekteki adları idi ve başlarında William Miles vardı.

Assassin's Creed Uprising çizgi roman serisi Unity ile birlikte başlayan Phoenix Project'in sonunu (Anka Projesi) ve oyunun günümüz bölümlerini bize sundu.

Black Cross gibi tapınakçı büyük üstadlarından, Inner Sanctum of the Templar Order üyesi olan Laetitia England, Juhani Otso Berg, Simon Hathaway, Alfred Stearns, David Kilkerman, Mitsuko Nakamura ve Agneta Reider gibi tapınakçı liderlerinden bu sayede haberimiz oldu. Alan Rikkin ya da Warren Vidic'in hiçbir şey olmadıklarını bunlar sayesinde öğrendik.

Isu üyelerinin hikayelerine değinecek olursak da

Juno'nun babası Cronus(Saturn)'un insanlar tarafından öldürülmesinin ardından Juno'nun en büyük düşmanımız olması,


Consus(Prometheus)'un mitolojideki gibi tanrılardan ateşi çalıp insanlara hediye ederek İnsanların koruyucu titanı olması ve çizgi romanlarda ne zaman suikastçılarımızın yardıma ihtiyacı olsa Consus'un belirmesi gibi olaylardan da bu sayede haberimiz oldu.


Juno, 2015 yılına kadar bir İttifak oluşturma konusunda Tapınakçılar ile temasa geçti. Yeni bir Dünya Düzeni'nin ortak hedefleri nedeniyle, böyle bir ittifak onların ortaklaşa çıkarlarının en iyisi olarak ortaya çıktı. Da Costa ve Gramatica'nın Phoenix Projesini kullanarak, Gri'den kaçmak için bir Isu bedenini yaratması için Kefen'i getirmelerini istedi. Kefen'i bulma konusundaki soruşturması sırasında Juno, Jacob Frye ve ikiz kız kardeşi Evie'nin anılarını araştırırken bir yandan da onları şu anki soruşturmasından uzaklaştırıp zamanında başka bir yere göndermişti. Juno, sadece kendisi hakkında değil, aynı zamanda bir suikastçının Alman casusunu avlayıp öldüreceğini ve dünyayı kurtaracağını da söylemişti. Ve öyle de oldu. Alman casusu bir sage idi. Juno'nun planları ilerledikçe, Tapınakçılar, Koh-i-Noor'ı geri almak ve bir Sage olmaktan ötürü Birinci Uygarlık DNA'sını içeren Desmond'un oğlu Elijah'ı getirmeye koyuldu. Tapınakçılar onu rehin tutan Alvaro Gramatica laboratuvarını işgal etti ve devraldı. Alvaro, Elijah'ın kemik iliğinden İlk uygarlık DNA'sını çıkardı ve Isu fetüsünün olgunlaşma oranını hızlandırmak için Juno'yu yetişkin bir Isu'ya 24 saat içinde dönüştürmek için Kefen'in iplerini kullandı.

Consus Juno'nun karşısına çıktı ve ona asla kazanamayacağını söyledi. Juno, yeni bir vücudu olduğunu, Koh-i-Noor ve Charlotte'un kafasının içinde olduğunu tekrarlarken, Consus Charlotte'un iradesinin Juno'dan daha büyük olduğunu ve bu yüzden kaybedeceğini söyledi. Olgunlaşmaya başladıktan sonra Juno, Gramatica ile konuştu ve nihayetinde, Eliyaj'ın annesinin katillerinden intikamını alması, Richmond'u bir tornavidayla bıçaklayıp Charlotte'un Juno'yu öldürmesine yardım etmesiyle Violet'in korkuları haklı çıkmıştı.

Juno serinin en önemli kötü karakteriydi. Baş düşmanımızdı. Ancak Juno öldürüldü. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz. Sizce Juno'nun sadece bedeni mi öldü yoksa ruhu da kendiyle birlikte yok oldu mu?


10




Herkese merhaba arkadaşlar. Oyunla ilgili son zamanlarda serinin gidişatının yanlış yöne gittiğini düşünenler ilk oyunların fanları belirmeye başladı ve oyunu gömüyorlar. Bunun da nedeni saf suikast hissinin kalmadığını iddia ediyor olmaları. Bu konumuzda Sydicate, Origins, Odyssey gibi oyunlarda eski oyunların hissiyatını nasıl alacağınızı anlatacağız. Eğer harfi harfine uygularsanız suikastçılık hissine varabilirsiniz.







Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ben sıkı bir AC fanıyım. Eski oyunları da sizler kadar çok seviyorum. Burada yeni oyunları överek sizin beğeninizi kazanmaya çalışmayacağım. Zor bir şeyi nasıl kolay hale getirebiliriz biraz bundan bahsedeceğim.







Bir kere stratejik düşünmek işimizi en çok kolaylaştıracak olan şey. Avantajımız Unity ile birlikte başladı aslında. Unique Kill denemeleri ile hedefe birden farklı yoldan ulaşma seçenekleri ile oyuncuların kafasında bu plan kurma havasını yarattılar oyunun ilk değişimini bu noktada işlevsel buldum. AC 2'deki geminin içindeki Savonorola'nın tüccarlarından birine düzenlenen suikast çok zordu ve bir o kadar da eğlenceliydi. Çünkü tespit edildiğimiz an Failed Synchronization to% bilmem kaç oluyordu. Yakın Çağ ile birlikte başlayan dönemlerde barut kullanıldığından eğer seviyemiz yetersizse anında görülüp tüfekle indirilme riskimiz artıyordu. Bu oyunu daha heyecanlı hale getirdi ama bir süre sonra zorluktan kaçma eğilimimiz olduğu için ya da tüketim hazzımız; tüfeklerden koşarak kaçmaya önümüze gelen enemy e saldırmaya başladık. Silahsız yakın dövüş özelliği de buna neden oluyordu.



İlk oyunlarda düşmanı tek hamlede öldürebilmek bize bir kolaylık sağlıyordu ve odağı daha bir suikast üstüne çekiyordu. Kartal Görüşü ile hedefin yerini belirlemek, Senkronizasyon noktalarını açıp target ile ilgili bilgi toplamak için küçük yan görevlere girmek oyundan konsol oyunu zevki aldırıyordu. Peki neydi bu yan görevler? Bayrak yarışı, bıçakla guard öldürme, belirli sürede bir yerden bir yere gitme, mesaj taşıma gibi gibi. Ve bunlara hiçbir şey söylemeden zevkle oynadık. Suikastçı yarışır mı demedik. Oyunun kendi içinde kendini tekrar etme durumu bizi dönemlere ve oynanışa adapte ediyordu. Hatırlarsanız AC 1 ve 2'de atla şehirlere giremiyorduk. AC Brotherhood'da at ile şehre girme sağlandı. Sonra at yok oldu. Sonra AC 3'le at yeniden devreye girdi. Black Flag, Rogue, Syndicate ve Unity'de yeniden yok oldu. Origins ve Odyssey'de atın geri gelmiş olması bizleri sevdiğimiz oyunları hatırlattı ve o tadı biraz da olsun yaşattı. Suyun altına giremiyorduk Black Flag ile ve Rogue ile belirli yerlerde dalabilmeye başladık. Artık istediğimiz alanda suyun altına serbest dalış gerçekleştirebiliyoruz.




Oyunun iyi yanlarını görmek istediğimiz zaman aslında bundan çok var ama herkesin muzdarip olduğu konu level sistemi ve RPG özellikleri...


Rehberimiz burada devreye giriyor.

AC 3 ve Black Flag ile başlayan Craft sistemi zor bir sistem değil sadece uğraş gerektiriyor ki eğer bunları zamanında yapıyorsanız yeni oyunlarda da zorlanmadan istediğiniz kararı vererek gerçekleştirebilirsiniz. Gene aynı engelle karşılaşıyoruz yüksek levela sahip enemy ler öldürülmeden üzerlerinden materyal toplanmıyor.

Oyunun hikayesindeki yan görevleri sıkıcı buluyorsunuz, ayak işi yapmak istemiyorsunuz ki seri boyunca yapmayı kabullendiğiniz bir durum. Enemy'ler ile ilgili bilgi toplayıp bu şekilde düşmana ulaşmak istiyorsunuz. Paldır küldür dalıp kılıç, mızrak kalkan kullanmak istemiyorsunuz. Stealthe önem veriyorsunuz ancak görüldüğünüz an alarm vermeden düşmanı öldürmek zorundasınız.

Önceki oyunlarda çan kesme gibi bir özellik vardı ve sınırsız düşman gelmesini önleyebiliyordunuz. Aslında Origins ve Odyssey'de de buna yakın durumlar söz konusu.


YAPMANIZ GEREKENLER SIRASIYLA ŞUNLAR:

1   - Oyun başladığında hikayeye bağlı olarak gittiğiniz her yerdeki senkronizasyon noktalarını açın, mekanları, bölgeleri keşfedin. Levelınız artacaktır.

2   - Levelınız arttığında haritayı açıp kendi levelınızdan 2 level daha düşük bir bölgeye gidin(Haritada fareyi gezdirdiğinizde bölgedeki askerlerin level ortalaması görünür) ve oranın görevlerini yapın ki bunu oyunun hikayesine bağlı olarak tarikat üyesinin yönettiği bölgeler ve ilk hedefiniz için gerçekleştirmelisiniz yoksa çok ufak levelda kalır ve daha yüksek leveldaki enemylere tek atamaz yakın dövüşe girmek zorunda kalırsınız.



3   - Hedefiniz her zaman sizden daha yüksek levelda olacağı için onun yönettiği bölgedeki tüm yan görevleri o kişiyi araştırmak olarak düşünerek RPG özelliklerini kullanın. Başka bir bölgenin görevini yaparsanız başka bir tarikat üyesi devreye gireceğinden levelınızın yetmediği ölümsüz targetlar(hayvan,insan) karşınıza çıkacaktır.

4   - Targetları kartalınızla bulmak zorunda değilsiniz senkronizasyon noktalarından ya da o bölgede gezerek kendi emeğinizle bulabilir ve daha çok zevk alabilirsiniz.



5   - Levelınızın yettiği maden ya da materyal taşıyan konvoylara saldırın, tek mızraklı ve çift mızraklı düşman kalelerini araştırın ve gizli her sandığı bulun ve mutlaka craft yapın ve damage güçlendirin. Eğer stealth oynama konusunda iddialıysanız shield kasmak zorunda değilsiniz dayanıklılığınız olmasa da olur. Dayanıklılık yakın mesafe dövüş için geçerlidir.


6   - Yetenek puanlarınızı istediğiniz oyun doğrultusunda harcayın. Yakın mesafe dövüş için Warrior'a stealth için Hunter'a ve sabotaj ya da özel silahlar için Seer'a yetenek puanlarınızı verin.


7   - Eski oyunlardaki tadı özlüyorsanız yakalandığınızda bölümü kaldığınız yerden tekrar başlatın. Gizli oynamaya özen gösterin, gerçek bir suikastçı olduğunuzu unutmayın.

8   - Kıyafetler canınızı sıkıyorsa uygun kıyafet alın, değiştiremiyorsanız oyun içinde kendi kendinize kurgu yaratın. Kılık değiştirdiğinizi düşünün, araştırma yaptığınızı düşünün.



9   - Eski oyunlardaki alarm sistemini çan keserek durdurduğumuz gibi bu kez de alarm kulelerindeki yanan bölüme düşman yanaştırmamaya odaklanın ya da set trap diyerek tuzak kurun ve görüldüğünüzde gözcünün tuzağa gidip yakalanmasını seyredin / seyretmeyin.


10   - Öldürdüğünüz adamları mutlaka saklayın, alarm ya da aranma olasılığınız düşer.


11 - Gemi savaşlarında çatışmaya girmek zorundasınız ama bordalama yaparak düşman gemisine çıkıp yüksekten suikastçılığa devam etme şansınız mümkün. Birkaç kez denize atlayıp güverteye pruva ya da kıçtan çıkmanız gerekse bile bunu yapın, iplere tırmanın ve yelken direklerinden suikastlar gerçekleştirin.

12 - Sizi arayan paralı askerlerle dövüşmek zorundasınız bunları Abstergo'nun peşinize taktığı Brotherhood'daki ajanlar ya da Daniel Cross gibi düşünebilirsiniz.



13 - Unutmayın suikastçı olsanız da düşmanlarınız var ve sizi tanıdıkları yerde saldıracaklardır. Savaşırsanız kendinizi asker gibi hissedebilirsiniz. Kaçıp, saklanıp, atlatıp sonra gizlice saldırmanızı öneririz.


14 - Özel görevlerde bazen dövüşmek zorundasınız o zaman da masumları koruyan biri olduğunuzu unutmayın. Kılıcımızı daima masumlardan uzak tutmak suikastçılar için bir ilkedir. Kendinizi bir kahraman gibi hissederek köleler, ezilenler, çocuklar; gariban herkes için etten duvar olmak zorundasınız.


15 - Son olarak oyunun hikayesine bağlı kalın. Hidden Blade'siz assassin olmaz diye düşünmeyin. Antik uygarlıklardaki yokluğu hesap edin. Araştırmalar yapın daha çok zevk almanızı sağlar ve oyunları birbirleri ile ilişkilendirmeyi unutmayın. Odyssey ilk Hidden Blade'in kullanılışına da değinecekse Hidden Blade'i oyunun bir yerinde mutlaka elde edeceğizdir. Darius AC evreninde ilk Hidden Blade kullanan Pers suikastçı bize bu konuda rehberlik edecektir. Origins'te nasıl kardeşlik sembolü bulunuyorsa Odyssey de bize bunun kadar değerli şeyler verecektir. 







Sayfa: [1] 2 3 ... 22