Altaïr ibn La-Ahad (1165-1257)

  • 23 Yanıt
  • 40344 Gösterim
*

Çevrimdışı -Ezio Auditore-

  • Insieme per la vittoria!
  • *
  • 1676
  • Vittoria agli Assassini!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Altaïr ibn La-Ahad (1165-1257)
« : 14 Mart 2012, 23:30:45 »
Altaïr Ibn-La'Ahad


Altaïr Ibn-La'Ahad(1165-1257), Assassin's Creed oyununda bir haşhaşin olan Ibn-i(Ebu) Tahir'i simgelemektedir. Altaïr, oyunda ana karakter olan Desmond Miles, Assassin's Creed II'de bulunan Ezio Auditore da Firenze ve Assassin's Creed III'de bulunan Connor Kenway'in atalarından biridir.

Önceki Hayatı
Altaïr'in annesi hristiyan, babası müslümandır. Annesi doğumdan hemen sonra ölmüştür. 11 yaşında babası Umar Masyaf Kalesinde savaşta, önemli bir asilzade öldürdüğünden idam ettirilir. Altaïr artık Al Mualim'i kendine babası olarak edinmiştir. Eğitimini Abbasla sürdürmüş, kardeş gibi olmuşlardır.

Master Assassin Rütbesi
Altaïr 24 yaşındayken Masyaf Kalesi Tapınak Şovalyeleri tarafından saldırıya uğrar. Bunun sebebi aralarında bir casus bulunmasıdır. Altaïr Masyaf kalesine doğru yolunu tutar fakat kalenin önünde casus bulunmaktadır. Kapıları kapatır ve içerdekileri rehin alır. Al Mualim de rehin alınanların içindedir. Casus, herbirini sırasıyla yaylı tüfekle öldürür. Sıra Al Mualim'e geldiğinde Altaïr, Air Assassination yaparak casusu öldürür. Bu şekilde Al Mualim'in güvenini kazanmıştır ve artık bir Master Assassindir.

III. Haçlı Seferi
Solomon Tapınağı
1191'de Altaïr, Malik ve Kadar Al-Sayf Tapınakçılardan önemli bir parçayı geri almak için göreve gönderilir. Fakat Altaïr, uyarılmasına rağmen küstahça kardeşliğinin üç yeminini bozar;

    Kılıcınızı masumların bedeninden uzak tutun.
    Hedefinizi gizlice öldürün.
    Asla kardeşliğinizi tehlikeye atmayın.





    1.

Kadar Al - Sayf: - Bekle! Başka bir yol olaiblir! Bu kişi ölmek zorunda değil.

Altaïr masum vatandaşa bıçağını geçirir.

Kadar Al - Sayf: - Mükemmel bir av(!) Servet kılıcını kutsamış.

Altair: - Servet değil, yetenek. Biraz daha izle, belki bir şeyler öğrenirsin.

Malik: - Evet, bize öğretilerin nasıl görmezden gelineceğini öğretecek.

Altair: - Sen ne yapardın ki?

Malik: - Dikkat çekmezdim ve masum birinin canını almazdım.

Altair: - Hiç birşey doğru değil, her şey mübahtır. Şu sözleri artık anlasan... Görevimizi bitirme şeklimiz değil bitirmemiz önemlidir.

Malik: Fakat bu...

Altair: Benim yolum daha iyi.

Malik: Ben ön yolu keşfe çıkacağım. Bizi daha fazla rezil etmeyin.

Kadar Al - Sayf: Görevimiz nedir? Kardeşim Malik bana bundan bahsetmedi. Sadece burada olduğum için onur duymalıymışım.

Altair: Üstat, Tapınakçılar'ın, Tapınak Dağı'nın altında bir şey olduğuna inanıyor.

Kadar Al - Sayf: Bir hazine?

Altair: Bilmiyorum. Önemli olan Üstad'ın burada önemli bir şey olduğunu düşünmesi. Aksi takdirde benden yardım istemezdi.



    2. Altair, Malikle

Malik: İşte! Bu sandık olmalı.

Kadar Al - Sayf: Sandık?

Altair: Saçmalamayın. Bu sadece bir hikaye.

Robert de Sable ve adamları sandığın altındaki kapıdan geçip Altair ve diğer iki suikastçının olduğua odaya girerler.

Altair: - Robert de Sablé! Onun hayatı benimdir!

Malik: - Hayır! Bizim görevimiz sadece parçayı almak ve şartsa onunla dövüşmek.

Altair: - Parça ve bizim aramızda duruyor. Şart olduğunu söylüyorum!

Malik: - Sabır, Altair!

Altair: - Yani korkaklık? O adam bizim en büyük düşmanımız ve onu yok etme şansımız var.

Malik: İnancımızın iki temel öğretisini çoktan çiğnedin. Şimdi de sonuncusunu çiğneyeceksin. Kardeşlerini tehlikeye atma.

Altair: Rütbem senden daha üstün. Sorgulayacağına öğren.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Altair, merdivenlerden inip Robert de Sable'a ulaşır.

Altair: Durun tapınakçılar! Burada sadece sizin işiniz yok.

Robert de Sable: Bir sen eksiktin! Ne istiyorsun?

Altair: Kan!

Altair, bıçağını kullanarak Robert de Sable'a saldırır. Ancak Robert, Altair'e karşı koyar.

Robert de Sable: Hangi işlerle uğraştığından haberin yok suikastçı! Seni üstadına ulaşıp bir mesaj iletebilesin diye bağışlıyorum. Kutsal topraklar o ve adamlarından ayrı kaldı. Şansı varken kaçmalı.

Robert, Altair'i kapıdan fırlatır, kapının girişi duvarlardan dolayı kapanır. Arkadan Robert'in sesi gelir: "Adamlarım, suikastçıları öldürün.


Bu şekilde Altair görevinde başarısız olmuştur.

    3. Altair Tapınaktan kaçmıştır. Sonra Üstad'a döner.

Üstat (Al Muallim): Bana görevinden bahset.

Altair: Bazı sorunlarla karşılaştık. Robert De Sable tek başına değildi.

Üstat: Ne demek istiyorsun?

Altair: Başarısız oldum.

Üstat: Hazine?

Altair: Maalesef...

Üstat: Peki ya Robert?

Altair: Kaçtı.

Üstat: Ben sizi, en iyi adamlarımı, daha önceki tüm görevlerden daha ciddi bir görevi tamamlayın diye yolladım. Ancak sen bana bahanelerden başka bir şey söylemiyorsun. Malik ve Kadar nerede?

Altair: Öldüler.

Malik: Hayır, ölmedim. En azından ben hala hayattayım.

Üstat. Kardeşin?

Malik: Öldü, Altair yüzünden.

Altair: Robert beni odadan attı. Geri dönüp yardım edemedim.

Malik: Çünkü uyarılarımı dikkate  almadın. Eğer dikkate alsaydın bunların hiçbiri yaşanmayabilirdi. Kibirliliğin neredeyse zaferimize engel oluyordu. Gözdenizin getiremediği şeyi getirdim. Alın!

O sırada bir suikastçı, Robert'ın kaleyi kuşatıp kasabaya saldırdığını söyler.

Üstat: Altair! Seninle olan görüşmemiz biraz bekleyecek.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Altair, kasabaya inip bazı tapınakçıları öldürür. Ardından, Al Muallim'in atağı sonlandırıp kaleye dönme çağrısını duyar ve hemen kaleye gider.

Altair ve iki suikastçı kalenin surlarından birinin tepesine çıkar. Al Muallim, Robert'a gözdağı vermek için Altair ve diğer iki suikastçıyı ölmüş gibi gösterir. Altair ve diğer iki suikastçı, kulenin tepesinden samanlığa atlar. Ancak biri samanlığın hemen dışına düşüp ayağını kırar. Diğer suikastçı, yaralıyla ilgileneceğinden Altair görevi tek başına tamamlamak zorundadır. Altair tahtalardan geçerek bir kulenin tepesine varar. Buradan Robert ve adamlarının üstüne ağaç gövdeleri yağdırır. Robert kuşatmayı kaldırır ve Altair bu görevi başarılı bir şekilde yerine getirir.

Altair - Al Muallim görüşmesinin devamı

Al Muallim: Robert buradan yollamakla iyi iş başardın. Söyle! Sence neden başarılı olduk? ... Çünkü emirleri dinledin. Eğer tapınakta da dinlemiş olsaydın bunların hiçbiri yaşanmazdı. Malik bana kibirinden, öğretileri nasıl çiğnediğinden bahsetti.

Arkadaki iki suikastçı Altair'i kollarından tutarlar.

Altair: Ne yapıyorsunuz?

Al Muallim: Unuttuğun üç öğretiyi hatırlatayım. Bir; masum...

Altair: Masum birini öldürme. Biliyorum

Al Muallim, Altair'e bir tokat atar: "Diline hakim ol. İstenmediği sürece konuşma! İki; Sakın kendini belli etme! Ancak saldırmadan önce kendini belli etmişsin! Üçüncü; ihanetlerin en kötüsü: kardeşliğii tehlikeye atma. Ama senin bencil hareketin hepimizi tehlikeye attı. Hatta düşmanları evimize kadar sürükledi. Bugün can veren herkes senin yüzünden öldü. Üzgünüm! Ancak bir haine tahammül edemem.

Al Muallim elindeki bıçağı Altair'e saplar.









Rütbe Düşüşü

Tapınakçı ordusu dağıldıktan sonra Al Mualim Altair'e hesap sorar: Solomon Tapınağında masum canı aldığı, kardeşinin ölümü, diğerinin yaralanması ve savaşta verilen canlar... Sonunda Al Mualim, Altair'e hançer saplar. Sonrasında Altair uyanır ve Al Mualim'e ne olduğunu sorar. Al Mualim ona Görmeni istediğimi gösterdim diyerek cevap verir. Al Mualim, Altair'in Rütbesini düşürmüştür ve saygınlığını yeniden kazanması için 9 kişilik bir liste vermiştir:

    Tamir; Şam'da bir karaborsacı.
    Garnier de Nablus; St. Jean Şövalyeleri'nin Lideri.
    Talal; Kudüs'te bir köle pazarlamacısı.
    Abu'l Nuqoud; Şam'ın en büyük tüccarı.
    Montferrat'lı V. William; Akka'nın Haçlı kadısı.
    Bahaeddin ibn Şaddad;Kudüs'te Selahanddin Eyyubi'nin naibi.
    Sibrand; Töton Şövalyeleri'nin Lideri.
    Cübeyr el-Hekim; Şam'ın en bilgesi.
    Robert de Sablé; Tapınak Şövalyeleri'nin Lideri.

10. Tapınakçı
Robert de Sable'nin Sözleri

Altair her sukastını başarıyla yerine getirmiş ve en sonunda Solomo Tapınağında karşılaştığı Robert de Sabléye düello teklifi etmiştir. Düelloyu Altair kazanır ve Robert'in son sözlerini dinlemektedir:

    Altaïr: Herşey bitti. Planların da senin gibi artık bitti.
    Robert: Planlar hakkında hiçbirşey bilmiyorsun. Sen sadece bir kuklasın. O sana ihanet etti, bana yaptığı gibi.
    Altaïr: Doğru konuş!
    Robert: Senin öldürmen için 9 kişi vermedi mi? Hazineyi koruyan 9 kişiyi?
    Altaïr: Ne varmış?
    Robert: O hazineyle ilgilenenler 9 değil, Altair; 9 değil, 10!
    Altaïr: Onuncu mu? Bu gizemi taşıyan kimse hayatta kalamaz. Onun ismini ver!
    Robert: Ah, ama sen onu çok iyi tanıyorsun, fakat onun hayatını benim gibi emin bir şekilde alabileceğinden şüpheliyim.
    Altaïr: Kim?!
    Robert: Seni büyüten kişi, Ustan, Al Mualim.
    Altaïr: Ama o bir tapınakçı değil!
    Robert: Nasıl herşeyi bildiğini sanıyorsun? bizi nerde bulacağını, kaç kişi olduğumuzu?
    Altaïr: O bizim kardeşliğimizin başıdır!
    Robert: Evet, Yalanların başı. Biz bu oyunda sadece iki oyuncağız. Şimdi, benim ölümümle, sadece sen kaldın. Senin yaptıklarını bile bile seni hayatta tutacak mı sanıyordun?
    Altaïr: Benim hazineye bir ilgim yok!
    Robert: Ah, ama onun var. Senin ustan ve benim aramdaki tek fark onun bunu paylaşmak istememesi.
    Altaïr: Hayır.
    Robert: Garip değil mi, benim, en büyük düşmanının, seni kurtarması? Ama şimdi sen benim hayatımı aldın... Kendi sonunu kendin getirdin!

Al Mualim ile dövüş
Masyaf'a döndüğünde insanlar Al Mualim'in parçası etkisi altında kalmıştı fakat Malik ve birkaç kişinin hala şuurları yerindeydi. Altair onlardan yardım alarak Al Mualim'i yener, sonrasında elinden düşen Cennetin Elması Altair'e bir hologram ile diğerlerinin yerini gösterir.

Ölümü:
Altair yıllar sonra Masyaf Kalesi'ne döner ve kütüphaneye girer. Darim'ı dışarı çıkarır ve Cennet'in Elması'nı güvenli bir yere saklar. Sonra sandalyeye oturur ve sonsuz uykusuna onur ve huzur içinde dalar.

Kaynaklar:
http://assassinscreed.wikia.com/wiki/Alta%C3%AFr_Ibn-La'Ahad
http://en.wikipedia.org/wiki/Alta%C3%AFr_ibn-La%27Ahad
http://www.assassinscreed1092.com/assassins-creed-turkce-altyazili-olarak-sizlerle.html (Oğuzhan adlı üyemize teşekkürler.)
« Son Düzenleme: 31 Mayıs 2013, 20:58:12 Gönderen: Alponero »

I have lived my life as best I could, not knowing its purpose, but drawn forward like a moth to a distant moon; and here at last, I discover a strange truth. That I am only a conduit, for a message that eludes my understanding.

*

Çevrimdışı MyCreed

  • *
  • 598
  • "-Hiçbir şey doğru değil, her şey mümkün."
    • Profili Görüntüle
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #1 : 24 Mart 2012, 19:39:53 »
Güzel paylaşım ingilizcesi iyi olmayan arkadaşlar neden Al Muallimi öldürdüğümüzü anlamışlardır teşekkürler.
Spoiler: Göster


*

Çevrimdışı sharpshooter

  • *
  • 1035
  • nothing is true, everything is permitted
    • MSN Messenger - assasin.berk@hotmail.com
    • Profili Görüntüle
    • assasin.berk@hotmail.com
    • E-Posta
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #2 : 24 Mart 2012, 20:21:54 »
çok güzel bir paylaşım emeğine sağlık
Spoiler: Göster


Spoiler: Göster




*

Çevrimdışı Janissary

  • *
  • 778
  • Gücün Temeli Kafanın İçindedir...
    • Profili Görüntüle
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #3 : 26 Mart 2012, 17:06:22 »
Evet,çok güzel bir paylaşım.


Spoiler: Özel Künye • Göster

*

Çevrimdışı Gazi

  • *
  • 7
  • Tarafını seç!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #4 : 11 Nisan 2012, 16:55:22 »
İngilizcem hiç iyi olmadığından oyunun genel hatları hariç fazla bir şey anlamamıştım 1. oyundan.Bu bilgileri öğrenince şaşırdım :)

Gizli Örgütler adlı kitapta Haşhaşileri ve Hasan Sabbah'ı anlatılıyor.Ubisoftun tarihle bağlantı kurması çok güzel bir şey.

*

Çevrimdışı kyazlar

  • *
  • 36
  • Assasins
    • Profili Görüntüle
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #5 : 16 Mayıs 2012, 22:03:11 »
Spoiler: Göster
Paylamışım çok güzel emeğine sağlık
İmzanız forum kurallarına uymadığı için kaldırılmıştır.

*

Çevrimdışı Assassin Mahoni

  • *
  • 488
  • cCc WİNNİNG cCc
    • MSN Messenger - mahmut_toklu@hotmail.com
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #6 : 02 Haziran 2012, 13:22:12 »
Spoiler: Altair Vikipedia • Göster
İlk Zamanlar

Abbas'ın babası ona bir şey söyler ve intihar eder.Bunun üzerine Altaïr bir suikastçi olur.Bir ara suikastilerin üssüne tapınakçılar saldırır ve Altaïr Al Mualim'mi bu baskında kurtarır.Bu sayede saygın biri olur.

Bir süre sonra Altaïr Malik ve bir suikastçi ile bir göreve giderler.Burada Altaïr bir adamı öldürür ve diğer iki kişi ona bunun onların inancına göre doğru olmadığını söylerler.Cennetin Elması'nı almaya giderler fakat yolları tapınakçılarla kesişir.Altaïr onlara saldırır (diğerlerinin ısrarlarını dinlemez).Fakat tapınakçılar fazladır.Kaçamasınlar diye Altaïr ve arkadaşlarının önüne duvarı yıkarlar.Fakat Altaïr diğerlerini bırakıp kaçar.Çıktığı yerden onu Abbas karşılar ve Al Mualim'in onu görmek istediğini söyler.Altaïr bunu üzerine üsse gider.Al Mualim ile yaptığı görevi konuşurken Malik tek kolu kopmuş bir şekilde koşarak oraya gelir.Diğer adamın kurtulmadığını ve Altaïr kurallara karşı gelip onları bıraktığını söyler.Bunun üzerine Al Mualim ceza olarak Altaïr'i tam karnından bıçaklar.

Altaïr gözlerini açtığında yaşadığına şaşırır.Sonra gidip Al Mualim'i görür.Al Mualim ona kendini bağışlatabilmesi için bir şans verir.Bunun üzerine Altaïr Al Mualim'in verdiği görevleri yapmaya başlar.Görevler çok zorlayıcıdır.Altaïr en azından arada bir uyuyabiliyordur.Aynı zamanda görevlerin bilgilerini çoğunlukla Malik'ten alır.Görevler Cennetin Elması'nı bulmak içindir.Yolculukları sırasında Maria Thorpe adlı bir tapınakçı tarafından öldürülecetirki son anda Maria onun hayatını bağışlar.

Altaïr bu görevleri tamamladıktan sonra Al Mualim'in yanına gider.Çağırıldığı yere gider fakat Al Mualim ona tuzak Kurmuştur.Al Mualim Altaïr'i Cenntin elması sayesinde dondurur harekete edemez hale getirir.Bunun üzerine Altair Al Mualim'in iki yüzlü bir suikastçi olduğunu aynı zamanda tapınakçılar için çalıştığını anlar.Al Mualim Elma sayesinde kendini çoğaltır ve Altaïr ile dövüşür.Altaïr kendi yeteneği olan Kartal Görüşü sayesinde Al Mualim'i öldürür.Elmayı alır ve Abbas'la konuşur.Abbas ona kızar çünkü inanca karşı geldiğini düşünür.Altaïr bunun üzerine Al Mualimin cesedini yakınca Abbas daha da sinirlenir ve Elmayı çalar.Sonra Altaïr'i bulundukları yerden aşağı atar ve diğer suikastçileri ona karşı kışkırtır.Altaïr onları hallettikten sonra Abbas bir kuleye çıkmıştır.Altar'in uyarılarını dinlemeyen Abbas Elmayı harekete geçirir ve kontrol edemez.Çevredeki herkes bayılır.Altaïr dışında.Altaïr hemen kuleye çıkıp elmayı durdur ve kendi kontrolü altına alır.

Altaïr sonradan çıktığı bir görevde Maria ile karşılaşır.Altaïr onu alt eder.Fakat öldürmez çünkü Maria ona sukastçilere katılacağını söyler.Bu olaydan sonra Altaïr ve Maria arasındaki aşk büyür.Bir süre sonra evlenirler ve iki çocukları olur isimleri Darim ve Sef'tir.Sef sonradan öldürülür.
62 Yaşında

Altaïr oğlunun Abbas yüzünden öldüğüne çok sinirlidir.Maria ile Abbas'ın yanına giderler.Abbas Altaïr'in bir yalanacı olduğunu söyler ve Elmayı ister.Bunun üzerine Altaïr Abbasın yanındaki adama Elmayı verirmiş gibi yapar ve adama Elmanın gücünü yansıtır.Adam can çekişerek bıçağını çıkartır bu sırada Maria Altaïr'in sinirini kontrol etmesi için önüne atlar ve adam bıçağı Mariya'ya geçirir Altaïr'de adama gizli bıçağını geçirip öldürür.Maria bu sırada Altaïr'in kollarında ölür.Abbas bu sırada Altaïr'i öldürmeleri için diğer suikastçilere emir verir.Altaïr oradan kaçar ve Darim'i bulur.Birlikte Masyaf'tan kaçarlar.
72 Yaşında

Altaïr 10 yılın ardından Masyaf'a bir mülteci kılığında gelir.Artık herkesin Abbas'ın yalan söylediğini anladığını öğrenir.Abbasın yanına yürürken birkaç kişi hariç herkes ona katılır ona saldırmaya çalışanlar öldürülür.Altaïr Abbas'ın yanına gider ve Elma sayesinde gelecek ve geçmişi görebildiğini söyler.Kendine yaptığı kol tüfeği sayesinde Abbası öldürüp Masyaf'ın başına geçer.
82 Yaşında

Altaïr Elma sayesinde kendine hafıza diski denen anahtar objeler yaratır. Bu objeler, yalnızca uygun kişilerin kütüphaneyi açıp sırlarını öğrenmesini sağlar.Bunların beşini Niccolò Polo'ya verir ve saklamasını ister.Altıncıyı kendi alır.
92 Yaşında

Altaïr gizli bir kütüphane yapar fakat burada hiç kitap yoktur.Çünkü bu bir aldatmacadan ibarettir.Altaïr buraya elmayı koyar, kendini oraya kapatır ve orada ölür.

Uzun zaman sonra kendisi gibi üstün yeteneklere sahip torunu Ezio Auditore da Firenze kütüphaneyi bulur.
Travia

    Altaïr'in hikayesi aslında Assassin's Creed:Altaïr's Chornicles'te başlar


Altair'in iki tane oğlu var biri Darim (Subject 16 nın atası) biri Sef (Subject 4 ün diye tahmin ediyorum.) Altair'in 62 yaşında (Karısı MAria'nın öldüğü bölümde) oğlu Sef'in Abbas yüzünden öldüğünü öğrendiği için Abbas'ın yanına gidior.Daha önce paylaşıldıysa özür dilerim ;) .

*

Çevrimdışı ASTENNU

  • *
  • 12
  • Acımasız Suikastçi
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #7 : 08 Temmuz 2012, 14:16:49 »
Spoiler: Göster
:D mükemmel olmuş elinize sağlık
Muahahahahaha

*

Çevrimdışı _Süpürge_

  • *
  • 1214
  • Come with me and take this city!
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #8 : 09 Temmuz 2012, 03:34:05 »
Assassins creed serisinin baş rolü, Reis.

*

Çevrimdışı Hashasim the MERCİLESS

  • *
  • 337
  • Dolar dedim sürtük...
    • Profili Görüntüle
Ynt: Altaïr ibn La-Ahad (1165-1267)
« Yanıtla #9 : 10 Temmuz 2012, 10:12:03 »
Çok iyi bir paylaşım. Bu konuşmaları bilmiyordum öğrenmiş oldum.
İZMİRSPOR!