İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - kaskal

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 123
21
Aynı zamanda Ezio'nun Monteriggioni'de gizli geçidi açtığı sembol, Leonardo ile Pisagor Tapınağında gördükleri sembol ve Desmond'un odasında gördüğü sembol piramidin üstünde elma da vardı, François Thomas Germain'in gördüğü sembollerin arasında da vardı.

22




Gamescom fuarında Assassin's Creed Odyssey gösterilmeden önce Ubisoft açıklama yaptı. 2019 yılında yeni bir AC oyunu görmeyeceğimiz bunun yerine ek içeriklerle iki yıl boyunca oyunun besleneceği söylendi ama bir şey vardı ki Origins çıkmadan önce Empire kod adı ile bir üçleme geleceği duyurulmuştu. Yani ufaktan da olsa üçüncü oyun için çalışmalara başlandığını düşünüyoruz. Ortalıkta bir dedikodu dönüyordu; üçlemenin son oyununun Roma'da geçeceği üzerine. Ancak Assassin's Creed 2'deki Desmond'un gördüğü sembollerde Roma'ya dair bir ipucu söz konusu değil. Peru, Çin, İnka toprakları, Japonya'nın sıradaki oyun olma ihtimali de var. Assassin's Creed III'ün introsunda da üç sembolün sonuncusu olan Torii sembolü bize Japonya'nın Ulu Kapılarını aktarıyordu. Semboller de sırası ile Mısır ve Yunanistan olarak doğrulanmıştı ki öyle de oldu. Yakında açacağımız sembol konusu ile daha net öğrenmiş olacaksınız. Şimdilik beklemede kalın.

23



Oyundaki mitolojik karakterler gerçekliği bozuyor mu sorusunun yanıtını bu oynanış videosunda bulacaksınız.





24



Trailer hepimizi tarihi bir yolculuğa çıkaracak. Pisagor'un üçgeninden, Desmond'un bilmecelerine. Bilmecelerden piramit şekline oradan da Origins'e..

Bir iki değişik sahne dışında trailer'lar aynıdır. Karakterinizi seçip izleyin.


Kassandra




Alexios


25




Alman oyun fuarı Gamescom'dan haberler getirdik. 22 Ağustosta Ubisoft'un oyunlarının gösterileceğini söyleyelim. Bununla ilgili seri ile ilgili ilginç bir söylenti geldi kulağımıza bu da; eski oyunlarda olduğu gibi şehir ve bina gelişimi. Ezio ile geliştirdiğimiz Lonca binalarını hatırlarsınız. Bu sefer de kültürel bir gelişim söz konusu. Benim tahminimce videolarda gördüğümüz renksiz heykelleri renklendirmek mümkün olacak. Medeniyetin kuruluşunda birazcık da olsa tuzumuz olacak gibi duruyor. Bunların dışında savaşların daha çok Shadow of Mordor'a benzetildiği söyleniyor. Boss'lar için birbirinden değişik mitolojik figürler olacağı söylendi ki videolardan Medusa ve Minotaur'u hatırlarsınız. Oyunda Atinalılar, Spartalılar dışında Persler, Barbarlar, Kanun kaçakları, Amazonlar gibi taraflar olduğu söylendi. İstersek kanun kaçağı olup avlanabiliyoruz; açalım avlanan biz oluyoruz ya da kendi ligimiz tarafında savaşıp savaşçı olma yolunda ilerleyip nam yapabiliyoruz. Mısır'da gördüklerimiz dışında daha karanlık hayvanlar bizleri bekliyor. E koskoca bir Nemea aslanı var değil mi Yunanistan'da. Bütün bunlar oyunun gerçekliğini ne kadar etkileyecek henüz bir şey söylemek zor ancak eğlendirmek anlamında beklentileri çok yüksek. Aktiviteler oyunda yapılabilen her şey ile etkileşimli. Eğer yanlış seçim yapıp dost olabileceğiniz bir karakteri öldürür, aranızı bozar ya da kaçmasına sebep verirseniz onun görevlerini asla oynayamayacaksınız. Oyuna baştan başlamayı ve her seferinde sınırlı alanda yeni bir hikaye ile karşılaşmamızı sağlayacak Odyssey. Juno'nun kocası Aita Yunan mitolojisi için iyi bir figür çünkü kendisi Roma'da Plüton Yunanistan'da ise Hades olarak biliniyor.
Spoiler: Göster
Juno'nun ölümünden sonra serinin yeni kötü karakteri Aita olabilir.
Gene de ümidimizi kaybetmiyoruz ve hikayede zaman kırılması, zamanı kontrol edebilen bir Kronos yüzünden Animus'ta yarıklar oluşması ya da zamanda kırılma noktası yaşayıp Back to the Future serisindeki gibi aynı zamanın farklı yaşanan bir halini görmeyi umut ediyoruz. Çünkü Alexios ve Kassandra'nın kardeş oldukları söylendi ama ikisi birlikte oyunda görünmeyecek. Bu aynı kişi oldukları ama kardeş olarak karşılaşabilecekleri anlamına da geliyor bir yandan. Kurgusu oldukça merak ettirici. Hadi resimlere geçelim.



























26
Bildiğim kadarıyla DLC'ler için tr yama yapılmadı.

27
Assassin's Creed Odyssey / Ynt: Naval Hakkında
« : 18 Ağustos 2018, 19:13:23 »
Evet gemi savaşlarının açık dünya olacağı söylendi.

28
Tabi ki. Ama anladığım kadarıyla dizinin dili çok fark etmiyor. Ne de olsa olayları biliyoruz.

29


Odyssey'de bizi kültürel zenginlikler bekliyor. Heykeltraşlar, tiyatro, müzik, duvar resimleri ve AC: Brotherhood'un özlediğimiz atmosferi.. Juan Borgia'yı öldürürken içinde bulunduğumuz şarap tanrısı Dionysos için verilen şenlikler.. Masonların ilham aldıkları ayinler.. Ayrıca Roma mimarisi ve taşları dor, ion, korint stünlarından gelmektedir. Kuzeyden gelen Dor istilaları polis devletleri tarafından bastırılıp Yunan toplumunun köleliği oluşturmasına büyük etkisi olmuştur. Bu stünlar da zamanla dünyanın dört bir yanına yayılmış ve imparatorlukların mimarisi haline gelmiştir. Origins'te gördüğümüz Mısır mimari gene Yunanistan'dan gelmedir. Bizleri medeniyetin beşiğine götürecek olan Odyssey'in videoları gelmeye devam edecek. Perikles dönemine hızlı bir bakış...




30



Hoş geldiniz. Konumuz spoiler içeriyor baştan uyaralım.


Assassin's Creed'in bazı belli büyük taşları vardır. Desmond, William Miles, Animus, Abstergo, Ezio, Juno, Isu gibi ve bunların biri çıktığında oyunda bir evrilme, düşüş ya da gelişme görülür. Desmond'un yokluğu hepimizi üzmüştü zamanında. Bazı oyunlarda göndermelere de tebessüm etmiştik. Bu yazıda bu büyük taşlardan birine daha veda ediyoruz. Son yıllarda AC'nin çizgi roman serilerinde ilginç şeyler oldu. Biz bunların öncelerini oyunlardan gördük ama çoğumuz çizgi romanları edinemediğimiz için oyunları hep eksik bulduk. Aslında Lineage gibi önce bir film yapıp ardından oyun çıkardıkları gibi uzun bir süredir Ubisoft önce oyunu yapıp sonra çizgi romanları satıyordu ve çizgi romanlarda hep bir oyundaki karakterlerin önemli bir yeri vardı. Sanki oyunun sonu oyunda olmalıymış gibi hissettiriyor. Bir örnek vermek gerekirse Origins'te Cleopatra'nın ölümünü bekledik ama bu sonradan çıkan Assassin's Creed: Origins çizgi romanında gerçekleşti. Bunun gibi başka örnekler de var biraz araştırırsanız bulabilirsiniz. Şimdi de AC evreninde bazı gelişmeler oldu bunları paylaşmamızın gerekli olduğunu düşündüm. Kiminizi üzebilir, kiminizi mutlu edebilir, kiminizi de hiç ilgilendirmeyecek belki ama ben gene de paylaşmak istedim.

Assassin's Creed Syndicate'in sonu ile bağdaştırmak gerekiyor bu bölümü. Profesör Alvaro Gramatica, Isu DNA'sı kullanarak bir beden klonlamaya çalışıyordu.


Violet de Costa, Juno için çalışıyordu. Syndicate'in sonunda Violet, Juno için endişelendiğini söylemişti. 


Violet bir Instruments of the First Will üyesiydi; Order of Ancients ve Cult of Kosmos'un soyunu sürdürüyordu. Bir anlamda Juno'nun müritleri de sayılırlar. Başlarında da Abstergo tarafından ele geçirilen ve büyütülen Desmond'un oğlu Elijah vardı.



Suikastçı Kardeşliği de Hidden Ones'un gelecekteki adları idi ve başlarında William Miles vardı.

Assassin's Creed Uprising çizgi roman serisi Unity ile birlikte başlayan Phoenix Project'in sonunu (Anka Projesi) ve oyunun günümüz bölümlerini bize sundu.

Black Cross gibi tapınakçı büyük üstadlarından, Inner Sanctum of the Templar Order üyesi olan Laetitia England, Juhani Otso Berg, Simon Hathaway, Alfred Stearns, David Kilkerman, Mitsuko Nakamura ve Agneta Reider gibi tapınakçı liderlerinden bu sayede haberimiz oldu. Alan Rikkin ya da Warren Vidic'in hiçbir şey olmadıklarını bunlar sayesinde öğrendik.

Isu üyelerinin hikayelerine değinecek olursak da

Juno'nun babası Cronus(Saturn)'un insanlar tarafından öldürülmesinin ardından Juno'nun en büyük düşmanımız olması,


Consus(Prometheus)'un mitolojideki gibi tanrılardan ateşi çalıp insanlara hediye ederek İnsanların koruyucu titanı olması ve çizgi romanlarda ne zaman suikastçılarımızın yardıma ihtiyacı olsa Consus'un belirmesi gibi olaylardan da bu sayede haberimiz oldu.


Juno, 2015 yılına kadar bir İttifak oluşturma konusunda Tapınakçılar ile temasa geçti. Yeni bir Dünya Düzeni'nin ortak hedefleri nedeniyle, böyle bir ittifak onların ortaklaşa çıkarlarının en iyisi olarak ortaya çıktı. Da Costa ve Gramatica'nın Phoenix Projesini kullanarak, Gri'den kaçmak için bir Isu bedenini yaratması için Kefen'i getirmelerini istedi. Kefen'i bulma konusundaki soruşturması sırasında Juno, Jacob Frye ve ikiz kız kardeşi Evie'nin anılarını araştırırken bir yandan da onları şu anki soruşturmasından uzaklaştırıp zamanında başka bir yere göndermişti. Juno, sadece kendisi hakkında değil, aynı zamanda bir suikastçının Alman casusunu avlayıp öldüreceğini ve dünyayı kurtaracağını da söylemişti. Ve öyle de oldu. Alman casusu bir sage idi. Juno'nun planları ilerledikçe, Tapınakçılar, Koh-i-Noor'ı geri almak ve bir Sage olmaktan ötürü Birinci Uygarlık DNA'sını içeren Desmond'un oğlu Elijah'ı getirmeye koyuldu. Tapınakçılar onu rehin tutan Alvaro Gramatica laboratuvarını işgal etti ve devraldı. Alvaro, Elijah'ın kemik iliğinden İlk uygarlık DNA'sını çıkardı ve Isu fetüsünün olgunlaşma oranını hızlandırmak için Juno'yu yetişkin bir Isu'ya 24 saat içinde dönüştürmek için Kefen'in iplerini kullandı.

Consus Juno'nun karşısına çıktı ve ona asla kazanamayacağını söyledi. Juno, yeni bir vücudu olduğunu, Koh-i-Noor ve Charlotte'un kafasının içinde olduğunu tekrarlarken, Consus Charlotte'un iradesinin Juno'dan daha büyük olduğunu ve bu yüzden kaybedeceğini söyledi. Olgunlaşmaya başladıktan sonra Juno, Gramatica ile konuştu ve nihayetinde, Eliyaj'ın annesinin katillerinden intikamını alması, Richmond'u bir tornavidayla bıçaklayıp Charlotte'un Juno'yu öldürmesine yardım etmesiyle Violet'in korkuları haklı çıkmıştı.

Juno serinin en önemli kötü karakteriydi. Baş düşmanımızdı. Ancak Juno öldürüldü. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz. Sizce Juno'nun sadece bedeni mi öldü yoksa ruhu da kendiyle birlikte yok oldu mu?


Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 123